KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/1737 E., 2023/2632 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2023
- Esas No
- 2021/1737
- Karar No
- 2023/2632
- Temyiz eden (davacı)
- … Ticaret ve Sanayi A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirkete ait depolama tesisinde 13/08/2012 tarihinde yapılan denetimde alınan LPG numunesinin ilgili teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin dört numaralı alt bendi uyarınca 339.814,00-TL idarî para cezası verilmesine,
aynı Kanun'un 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca LPG dağıtıcı lisansının iptal edilmesine ve denetim tarihi itibarıyla numune alınan tankta bulunan ürün miktarı esas alınarak bu miktar üzerinden yapılacak müsadere işlemlerinin Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılmasına ve işlemlerin takibinin anılan Dairece yürütülmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 22/09/2020 tarih ve E:2015/279, K:2020/2200 sayılı kısmen onama, kısmen bozma kararı üzerine, bozulan kısım yönünden bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu Kurul kararı ile, teknik düzenlemelere uygun olmayan LPG'nin müsadere edilmediği, yalnızca söz konusu LPG'nin mahkeme kararı ile müsadere edilmesini teminen Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından işlemlerin başlatılmasına ve takip edilmesine karar verildiği,
bu durumda, idari davaya konu olabilecek idari işlemin, idarenin tek taraflı irade beyanıyla ilgililer hakkında icrai ve etkili sonuçlar doğurabilme niteliğine sahip olması gerektiği dikkate alındığında, LPG'nin müsadere edilmesi bakımından herhangi bir bağlayıcılığı bulunmayan dava konusu Kurul kararının, "denetim tarihi itibarıyla numune alınmasına konu tankta bulunan ürün miktarı esas alınarak bu miktar üzerinden yapılacak müsadere işlemlerinin Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılmasına ve işlemlerin takibinin anılan Daire'ce yürütülmesine" yönelik kısmının kesin ve yürütülmesi gereken nitelikte olmadığı,
hedef aldığı kişinin hukukî durumunda değişiklik meydana getiren icraî işlem niteliğinde bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu kararın "denetim tarihi itibarıyla numune alınmasına konu tankta bulunan ürün miktarı esas alınarak bu miktar üzerinden yapılacak müsadere işlemlerinin Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılması ve işlemlerin takibinin anılan Daire'ce yürütülmesi"ne ilişkin kısmı yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin "denetim tarihi itibarıyla numune alınmasına konu tankta bulunan ürün miktarı esas alınarak bu miktar üzerinden yapılacak müsadere işlemlerinin Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılmasına ve işlemlerin takibinin anılan Daire'ce yürütülmesi"ne ilişkin kısmı yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu Kurul kararı ile teknik düzenlemelere uygun olmayan LPG müsadere edilmemiş olmasına karşın söz konusu LPG'nin mahkeme kararı ile müsadere edilmesini teminen işlemlerin başlatıldığı, bu işlemin şirketlerinin hukuki durumunda değişiklik meydana getiren icrai işlem niteliğinde olduğu, dolayısıyla dava konusu Kurul kararının söz konusu kısmının idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/1737, K. 2023/2632, 24 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama