KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3510 E., 2021/96 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2021
- Esas No
- 2020/3510
- Karar No
- 2021/96
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Yemek Hizmetleri Otomasyon İletişim Otomotiv Gıda Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Kastamonu İl Müdürlüğü'nce 13/04/2020 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Malzeme Dâhil Yemek Hazırlama ve Dağıtım” hizmeti ihalesine ilişkin olarak yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin Kamu İhale Kurulu'nun (Kurul) 22/05/2020 tarih ve 2020/UH.II-911 sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; ihale dokümanına yönelik olarak davacı tarafından itirazen şikâyete konu edilen iddialar incelenmiş, bu iddialardan "Gıda Malzemeleri Teknik Şartnamesi’nde çay ürününün Çaykur malı olmasının istendiği, belli bir markaya işaret edildiği, bu şekilde teklif verilmesinin istenilmesinin Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 16. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olduğu" yönündeki iddianın incelemesinden.
Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün (ÇAY-KUR), 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında verimlilik ve kârlılık ilkeleri doğrultusunda faaliyet gösteren, çay üzerinde tekele sahip olmayan, ticaretle iştigal edip diğer firmalarla rekabet hâlinde olan ve piyasada "Çaykur" markasını kullanan bir iktisadi devlet teşekkülü olduğu,
dolayısıyla, dava konusu ihaleye ilişkin Gıda Malzemeleri Teknik Şartnamesinde yer alan "Çaykur malı çay olacaktır" şeklindeki düzenlemenin belli bir markaya işaret ettiği ve bu durumun 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 12. maddesi ile Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 16. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne açık aykırılık teşkil ettiği, davacının itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin Kamu İhale Kurulu kararında bu yönden hukuka uygunluk bulunmadığı, davacının diğer iddiaları yönünden ise dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem, "Gıda Malzemeleri Teknik Şartnamesi’nde çay ürününün Çaykur malı olmasının istendiği, belli bir markaya işaret edildiği, bu şekilde teklif verilmesinin istenilmesinin Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 16. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olduğu" yönündeki iddia bakımından hukuka aykırı bulunarak işlemin kısmen iptaline, dokümana ilişkin diğer iddialar yönünden hukuka uygun bulunarak davanın kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, hâlihazırda ülkemizde yaş/kuru çay üzerinde tekele sahip bir kurum/kuruluş bulunmadığı, Çaykur’un 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında ekonomik gereklere uygun olarak verimlilik ve kârlılık ilkeleri doğrultusunda faaliyet gösteren bir kuruluş olduğu, dolayısıyla aktarılan doküman düzenlemesinin belli bir markaya yönelik olduğuna ilişkin iddianın yerinde olmadığı, sektörde faaliyet gösteren basiretli bir isteklinin teklifini oluşturmasına engel bir durum bulunmadığı, dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/3510, K. 2021/96, 14 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama