KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3938 E., 2021/805 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 3 Mart 2021
- Esas No
- 2020/3938
- Karar No
- 2021/805
- Temyiz eden (davacı)
- … Bankası A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … İletim A.Ş. (…) Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı banka ile ... Enerji Üretim A.Ş. arasında, ... Enerji Üretim A.Ş.'nin elektrik piyasası dengeleme ve uzlaştırma faaliyetleri ile ilgili mevzuat çerçevesinde ... nezdindeki alacaklarının, davacı bankaya devri yönündeki 13/10/2010 tarihli alacağın temliki sözleşmesinin, davalı idarenin kayıtlarına işlenmesi talebinin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda. Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 138. maddesi ile bu Yönetmelik kapsamındaki alacak ve hakların ancak piyasa işletmecisi tarafından belirlenen hususlara uygun olarak ve piyasa işletmecisinden onay almak kaydıyla temlik edilebileceği, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca 01/09/2015 tarihinde ...
İşletme A.Ş. (...) kuruluncaya kadar piyasa işletmecisinin davalı idare olduğu, söz konusu temliknamenin piyasa işletmecisi olan davalı idarenin onayı alınmadan akdedildiği, onay işlemleri devam etmekteyken yeni piyasa işletmecisi olarak ...'ın kurulumunun tamamlandığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, temlik sözleşmesinin uygun bulunarak ...'ın kayıtlarına işlendiği, ...'ın onay verdiği temlik sözleşmesinin külli halefiyet ilkesi gereğince ... için bağlayıcı olduğu, kamu hizmetlerinin sürekliliği ve düzenliliği ilkesi uyarınca temlik sözleşmesinin ... nezdinde de geçerli olması gerektiği, ...'ın onayıyla birlikte temlik sözleşmesine konu alacağın mülkiyetinin kendilerine geçtiği,
...'ın onayladığı temlik sözleşmesinin geçerliliğinin ... ile yeni bir temlik sözleşmesi yapılması koşuluna bağlanmasının ve borçlunun ... nezdinde temlikin devam ettiğine ilişkin muvafakatinin aranmasının mülkiyet hakkının ihlâli niteliğinde olduğu, ... Enerji Üretim A.Ş.'nin enerji satışı nedeniyle ... nezdinde doğmuş alacaklarının kendilerine ait olduğuna yönelik yargı kararı bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, 01/09/2015 tarihinden önce piyasa işletmecisi tarafından onaylanan piyasa katılımcılarının yaptıkları temlik sözleşmelerinin, taraflarınca imzalanan taahhütname ve zeyilnamelerin ...’a gönderilmesi hakkında duyuru yapıldığı, söz konusu duyuruya istinaden davacının da ...’ın piyasa işletmecisi olduğu dönemde piyasa katılımcıları ile yaptığı temlik sözleşmeleri için hem temlik alan olarak kendisinin, hem de temlik eden olarak katılımcıların imzalı beyanlarını içeren yeni tarihli taahhütnameler düzenleyerek ...’ın onayına sunduğu,
fakat dava konusu temlik sözleşmesine yönelik temlik eden ile temlik alanın ortak iradesini içeren taahhütnamenin ibraz edilmediği, ... ile yapılan devir protokolünde bu sözleşmelerin ... nezdinde de geçerli olduğuna ilişkin herhangi bir kuralın bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihaî kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/3938, K. 2021/805, 3 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama