KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/339 E., 2024/2208 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Esas No
- 2020/339
- Karar No
- 2024/2208
- Temyiz eden (davacı)
- ... Petrolcülük A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren ... Petrol Nakliyat Gıda Kuyumculuk Anonim Şirketi'ne ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt hareketlerinin varlığı ve dağıtıcı lisans sahibi tarafından otomasyon sisteminin takip ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.066.327,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 21/03/2017 tarihinde yapılan denetimde tutulan tutanakla istasyonda bulunan 4 adet akaryakıt satış pompasının CPU'larının 25/02/2017 tarihinden 21/03/2017 tarihine kadar sayaçların toplam 793.999,60 litre akaryakıt satışı kaydettiği, istasyonda bulunan ödeme kaydedici cihazların aynı dönem içerisinde toplam 134.671,76 litre akaryakıt satışı kaydı yaptığı, dolayısıyla 659.327,84 litre akaryakıt vergi kaybına neden olunacak şekilde satış yapıldığı,
Kurum kayıtlarında aynı döneme ilişkin yapılan incelemede ise dönem içerisinde 120.379,76 litre dolum ve 137.716,91 litre satış yapıldığı, herhangi bir dış satış bilgisinin, dolum satış eşleştirme tablosunun ve aylık mutabakat bilgileri tablosunun bulunmadığı, ayrıca herhangi bir aykırılık bildiriminin olmadığının tespit edildiği, otomasyon sistemiyle ilgili yükümlüklerini yerine getirmediği sabit olan davacı şirket tarafından, denetimde tespit edilen hususların aksini kanıtlar belge sunulamadığı anlaşıldığından, davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, bayisine ait akaryakıt istasyonunda bulunan otomasyon sistemine ilişkin olarak tüm yükümlülüklerin yerine getirildiği, olumsuz bir duruma rastlanılmadığı için bildirimde bulunulmadığı, uzaktan erişim sistemine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesi fiilinin niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiillerden olup, ihtar müessesesinin uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/339, K. 2024/2208, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama