KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3454 E., 2020/3884 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire 2- ... A.Ş.
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2020
- Esas No
- 2020/3454
- Karar No
- 2020/3884
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, oluşturdukları iş ortaklığının katıldığı "Başkale Belediyesi Hizmet Binası Yapım İşi- 5371 m2 Betonarme ve Çelik Karkaslı Yapım işi" ihalesinin "teklifin yaklaşık maliyetin altında olmasına rağmen, KDV ve fiyat farklarıyla birlikte mevcut ödeneği geçecek olması" nedeniyle iptaline karar verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Başkale Belediye Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti...
İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; ihaleye verilen on dört adet tekliften beşinin geçerli sayıldığı, davacıların oluşturduğu iş ortaklığının 8.899.000,00-TL'lik teklifinin ekonomik açıdan en avantajlı fiyat teklifi olarak belirlendiği, söz konusu ihale için 2020 mali yılı gider bütçesi ile 6.000.000,00-TL ödenek tahsis edildiği, davalı idarenin bu ihale kapsamındaki yapım işi için 11/06/2020 tarihli Çevre ve Şehircilik Bakanlığı onayı ile 10.000.000,00 TL borçlanmasına izin verildiği ve ...
Bankası'nın teminat mektubu üzerine ...
Bankası'ndan 48 ay vadeli 10.000.000,00-TL kredi alındığı, ihale komisyonunca 10/08/2020 tarihinde yapılan değerlendirmede; ihalenin, ihaleye ekonomik açıdan en avantajlı teklifi veren davacı iş ortaklığının üzerine bırakılmasına ve bu kararın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca ihale yetkilisi onayına sunulmasına karar verildiği, ihale yetkilisince "teklifin yaklaşık maliyetin altında olmasına rağmen, KDV ve fiyat farkları ile birlikte mevcut ödeneği geçecek olması" nedeniyle ihalenin iptaline karar verildiği,
bu durumda, 4734 sayılı Kanun uyarınca ihaleyi yapan idarenin, anılan Kanun'un 5. maddesinde belirtilen rekabet, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerini gözetmek zorunda olduğu dikkate alındığında davalı idarenin ihaleyi iptal edebilmesi için "takdir yetkisi" çerçevesinde makul sebeplerinin oluştuğu, ihaleye katılımın sınırlı olduğu ve ihale için ayrılan ödenek ile verilen teklifler kıyaslandığında davalı idare tarafından sunulan gerekçelerin geçerli olduğu,
idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif ve keyfi amaçlar doğrultusunda kullandığına ilişkin olarak dosya içeriğinde herhangi bir somut bilgi ve belge de bulunmadığı, dolayısıyla ihalenin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacılar tarafından, ihale iptal edilirken idarenin takdir hakkını geniş kullanmaması ve iptal kararının gerekçeli olması gerektiği, ihale komisyonu kararı olmaksızın Belediye Başkan Vekili tarafından ihalenin iptal edilmesinin yetki gaspı oluşturduğu, mevcut ihalede rekabetin fazlasıyla oluştuğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/3454, K. 2020/3884, 24 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama