KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/643 E., 2022/2246 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2022
- Esas No
- 2020/643
- Karar No
- 2022/2246
- Temyiz eden (davacı)
- ... Lojistik Petrol İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
851 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: ... tarih ve ... sayılı bayilik lisansı ile "... Köyü Terme/SAMSUN" adresinde faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 06/07/2013-11/07/2013 tarihlerinde yapılan denetimlerde, 07/07/2013 ve 08/07/2013 tarihlerinde alınan motorin numunelerinin yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermediğinin,
ilgili teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt ikmali yapıldığının ve numunelerin tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürün içerdiğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi ile aynı bendin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.000.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimler sonucu alınan numuneler üzerinde Karadeniz Teknik Üniversitesi Prof.
Dr. Saadettin Güner Yakıt Uygulama Araştırma Merkezinin analiz raporlarında, motorin numunelerinin yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermediği, ilgili teknik düzenlemelere aykırı olduğu, ayrıca yüksek kükürt içerikli, madeni yağ-solvent karışımı ve/veya ağır petrol fraksiyonu solvent karışımı ile tağşiş edildiği tespitlerine yer verildiği, davacı şirket yetkilisi hakkında "5607 sayılı Kanun'a Muhalefet" nedeniyle yapılan ceza soruşturmasında "Kovuşturmaya Yer Olmadığı" kararı verilmesinin, davacı şirketin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu uyarınca idarî yaptırım gerektiren bir eyleminin bulunmadığı anlamına gelmediği,
olay tarihinde tutulan tutanak ve eklerinden, yapılan denetimde alınan akaryakıt numunelerinin ulusal marker seviyesinin geçersiz, ilgili teknik düzenlemelere aykırı ve tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürün içerdiğinin anlaşıldığı, bu durumda, yapılan analizler sonucunda, numunelerin yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermediği, akaryakıtın solvent karışımı ile tağşiş edildiğinin tespit edilmesi karşısında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
öte yandan, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Maden Kanunu ve Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7164 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 1. fıkrasındaki para cezası sınırının "iki milyon Türk Lirasından az olmamak ve on milyon Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten itibaren bir önceki yılda ilgili lisansa konu petrol piyasası faaliyetinden elde edilen net satış hasılatının binde dördü oranında para cezası uygulanır." şeklinde değiştirildiği, ancak ilgili Kanun'un önceki hâlinin davacının daha lehine olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, davaya konu idarî para cezası miktarının fahiş olduğu, gerekçe olmaksızın üst sınırdan ceza tayin edildiği, davalı Kurum tarafından ön araştırma ve soruşturma prosedürünün atlanarak sadece kendilerine sunulan tutanak ve kolluk evrakı üzerinden, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri gözetilmeksizin cezalandırma yoluna gidildiği, bu nedenle savunma hakkının engellendiği, idarî para cezalarının ön araştırma ve soruşturma aşamasının tamamlanmasından sonra hak düşürücü süre olan en geç üç ay içinde karara bağlanması gerektiği, sattığı akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçerli olduğu,
adli yönden hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, tutanakların tek taraflı tutulduğu, huzurda okunmadığı ve şirket çalışanları tarafından okunmasına izin verilmediği, mevzuata aykırılığa karşı hangi kanun yolları ve mercilere başvurulacağının belirtilmediği, tutanakta imzasının bulunmadığı, tutanaktaki tespitlerin yoruma dayalı olduğu, Kurum adına denetim yapan görevlilerin alanında uzman kişiler olmayıp basit kolluk görevlileri olduğu, söz konusu tespitlerin ancak alanında uzman bilirkişilerce yapılabilecek tespitler olduğu, idarî para cezasına konu eylemle hiçbir ilgisinin bulunmadığı, kendisinin de mağdur olduğu,
kendisine isnat edilen olayla ilgili somut delil bulunmadığı, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince idarî para cezası verilmemesi gerektiği, dava konusu Kurul kararının ve temyiz istemine konu Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/643, K. 2022/2246, 25 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama