KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3868 E., 2024/5173 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- Esas No
- 2020/3868
- Karar No
- 2024/5173
- Temyiz eden (davalı)
- ...Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Petrol Dağıtım A.Ş. (... Petrol Ürünleri A.Ş.)
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
951 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirket tarafından, bayisine ait akaryakıt istasyonunda bulunan tanklardan 1 adedinin otomasyon sistemine dahil edilmediğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 972.717,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... tarih ve... sayılı dağıtıcı lisansı ile faaliyette bulunan davacı şirketin, ... tarih ve...sayılı bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren bayisine ait akaryakıt istasyonunda 03/08/2015 tarihinde yapılan denetimde, istasyonda 4 adet tank bulunduğu, tanklardan birinin otomasyon sistemine bağlı olmadığı, bir yakıt tankının kullanılmadığı, istasyonda 2 adet akaryakıt sayacı bulunduğu, bir adet sayacın da sökülmüş olduğu, istasyon vaziyet planında ise 2 adet yakıt tankı bulunduğu,
akaryakıt sayaçlarının da vaziyet planına göre farklı yerlerde konumlandırılmış olduğunun tespit edildiği, davacı şirket tarafından her ne kadar istasyondaki bir adet yakıt tankının su tankı olduğu iddia edilmekte ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden istasyonda vaziyet planına göre 2 adet yakıt tankı olması gerekirken 4 adet tankın bulunduğu, bu tanklardan bir adedinin kullanılmadığı, 3 adet tankın kullanıldığı, istasyonda bulunan yer altı tanklarından bir tanesinin otomasyon sistemine bağlı olmadığının dava dosyasında mevcut tutanak ve soruşturma raporuyla sabit olduğu anlaşıldığından,
dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 15/01/2020 tarih ve E:2019/2617, K:2020/165 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dağıtıcı lisans sahibi davacı şirketin akaryakıt bayisi olarak faaliyet gösteren istasyonda, 03/08/2015 tarihinde denetim gerçekleştirilmiş ve bu denetim neticesinde düzenlenen tutanakta vaziyet planında 2 adet yakıt tankı olduğu, ancak mevcutta 4 adet yakıt tankının tespit edildiği, 1 adet tankın kullanılmadığı, 2 akaryakıt sayacı olduğu, birinin sökülmüş olduğu, vaziyet planına göre sayaçların yerlerinin farklı olduğu, hava, su, yıkama bölümünün vaziyet planında belirtilmediği, vaziyet planında tadilat gerektiği tespitlerine yer verildiği;
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Denetim Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı değerlendirme raporunda, 03/08/2015 tarihinde Edirne ili genelinde yapılan denetimlerdeki tespitlerde açıklığa kavuşturulması gereken hususlar olduğundan 09/02/2017 tarihinde ikinci denetim gerçekleştirildiği, 4 adet tankın 3 adedinin otomasyona bağlı olduğu, otomasyona dahil olmayan tankın içinde yakıt olmadığı, atıl vaziyette olduğu, pompalar ile bağlantısının olmadığının belirtildiği;
Davacı şirket tarafından istasyonda 4 adet tank bulunduğu, 3 adetinin yakıt, 1 adetinin su tankı olduğu, otomasyona bağlı olmayan bir adet tankın yakıt tankı olmadığı, su tankı olduğu, içerisinde yakıt olmadığı, vaziyet planına işlendiği, zaten istasyonda görünür bir yerde olduğu iddialarının ileri sürüldüğü;
Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması açısından 19/09/2019 tarihli ara kararı ile otomasyon sistemine bağlı olmayan tankın su tankı mı yakıt tankı mı olduğu, vaziyet planında yer alan tanklardan olup olmadığı, kullanıma elverişli olup olmadığı, herhangi bir yere bağlantısının olup olmadığı hususlarının davalı idareye sorulduğu, idare tarafından herhangi bir cevap verilmediği;
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre, somut olayda, akaryakıt istasyonuna ait vaziyet planı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun dağıtıcı lisans sahibi davacı şirketin bayilerinde bulunan tank sayısını gösterir dökümü incelendiğinde, söz konusu akaryakıt istasyonunda 4 adet yer altı tankının bulunduğu, 3 adet tanka davacı şirket tarafından otomasyon sisteminin kurulduğu, uyuşmazlığa konu 1 adet tankın otomasyona bağlanmadığı;
Bu durumda, vaziyet planında yer almayan, idare tarafından değerlendirme raporunda belirtildiği üzere içinde yakıt bulunmayan, pompalara bağlantısı olmayan atıl vaziyette olan ve dağıtıcı lisans sahibi tarafından varlığının bilindiği veya bilinmesinin gerektiği davalı idare tarafından ortaya konulamayan bir tankın otomasyon sistemine bağlanmadığından bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde otomasyona bağlı olmayan tank tespit edildiği, dağıtıcıların bayilerinde kaçak akaryakıt satışını engelleyecek sistemleri kurma ve bunları denetlemekle yükümlü olduğu, tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/3868, K. 2024/5173, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama