KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/800 E., 2024/3737 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Esas No
- 2020/800
- Karar No
- 2024/3737
- Temyiz eden (davacı)
- ... Menkul Değerler Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin, geçici kapalılık süresinin iki yıldan fazla sürdüğünden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 97. maddesinin 4. fıkrası ile Yatırım Kuruluşları Tebliği'nin 65. maddesinin 2. fıkrası uyarınca aracı kurum faaliyetlerinin sürekli olarak durdurularak yetki belgelerinin iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi’nce verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; sermaye piyasalarının ekonomik hayattaki önemi ve nitelikleri gereği piyasa faaliyetlerinin detaylı düzenlemelerle sıkı kurallara bağlanmasının tabii olduğu, bu kapsamda mevzuat düzenlemeleri çerçevesinde aracı kurum olarak faaliyet göstermek isteyen şirketlerin diğer şartların yanında sermaye yeterliliğine ilişkin belirlenmiş olan kriterleri de eksiksiz olarak sağlaması gerektiği, davacı şirketin sermaye yeterliliği taban açığı olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı,
dar yetkili aracı kurum olarak faaliyet göstermek isteyenlerin sermaye yeterliliği şartından muaf olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, davacı şirketin kendi iç işleyişi ile ortaklık yapısından kaynaklı sıkıntıların ve dava dilekçesinde ileri sürülen yurtdışından para transferinde karşılaşılan sorunların bir mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, dosya kapsamından davalı idarece davacı şirkete gerekli sürelerin verilerek kolaylıklar gösterildiği anlaşıldığından,
davacı şirketin sermaye yeterliliği yükümlülüğünü verilen süre içinde yerine getirmemesi nedeniyle sahip olduğu tüm yetki belgelerinin iptal edilerek faaliyetlerinin süresiz olarak durdurulmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, mevzuatta aranan asgari öz sermaye şartını sağladığı, sadece yatırım danışmanlığı için faaliyet izni başvurusunda bulunduğu, yatırım danışmanlığı nedeniyle likitide riskinin doğmayacağı, sadece sözlü ve yazılı tavsiyelerde bulunacağı, sermaye yeterliliği taban şartının kendisinde aranmaması gerektiği, yetki belgesini süresiz olarak devraldığı, yetki belgelerinin kazanılmış hak olduğu, düzenlemelerin geçmişe yürütüldüğü, işlemin kamu yararına aykırı olduğu, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davacı şirketin sermaye yeterliliği taban açığının bulunduğu, hem dar yetkili aracı kurum hem de yatırım danışmanlığı faaliyet izni verilmesi için başvuruda bulunulduğu, yetki belgesinin kazanılmış hak oluşturmayacağı, dava konusu Kurul kararıyla temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/800, K. 2024/3737, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama