KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1855 E., 2024/5860 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Esas No
- 2020/1855
- Karar No
- 2024/5860
- Temyiz eden (davalı)
- ...Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Petrol Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... tarih ve ... sayılı dağıtıcı lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirketin, dağıtıcı lisansının "Özel Hükümler" bölümünün 9. maddesinde belirtilen marka tescil belgesini 1 (bir) yıl içerisinde Kuruma sunma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca dağıtıcı lisansının sona erdirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirkete 21/12/2017 tarihinden itibaren 15 yıl süreyle dağıtım faaliyeti yapmak üzere dağıtıcı lisansı verildiği, lisansın özel hükümler bölümünün 9. maddesinde, "Lisans sahibi, marka tescil belgesini lisans alma tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde Kuruma ibraz eder." düzenlemesinin yer aldığı, davacı şirket tarafından Türk Patent Enstitüsü nezdinde başlatılan marka tescil işlemlerinin 02/01/2018 tarihi itibarıyla tamamlanarak markanın 03/08/2017 tarihinden itibaren on yıl süreyle tescil edildiği,
davacının lisansının özel hükümlerinde yer alan marka tescil belgesinin bir yıl içerisinde ibraz edilmesi şartı ile markasız faaliyetin engellenmesinin amaç edinildiği, davacının da bu süre sona ermeden marka tescilini sağladığı, faaliyetin markasız yürütülmediği, fakat marka tescil belgesinin Kuruma ibraz edilmememesi üzerine dava konusu Kurul kararının tesis edildiği, idari yaptırımlarda yaptırıma sebep olan eylem ile yaptırımın ölçülü olması gerektiği, olayda marka tescilinin sağlanmasına karşın sadece marka tescil belgesinin Kuruma ibraz edilmemesi nedeniyle dava konusu Kurul kararının alındığı,
bu durumda amaçsal değil lafzi yorum yapılmak suretiyle uygulanan lisansın sona erdirilmesi yaptırımının ölçülülük ilkesine uygun olmadığı anlaşıldığından davacı şirketin dağıtıcı lisansının sona erdirilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak, Kurumları aleyhine harca hükmedilemeyeceği, esasa ilişkin olarak ise; davacının lisansının özel hükümler bölümünde marka tescil belgesi sunma yükümlülüğünün açıkça belirtildiği, davacı tarafından bu yükümlülüğün süresinde yerine getirilmediği, lisans alma koşullarını yerine getirmeyen davacı şirketin lisansının sona erdirilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/1855, K. 2024/5860, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama