KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/1752 E., 2024/5116 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Esas No
- 2021/1752
- Karar No
- 2024/5116
- Temyiz eden (davalı)
- ...Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Döküm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin (...) 2017 faaliyet dönemine ait finansal tablolarına yönelik davacı tarafından yürütülen bağımsız denetim çalışmalarının incelenmesi sonucunda düzenlenen ... tarih ve ...sayılı İnceleme Raporu'nda tespit edilen mevzuata aykırılıklara istinaden davacının faaliyet izninin 01/01/2021 tarihine kadar askıya alınmasına ilişkin Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulunun (Kurul)... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kurulun, uyarı, faaliyet iznini askıya alma, faaliyet iznini iptal etme yaptırımlarından birini uygulama hususunda takdir yetkisi tanındığı, bununla birlikte, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiği, Bağımsız Denetim Yönetmeliği’nin 39. maddesinde de belirtildiği üzere, uygulanacak ceza belirlenirken aykırılıkların mahiyetine bağlı olarak değerlendirme yapılması gerektiği;
Dava dosyasından, davacının denetim çalışmasını yürütürken özenli davranmadığı ancak hakkında daha önce hiç seçilmiş dosya denetiminin yapılmadığı, verilmiş bir cezasının bulunmadığı, denetlenen şirketin kamu yararını ilgilendiren bir kuruluş olmayıp, aile şirketi olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, inceleme raporu ile teklif edilen uyarı yaptırımı yerine, bu cezadan uzaklaşılmak suretiyle daha ağır bir yaptırım olan faaliyet izninin askıya alınması cezası verilmesine ilişkin dava konusu edilen Kurul kararının ölçülü olmadığı anlaşıldığından, davacı hakkında 01/01/2021 tarihine kadar faaliyet izninin askıya alınması yaptırımı uygulanmasında hukuka uygun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı tarafından gerçekleştirilen bağımsız denetim çalışmasının mevzuata uygun olmadığı, mevzuat gereğince davacının faaliyet izninin askıya alınması gerektiği, farklı uzmanlarca düzenlenen raporlarda farklı yaptırım önerilerinin yer aldığı, cezayı tayin etme yetkisinin Kurulda olduğu, uzman raporunun sonucunun öneri mahiyetinde olduğu, davacı tarafından birçok aykırılık gerçekleştirildiği, dava konusu idari işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, davalı idare tarafından uygulanan idari yaptırımın ölçüsüz olduğu, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde davacıya atfedilen fiillere yer verilerek uyarı yaptırımı uygulanmamasının hukuka uygun olduğu savunulmaktaysa da davacının yaptırıma konu fiilleri, bir derece hafif yaptırım uygulanabilmesi hususunda Kurula yetki tanıyan Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 43. maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına engel teşkil edecek nitelikte görülmemiştir.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/1752, K. 2024/5116, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama