KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2998 E., 2022/5382 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2022
- Esas No
- 2020/2998
- Karar No
- 2022/5382
- Temyiz eden (davacı)
- … Petrol Kollektif Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete, lisansı ile tanınan haklar dışında faaliyet göstererek otomasyon sistemi sağlıklı çalışmamasına rağmen bayilik faaliyeti yaptığının tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 87.814,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya ait akaryakıt istasyonunda 22/03/2017 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, istasyonda 3 adet motorin tankının bulunduğu, mevcut motorin stokunun 15.528 litre olduğu ve 01/01/2017-22/03/2017 tarihleri arasında Kurum'a beyan edilen istasyon otomasyon sistemine ilişkin veride, dönem başı motorin stok miktarının 23.800 litre olduğu, bu miktarın davacı şirkete ait 31/12/2016 tarihli envanter defterindeki toplam motorin miktarı olan 18.107 litreden farklı olduğunun tespit edilmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği;
Davacı tarafından, otomasyon sistemi sağlıklı çalışmamasına rağmen bayilik faaliyeti yaptığının tespit edilmesi üzerine 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerde dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, akaryakıt istasyonunda yapılan denetim sonrasında, istasyon otomasyon sisteminde yer alan verilerden bir kısmının işletme dışında ve sistem üzerinden bilgisi dışında günübirlik işletme verilerinden ayrıştırıldığını, kendi bilgileri dışında, muhtemelen üçüncü kişilerce, işletmenin gerçek ve fiilî verilerini karşılamayacak sistem verilerinin üretildiğinin öğrenildiği, söz konusu durumun ancak günlük satışları gösteren "Z raporu" ile otomasyon verilerinin eşleştirilmesi üzerine fark edildiği, gün içi fiilî satışların, sisteme gerçeğin altında işlendiği veya hiç işlenmediği,
herhangi bir menfaat temin edilmesinin söz konusu olmadığı, istasyonda yapılan denetimde bunun dışında herhangi bir hukuka aykırılığın tespit edilemediği, bilgileri dışında istasyon otomasyon sistemine müdahale edildiği, konuyla ilgili adlî sürecin devam ettiği, eksik inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle karar verildiği, idarî para cezasının üst sınırdan verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/2998, K. 2022/5382, 29 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama