KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1641 E., 2024/2670 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- Esas No
- 2020/1641
- Karar No
- 2024/2670
- Temyiz eden (davacı)
- … Yem Sanayi A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurumu …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin de aralarında bulunduğu piliç eti üretim sektöründe faaliyet gösteren teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi kapsamında yürütülen … sayılı soruşturma dosyasına giriş ve bazı belgelere erişiminin sağlanması talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin de aralarında bulunduğu piliç eti üretim sektöründe faaliyet gösteren teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında yürütülen … sayılı soruşturma dosyasına Dosya Giriş Hakkının Düzenlenmesine ve Ticari Sırların Korunmasına ilişkin 2010/3 sayılı Tebliğ uyarınca giriş ile bazı belgelere erişiminin sağlanması yönündeki isteminin reddine ilişkin dava konusu Kurul kararının tesis edildiği;
kişi ve kuruluşların kendileri hakkında açılan soruşturmalar ile ilgili bilgi ve belgeleri isteme haklarının bulunduğu tartışmasız olmakla birlikte, bu bilgi ve belgelerin ancak mevzuat hükümlerinin izin verdiği ölçüde bu kişilere verilebileceği ancak davacı şirketin dosyaya erişim kapsamında talep ettiği ancak idarece verilmeyen bilgi ve belgelerin bir kısmının, diğer teşebbüslere ait ticari sır olarak nitelenebilecek nitelikte olduğu,
kaldı ki soruşturma raporunun ticari sır içeren bu bilgi ve belgelerden arındırılmış haliyle, diğer istenilen ticari sır niteliği taşımayan bilgi ve belgelerin ise davacıya gönderildiği anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ticari önemini kaybetmiş bilgilerin ticari sır olarak kabul edilemeyeceği, piliç etinin çok kısa olan raf ömrü ve sektörde üretim planlarının 6 ay önceden yapıldığı gözetildiğinde 1 sene öncesine ilişkin gerçekleşen üretim verilerinin bir teşebbüsün gelecekteki iktisadi kararları bakımından herhangi bir etkisinin olmasının muhtemel olmadığı, bu bilgilerin ticari önemini kaybettiği, istenilen bilgilerin soruşturma aşamasında savunma hakkının kullanılabilmesi için elzem olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, istenilen bilgilerin ticari önemini kaybetmiş bilgi olarak kabul edilemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/1641, K. 2024/2670, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama