KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3051 E., 2022/3476 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2022
- Esas No
- 2020/3051
- Karar No
- 2022/3476
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri Yrd. V....
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nca 05/03/2018 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "... ili, ... ilçesi 8 Derslikli ... İlköğretim Okulu Yapım İşi" ihalesine katılan davacının (1) bir yıl süre ile tüm kamu kurum ve kuruluşların ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 15/05/2018 tarih ve 30422 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ...
Valiliği İl OHAL Bürosu tarafından Malatya Valiliği İl OHAL Bürosuna gönderilen Muş İl Emniyet Müdürlüğü'nün ...tarih ve ... sayılı yazısı ekinde, davacının "FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı olduğunun değerlendirildiği"ne ilişkin tespite yer verildiği, ancak 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 11/(g) maddesi uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü'nce davacı hakkında arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması yapılmadığı gibi 09/08/2018 ve 17/01/2019 tarihli ara kararlar ile terör örgütleri ile irtibat ve iltisak durumunun olup olmadığının sorulmasına rağmen, bu duruma ilişkin somut bir bilgi ve belge de sunulamadığı,
bu durumda ilgili hakkında terörle mücadele kapsamında bilgi/belge bulunmadığı anlaşıldığından, terör örgütleri ile bağlantılı/iltisaklı olduğundan bahisle ihaleye katılamayacağı gerekçesiyle 1 (bir) yıl süre ile tüm ihalelere katılmaktan yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesi'nce; bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de hak ve menfaatlerini ihlâl eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması hâlinde iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği,
Anayasa Mahkemesi kararı ile Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilen 4734 sayılı Kanun’un 11(g) maddesine dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı hakkında somut, objektif ve hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgeler ışığında işlem tesis edildiği, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının yürürlüğe girdiği tarihten sonra hüküm doğurduğu ve geçmişe yürümediğinden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/3051, K. 2022/3476, 4 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama