KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/1672 E., 2021/2343 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire Temyiz Eden (Davalı) … (…)
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2021
- Esas No
- 2021/1672
- Karar No
- 2021/2343
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin_konusu
- … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı, 224.292.020,00-TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacının,. Grubu şirketlerinden. Gayrimenkul Paz. A.Ş., Panorama İnş. Taah. Tic. San. A.Ş. ve. İnş. Taah. ve Tic.
A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olduğu, adı geçen şirketlerden Fon alacağının tahsil edilememiş olduğundan bahisle davacıya 224.292.020,00-TL borcun bir ay içerisinde ödenmesi gereğinin bildirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun 02/06/2008 tarihinde tebliğ edildiği, borcun verilen sürede ödenmemesi üzerine … tarih ve … sayılı dava konusu ödeme emrinin gönderildiği, bu işlemin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı, dava konusu ödeme emrinde yer alan borç hesaplanırken, söz konusu şirketlerin.
A.Ş.,. A.Ş.,. A.Ş.,.
A.Ş.'den kullandıkları krediler ve bunlara uygulanan faiz ile birlikte icra inkar tazminatları ve yargılama giderlerinin de hesaplamaya dâhil edildiği ve bulunan toplam tutar için dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, ancak söz konusu alacak kalemlerinin niteliklerinin ve tahsil usullerinin farklı olduğu, nitekim asıl kredi alacağı faiz başlangıç tarihi ile uygulanacak faiz oranlarının farklı hükümlere; vekâlet ücreti, ilam harcı, icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerinden oluşan borç tutarına uygulanacak faiz başlangıç tarihi ve uygulanacak faiz oranlarının ise farklı hükümlere tâbi olduğu,
diğer taraftan, farklı nitelikteki alacaklardan oluşan borç tutarına yapılacak itirazların da farklı şekillerde yapılacağı, bu nedenle davacıya kredi asıl alacak ve faizler toplamından oluşan alacak tutarı toplamı ile diğer yargılama giderlerinden oluşan alacak tutarı toplamının tahsili için ayrı ayrı alacak takibi yapılarak itiraz hakkının açık ve net bir şekilde kullandırılması gerektiğinden, farklı nitelikteki alacağın tek bir ödeme emriyle tahsiline ilişkin dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, mahkeme kararlarında hükmedilen icra inkar tazminatı, yargılama gideri gibi alacak kalemlerinin asıl borcun ferileri olduğu ve asıl borcun tâbi olduğu tahsilat usulüne göre takip edilebileceği, yasalar gereği her iki alacağın da kamu alacağı sayıldığı, asıl alacak ve ferilerinin iki ayrı idari işlem tesis edilerek takibinde usul ekonomisine de uygunluk olmadığı, asıl alacak ve ferilerine ilişkin olarak faiz ve sürelerin yasalara uygun bir şekilde doğru olarak uygulandığı, dava konusu idari işlem hakkında kısmi kabul kısmi ret kararı verilebilecekken takibin tamamının iptaline karar verilmesinin usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/1672, K. 2021/2343, 17 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama