KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2280 E., 2024/4609 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2024
- Esas No
- 2020/2280
- Karar No
- 2024/4609
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Enerji ve Yapı Holding A.Ş.'nin (... Enerji) yönetim kurulu başkanı sıfatıyla Şirket sermayesindeki 1.186.840,02-TL nominal değerli A grubu payların ... A.Ş.'ye devredilmesine ilişkin olarak kamuya açıklama yapılmamasının Özel Durumlar Tebliği'nin 11. maddesine (Mahkeme kararında sehven 12. madde yazılmış) aykırılık oluşturduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca davacıya 27.047,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E..., K:...sayılı kararda; davacı tarafından, ... Enerji'nin yönetim kurulu başkanı sıfatıyla Şirket sermayesindeki 1.186.840,02 TL nominal değerli A grubu payların ...
A.Ş.'ye devredildiği ve bu devir işlemine ilişkin olarak Özel Durumlar Tebliği uyarınca kamuya herhangi bir açıklamada bulunmadığının açık olduğu, bu hususta taraflar arasında bir çekişmenin bulunmadığı, davacının anılan Tebliğ düzenlemeleri uyarınca kamuya açıklama yapmasının zorunlu olduğu, bu yükümlülüğün diğer platformlarda ve farklı zamanlarda yapılması gereken açıklamalardan farklı olduğu, Merkezi Kayıt Kuruluşunun (MKK) şirkete ait bilgileri güncellemek suretiyle yapmış olduğu dolaylı duyurunun davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, Tebliğ hükmünde söz konusu payların ihraç edilmemiş paylar olmaması, borsada işlem görmemesi,
payların nihai sahipliğinde ve oy haklarında bir değişiklik olmaması gibi durumlara ilişkin olarak açıklama yapılmamasına imkan tanıyan bir istisna getirilmediği, ekonomik sistem ve işleyiş içinde oldukça önemli bir yer tutan sermaye piyasalarında yapılan işlemlerin çoğunlukla anlık değerlendirmelere dayandığı, bu yüzden ilgili mevzuatın getirdiği tüm yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesinin haksız rekabetin ve spekülatif faaliyetlerin önlenmesi için önemli olduğu,
davalı idarece usulüne uygun bir inceleme araştırma sürecini takiben davacının savunması alınmak suretiyle işlem tesis edildiği anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Özel Durumlar Tebliği'nin 16. maddesi uyarınca A grubu payların devri sonrasında ortaklık yapısındaki değişiklik MKK tarafından güncellenip Kamuyu Aydınlatma Platformunda açıklandığından, söz konusu devir sonrasında A grubu payların nihai gerçek kişi sahipliğinde ve oy haklarında değişiklik olmadığından ve anılan Tebliğin "idari sorumluluğu bulunan kişilerin işlemlerinin açıklanması" başlığını taşıyan 11. maddesinde getirilen açıklama yükümlülüğünün ihraç edilmiş Borsada işlem gören paylar üzerinden yapılan münhasıran Borsadaki işlemlere ilişkin olduğu açık olduğundan açıklama yapılmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/2280, K. 2024/4609, 8 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama