KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/488 E., 2024/5332 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Esas No
- 2020/488
- Karar No
- 2024/5332
- Temyiz eden (davacı)
- ... Telekomünikasyon A.Ş.
- Vekilleri
- Av. ..., Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekilleri
- Av. ..., Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, bir abonenin kendileri nezdinde bulunan iade alacaklarının davalı idare düzenlemeleri kapsamında internet üzerinden sorgulama yapılamadığı hakkındaki şikâyet başvurusu kapsamında talep edilen bilgi ve belgelerin eksiksiz olarak süresi içerisinde verilmediğinden bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 23/1, 25/1, 41/1, 44 ve 45. maddeleri uyarınca 2016 yılı net satış tutarının yüzbinde üçü oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlık Makamı Oluru işlemi ile bu işleme dayanılarak tesis edilen 214.764,77-TL tutarlı idari para cezası karar tutanağının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin dava dışı bir müşterisinin 12,60-TL alacağının iade edilmediği gerekçesiyle davalı idareye şikayette bulunduğu, bu şikayet başvurusu üzerine gerekli inceleme ve araştırmanın yapılabilmesi için davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısıyla bilgi/belge talebinde bulunulduğu ve bunun için davacı şirkete 24/11/2017 tarihine kadar süre verildiği, davacı şirketin 01/12/2017 tarihli yazısıyla 10 günlük ek süre talebinde bulunduğu, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısıyla davacı şirketin ek süre talebinin kabul edildiği,
davacı şirketin 11/12/2017 tarihli yazısıyla 10 günlük ek süre daha talep ettiği, bu talebin cevabını beklemeden 18/12/2017 tarihli yazıyla gerekli evrakı idareye gönderdiği, ilk ek süre talebinin verilen süreden sonra olmasına karşın davacı şirketin bu talebinin idarece kabul edildiği, ancak verilen bu ek süre içerisinde de istenilen belgelerin gönderilmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacı şirket tarafından Kurum Başkanının tek başına idari para cezası veremeyeceği iddiasında bulunmuş ise de, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliğinin 45. maddesinin Kurum Başkanına bu yönde bir yetki verdiği ve anılan Yönetmeliğin bu maddesinin iptali istemiyle açılan davaların reddedildiği görüldüğünden, davacı şirketin bu iddiasına itibar edilemeyeceği; Davacı şirketin idari para cezası verilmeden önce uyarı yaptırımı uygulanması gerektiği iddiasına da itibar edilmeyeceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Kurum Başkanının tek başına idari para cezası veremeyeceği, buna ilişkin mevzuat hükmünün Danıştayda dava konusu olduğu, idari para cezasından önce uyarı yaptırımı uygulanması gerektiği ve para cezasının fahiş miktarda olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlâller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması hâlinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralı yer almaktadır.
Hukuk Devleti, insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir, şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık yapılan idari işlemlerin Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.
Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmayacağını takdir ettiği durumlarda, bu yaptırımın verilmemesinin gerekçesini Kurul kararında açıklaması gerekmektedir.
Dava konusu... tarih ve E... sayılı işlemin tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, temyiz isteminin kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/488, K. 2024/5332, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama