İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2020/597 K.2021/1848

Türk Eczacıları Birliği (TEB) tarafından 27/02/1998 tarihinde yapılan 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma Kurulu toplantısında alınan, ilaç stoklarının azaltılması, firma kampanyalarına katılınmaması, yeni ilaçların talep olunca alınması, vadeli alımlara…

Esas2020/597Karar2021/1848Tarih24 Mayıs 2021Okuma13 dk · 2.699 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/597 E., 2021/1848 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
24 Mayıs 2021
Esas No
2020/597
Karar No
2021/1848
Davacı
… Birliği
Vekili
Av. …
Davalı
… Kurumu
Vekili
Av. …
Davanın konusu
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.699 kelime·13 dk okuma·7 bölüm

Türk Eczacıları Birliği (TEB) tarafından 27/02/1998 tarihinde yapılan 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma Kurulu toplantısında alınan, ilaç stoklarının azaltılması, firma kampanyalarına katılınmaması, yeni ilaçların talep olunca alınması, vadeli alımlara yönelinmesi,

alımlarda mümkün olduğu kadar eczacı kooperatiflerinin tercih edilmesi ve ithal ilacın durumunun tartışmaya açılmasıyla ilgili olarak verilen karar ve bu karar doğrultusundaki eylemler ile 04-07/12/1997 tarihinde yapılan TEB 31. Olağan Büyük Kongresi'nde sürşarjla ilgili alınan karar ve bu kararla ilgili olarak Ecz. …'e İzmir Eczacı Odası Haysiyet Divanı tarafından verilen cezanın, TEB Yüksek Haysiyet Divanı tarafından onaylanması uygulamasının, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiğinden bahisle,

aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI

TEB'in verdiği kararların 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak hukukilik denetimi kapsamında yargı mercilerince denetlenebileceği, cezanın zamanaşımına uğradığı, İlaç ve Kimya Endüstrisi İşverenler Sendikası'nın eczacıların aleyhine aldığı karara karşın alınan kararların ilaç sektörüne hiçbir etkisinin olmadığı, dava konusu Kurul kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI

Dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ

Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ

Dava. Türkiye Eczacılar Birliği (TEB) tarafından 27/02/1998 tarihinde yapılan 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma Kurulu toplantısında alınan, ilaç stoklarının azaltılması, firma kampanyalarına katılınmaması, yeni ilaçların talep olunca alınması, vadeli alımlara yönelinmesi,

alımlarda mümkün olduğu kadar eczacı kooperatiflerinin tercih edilmesi ve ithal ilacın durumunun tartışmaya açılmasıyla ilgili olarak verilen karar ve bu karar doğrultusundaki eylemler ile 04-07/12/1997 tarihinde yapılan TEB 31. Olağan Büyük Kongresi'nde sürşarjla ilgili alınan karar ve bu kararla ilgili olarak Ecz. …'e İzmir Eczacı Odası Haysiyet Divanı tarafından verilen cezanın, TEB Yüksek Haysiyet Divanı tarafından onaylanması uygulamasının, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiğinden bahisle, aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin … günlü,

… sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 14/04/2015 günlü, E:2011/297, K:2015/1458 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Kurulu'nda alınan kararlar ile 04-07/12/1997 tarihinde yapılan TEB 31. Olağan Büyük Kongresinde sürşarjla ilgili alınan kararın 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin kısmına karşı açılan davanın reddi.

Ecz…'e İzmir Eczacı Odası Haysiyet Divanı'nca verilen ihtar cezasının onanmasına ilişkin TEB Yüksek Haysiyet Divanı kararının 4054 sayılı Kanun'un 4. Maddesi kapsamında bir ihlal olduğuna ilişkin kısmı yönünden ise iptali yolunda verilen kararın taraflarca temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07/03/2018 tarih ve E:2015/4236, K:2018/763 sayılı kararıyla.

TEB'in 6643 sayılı Kanun ile kurulduğu, görev ve yetkilerinin aynı Kanun ile belirlendiği, dava konusu Kurul kararıyla.

TEB'in eczanelerin alım koşullarını piyasa dışında belirlemeye yönelik karar ve uygulamalarının 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında olduğundan bahisle, aynı Kanun'un 16. maddesinin 3. fıkrası uyarınca TEB'e idarî para cezası verildiği, davacı TEB'in ise dava konusu işlemin tesis edilmesine neden olan karar ve uygulamalarının 6643 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatın verdiği görevler gereğince ve idari usulüne göre alınmış kararlar ve usulüne uygun olarak yerine getirilmiş uygulamalar olduğunu belirttiğinin görüldüğü,

bu çerçevede, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında olduğu belirtilen TEB karar ve uygulamalarının, Birliğin kendi görev alanına giren bir konudaki yasa maddesinin uygulanmasından kaynaklandığının öne sürülmesi nedeniyle; söz konusu karar ve uygulamaların Birliğin görev alanını belirleyen 6643 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek mevzuata ve hukuka uygunluğunun saptanması, dolayısıyla konunun açılacak bir iptal davasında incelenmesi gerektiğinden, Kurul'un bu konuda inceleme yapma ve karar verme yetkisinin bulunmadığı,

bu itibarla TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Kurulu'nda alınan kararlar ile 04-07/12/1997 tarihinde yapılan TEB 31. Olağan Büyük Kongresi'nde sürşarjla ilgili alınan kararın 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararında hukuka uygunluk, bu kısma ilişkin davanın reddine ilişkin Daire kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçeleriyle davacının temyiz isteminin kabulü ile Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 14/04/2015 günlü, E:2011/297, K:2015/1458 sayılı kararının, davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına;

davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile anılan kararın iptale ilişkin kısmının onanmasına karar verildiği davalı idarenin karar düzeltme isteminin ise aynı Kurul'un 20/11/2019 tarih ve E:2018/3511, K:2019/5755 sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

2577 sayılı İdari yargılama Usulü Kanunu'nun 49/6 maddesi hükmü uyarınca Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi neticesinde Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca verilen kararlara karşı Danıştay Dava Dairelerine ısrar olanağı tanınmamıştır.

Bu itibarla Danıştay Onüçüncü Dairesince Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen karara uyulması zorunlu olduğundan, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararına uyularak anılan kararda yer verilen gerekçeler doğrultusunda dava konusu işlemin TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Kurulu'nda alınan kararlar ile 4-07/12/1997 tarihinde yapılan TEB 31. Olağan Büyük Kongresinde sürşarjla ilgili alınan kararın 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının da iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Dairemizin 14/04/2015 tarih ve E:2011/297, K:2015/1458 sayılı kısmen iptal, kısmen davanın reddi yolundaki kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07/03/2018 tarih ve E:2015/4236, K:2018/763 sayılı kararıyla kısmen onanması, kısmen bozulması ve davalı idarenin karar düzeltme isteminin de İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 20/11/2019 tarih ve E:2018/3511, K:2019/5755 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine, bozulan kısımla ilgili olarak işin gereği yeniden görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ

Türk Eczacıları Birliği (TEB) tarafından 27/02/1998 tarihinde yapılan 31. Dönem 1. Başkanlar Danışma Kurulu toplantısında alınan, ilaç stoklarının azaltılması, firma kampanyalarına katılınmaması, yeni ilaçların talep olunca alınması, vadeli alımlara yönelinmesi,

alımlarda mümkün olduğu kadar eczacı kooperatiflerinin tercih edilmesi ve ithal ilacın durumunun tartışmaya açılmasıyla ilgili olarak verilen karar ve bu karar doğrultusundaki eylemler ile 04-07/12/1997 tarihinde yapılan TEB 31. Olağan Büyük Kongresi'nde sürşarjla ilgili alınan karar ve bu kararla ilgili olarak Ecz. ...'e İzmir Eczacı Odası Haysiyet Divanı tarafından verilen cezanın, TEB Yüksek Haysiyet Divanı tarafından onaylanması uygulamasının, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiğinden bahisle,

aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Rekabet Kurulu kararının istemiyle bakılan dava açılmıştır.

Dairemizin 14/04/2015 tarih ve E:2011/297, K:2015/1458 sayılı kararıyla; "uyuşmazlığa konu Kurul kararının hukuka uygun olup olmadığının irdelenebilmesi için TEB'in belirtilen amaçlara yönelen veya böyle sonuçlar doğurma olasılığı bulunan kararlar alıp almadığının veya eylemlerde bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, İlaç ve Kimya Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS)'nın şikâyeti üzerine yapılan önaraştırma sonucu.

İEİS Yönetim Kurulu'nun 102 sayılı kararıyla ilgili olarak, 27/02/1998 tarihinde gerçekleştirilen TEB 31. Dönem Başkanlar Danışma Kurulu toplantısında alınan karar nedeniyle soruşturma açılmasına karar verildiği, diğer yandan, Ecz. ...'in Sağlık Bakanlığınca onaylanan zamları yansıtmadan ilaç satarak haksız rekabete yol açtığı iddiasıyla Haysiyet Divanı'na sevk edildiğinden bahisle, durumun 4054 sayılı Kanun uyarınca incelenmesini istemesi üzerine, bu başvurunun daha önce TEB hakkında yürütülen soruşturma kapsamında incelenmesine karar verildiği,

yerinde yapılan incelemeler sonucunda, 04-07/12/1997 tarihinde yapılan TEB 31. Olağan Büyük Kongresinde TEB Genel Kurulu'nun "Eczanelerin Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği fiyatların altında ve üstünde, yani dışında ilaç satılmaması hususunda TEB Merkez Heyeti'ne çalışma yapılması için görev verilmesi" şeklinde bir karar verildiğinin tespit edildiği, soruşturmanın genişletilerek sürdürüldüğü, soruşturma sürmekte iken Ecz. ...'e ihtar cezası verildiği, bu cezanın TEB tarafından onaylandığı,

soruşturma sonucunda alınan kararlar ve bu kararlar uyarınca yapılan uygulamaların 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiğinden bahisle, aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idarî para cezası verilmesi yönünde verilen 18/09/2000 günlü, 00-35/393-220 sayılı Kurul kararının, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 16/06/2010 günlü, E:2009/4592, K:2010/5125 sayılı kararı ile usul yönünden iptal edilmesi üzerine uyuşmazlığın yeniden değerlendirilmesiyle dava konusu Kurul kararının verildiği;

Dava konusu işlemin TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Kurulu'nda alınan kararlara ilişkin kısmı bakımından; mal sağlayıcıların ve ecza depolarının satış koşullarına bazı sınırlamalar getiren, bu sınırlamalara uymayanlara yaptırım öngören İEİS Yönetim Kurulu'nun 102 sayılı kararı nedeniyle alım koşulları kötüleşen eczacılar ve ecza depolarının şikâyetleri üzerine,

TEB Merkez Heyeti'nin kararı uyarınca 39 bölge eczacı odasının katılımıyla toplanan TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Kurulu'nda alınan ve "TEB Aylık Yayın Organı Haberler" adlı dergide yayımlanarak ecza odalarına gönderilen kararın, "yeni ilaçların talep olunca alınması", "firma kampanyalarına katılmama", "ilaç stoklarının azaltılması", "vadeli alımlara yönelinmesi" kısımlarının,

işletmelerin (eczanelerin) münferiden vermesi gereken ekonomik kararları birlikte belirlemesi ve mal fazlasının sağlayıcılarda kalması ve geçici bir süre için nakit sıkıntısına girmelerine neden olması sebepleriyle mal sağlayıcıları üzerinde rekabetçi olmayan bir baskı oluşturması, "alımlarda mümkün olduğu kadar eczacı kooperatiflerinin tercih edilmesi" kısmının, eczanelerin bağımsız hareket etmesi gereken bir konuda talebin pazar dışında belirlenmesi nedeniyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında olduğu,

6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nda eczacıların meslekî faaliyetlerinin kolaylaştırılmasının TEB'in görevleri arasında sayıldığı, ancak TEB'in bu görevleri yerine getirirken ilgili mevzuata ve diğer kanunlara uyması gerektiği, öte yandan.

İEİS Yönetim Kurulu'nun 102 sayılı kararının uygulanmasının 1998 yılı Nisan ayı ortalarında son bulması nedeniyle mal sağlayıcılar üzerinde bu kararın etkili olmadığı sonucuna ulaşılarak ihlâlin ağırlığının 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca değerlendirildiği, davacı TEB'in 4054 sayılı Kanun uygulamasında teşebbüs birliği olduğu,

davacı Birlik bünyesinde yapılan toplantıda alınan ve tüm eczacı odalarına gönderilen teşebbüs birliği kararının ve bu karara dayalı uygulamaların, ilacın alımına ilişkin şartları müştereken tespit etmesi ve bu konuda ortak davranışlar sergilenmesini öngörmesi itibarıyla rekabeti sınırlayıcı etkiler doğurduğu,

söz konusu kararın ve bu karar doğrultusundaki eylemlerin mal sağlayıcıları üzerinde rekabetçi olmayan bir baskı oluşturması ve alım koşullarının pazar dışında belirlenmesi amaçlı ve bu etkiyi doğurabilecek nitelikte olması nedeniyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle kararın bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı;

Dava konusu işlemin TEB 31. Olağan Büyük Kongresinde TEB Genel Kurulu'nda alınan karara ilişkin kısmı bakımından.

6643 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (e) bendi, 20. maddesinin (b) bendi ve 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 39. maddesine değinilerek; aktarılan Kanun hükümlerine göre eczacıların Sağlık Bakanlığınca onaylanan ilaç fiyat tarifelerinde yazılı olan fiyatın üstünde bir fiyatla ilaç satamayacakları, ancak tarifede yazılı fiyatın altında bir fiyatla satış yapmalarının önünde hukuki bir engel bulunmadığı, öte yandan, sürşarjla ilgili olarak Sağlık Bakanlığınca yayımlanan tebliğlerde sürşarj yapılmasını zorunlu kılan bir hükmün yer almaması nedeniyle, anılan tebliğlerin eski fiyattan ilaç satışını engellemediği,

6643 sayılı Kanun'un 39. maddesinin (j) bendinde yer alan ve eczanelerden sağlık hizmeti satın alacak bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla anlaşmalar yapmanın, imzalanan protokole uygun tip sözleşmeleri bastırmanın ve bedel karşılığı eczanelere dağıtmanın Merkez Heyetinin görevleri arasında sayılmasının sadece kurum ve kuruluşlarla yapılacak anlaşmalara ilişkin olması ve gerçek kişilere yapılacak ilaç satışlarını düzenleyen bir yönünün bulunmaması nedeniyle bu Kanun hükmünün de azami fiyatın altında bir fiyattan ilaç satışı yapılmasına engel teşkil etmediği,

mevzuatta açıkça yasaklanmayan konularda tek başına karar alma özgürlüğü bulunan eczanelerin Sağlık Bakanlığınca belirlenen tarifenin üstüne çıkmamak kaydıyla diledikleri fiyattan ilaç satmalarının önünde hukuki bir engel bulunmadığı hâlde, eczanelerin Sağlık Bakanlığınca belirlenen azami fiyatların altında bir fiyattan ilaç satışı yapmasını, dolayısıyla eczanelerin tek başına ve bağımsız olarak ekonomik karar almasını engelleyici yöndeki karar ve uygulamaların rekabeti sınırlayıcı etkiler doğuracağı, bu sebeple, davacı Birlikçe bu doğrultuda alınan karar ve yapılan uygulamaların 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiği;

Dava konusu işlemin Ecz. ...'e İzmir Eczacı Odası Haysiyet Divanı tarafından verilen ve TEB Yüksek Haysiyet Divanı tarafından onaylanan cezaya ilişkin kısmı bakımından. Ecz. ...'e İzmir Eczacı Odası Haysiyet Divanınca verilen ihtar cezasının onanmasına ilişkin TEB Yüksek Haysiyet Divanı kararı rekabeti ihlâl edici olarak nitelendirilemeyeceğinden, dava konusu kararın bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle, dava konusu Kurul kararının.

TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Kurulu'nda alınan kararlar ile 04-07/12/1997 tarihinde yapılan TEB 31. Olağan Büyük Kongresi'nde sürşarjla ilgili alınan kararın 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiğine ilişkin kısmı ile aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmına karşı açılan davanın reddine, Ecz. ...'e İzmir Eczacı Odası Haysiyet Divanınca verilen ihtar cezasının onanmasına ilişkin TEB Yüksek Haysiyet Divanı kararının 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında bir ihlâl olduğuna ilişkin kısmı yönünden ise iptaline karar verilmiştir.

Bunun üzerine, taraflarca, kararın aleyhlerine olan kısımları karşılıklı olarak temyiz edilmiştir. Danıştay İdarî Dava Daireleri Kurulu'nca, davacının temyiz istemi kabul edilerek, Dairemiz kararının, davanın reddine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dairemizin 14/04/2015 tarih ve E:2011/297, K:2015/1458 sayılı kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdarî Dava Daireleri Kurulu'nun 07/03/2018 tarih ve E:2015/4236, K:2018/763 sayılı kararı ile; "Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyiz istemine konu kararının iptale ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamakta olup, davalı idare tarafından ileri sürülen hukuka aykırılık iddiaları kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Temyiz isteminin, dava konusu Kurul kararının; TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Kurulu'nda alınan kararlar ile 04-07/12/1997 tarihinde yapılan TEB 31. Olağan Büyük Kongresi'nde sürşarjla ilgili alınan kararın 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiğine ilişkin kısmı ile aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmına karşı açılan davanın reddine ilişkin kısmına gelince;

4054 sayılı Kanun; mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları, piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemeyi, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamayı amaçlamaktadır.

Anılan Kanun'un 2. maddesi ile, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukukî işlem ve davranışlar yasa kapsamında sayılmıştır.

Bu itibarla, Rekabet Kurulu'nun Kanun kapsamında sayılan hukuki işlem veya davranışların Kanun'a aykırı olduğunu belirlemesi halinde, yine Kanun ile öngörülen tedbirleri alabileceği ve yaptırım uygulayabileceği kuşkusuzdur.

Temyize konu kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; TEB'in 6643 sayılı Kanun ile kurulduğu, görev ve yetkilerinin aynı Kanun ile belirlendiği, dava konusu Kurul kararıyla; TEB'in eczanelerin alım koşullarını piyasa dışında belirlemeye yönelik karar ve uygulamalarının 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında olduğundan bahisle, aynı Kanun'un 16. maddesinin 3. fıkrası uyarınca TEB'e idarî para cezası verildiği, davacı TEB'in ise dava konusu işlemin tesis edilmesine neden olan karar ve uygulamalarının 6643 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatın verdiği görevler gereğince ve idari usulüne göre alınmış kararlar ve usulüne uygun olarak yerine getirilmiş uygulamalar olduğunu belirttiği görülmektedir.

Bu çerçevede, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında olduğu belirtilen TEB karar ve uygulamalarının, Birliğin kendi görev alanına giren bir konudaki yasa maddesinin uygulanmasından kaynaklandığının öne sürülmesi nedeniyle; söz konusu karar ve uygulamaların Birliğin görev alanını belirleyen 6643 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek mevzuata ve hukuka uygunluğunun saptanması, dolayısıyla konunun açılacak bir iptal davasında incelenmesi gerektiğinden, Kurul'un bu konuda inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmamaktadır.

Bu durumda.

TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Kurulu'nda alınan kararlar ile 04-07/12/1997 tarihinde yapılan TEB 31. Olağan Büyük Kongresi'nde sürşarjla ilgili alınan kararın 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararında hukuka uygunluk, bu kısma ilişkin davanın reddine ilişkin Daire kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır." gerekçesiyle Dairemiz kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği; 2577 sayılı Kanun'un 49/4 ve 50. maddelerinde, Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmayıp, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır.

Aktarılan kanun hükümlerine göre, Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması hâlinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmadığından, bozma kararına uyularak İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle; dava konusu Kurul kararının, TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Kurulu'nda alınan kararlar ile 04-07/12/1997 tarihinde yapılan TEB 31. Olağan Büyük Kongresi'nde sürşarjla ilgili alınan kararın 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiğine ilişkin kısmı ile aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmınında iptaline hükmedilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Dava konusu Kurul kararının; TEB 31. Dönem 1. Başkanlar Kurulu'nda alınan kararlar ile 04-07/12/1997 tarihinde yapılan TEB 31. Olağan Büyük Kongresi'nde sürşarjla ilgili alınan kararın 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiğine ilişkin kısmı ile aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmınında İPTALİNE,

2. Dava iptal ile sonuçlandığından ve önceki kararda davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği de görüldüğünden yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesine ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

3. Davalı idare tarafından yapılan toplam … -TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,

5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 24/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2020/597, K. 2021/1848, 24 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacının İddiaları
  4. Davalının Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi …'nın Düşüncesi
  6. Danıştay Savcısı …'ın Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. Maddi Olay Ve Hukuki Süreç
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2020/597
Karar No
2021/1848
Tarih
24 Mayıs 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/597 K.2021/1136
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/603 K.2021/1098
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/638 K.2021/980
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/656 K.2021/1016
  • Danıştay 10. Daire E.2020/659 K.2021/2219
  • Danıştay 8. Daire E.2020/663 K.2021/2780

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.