KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/2023 E., 2021/2406 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2021
- Esas No
- 2021/2023
- Karar No
- 2021/2406
- Temyiz eden (davalı)
- … Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekilleri
- Av. …
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Av. …, Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı tarafından, davalı idarenin depo ve çalışma alanlarındaki toplam 336.000 kilogram muhtelif hurda malzemelerinin satışına ilişkin 02/10/2020 tarihinde gerçekleştirilecek olan ihalenin iptal edilerek söz konusu hurda malzemelerin satış suretiyle kendilerine devredilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile 02/10/2020 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü için sermayesinin yarısından fazlası (%99,78) belediyeye ait olan davalı şirketin hukukî niteliğinin ortaya konulması ve bu şirketin söz konusu hurda malzemeleri davacı Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu'na satış suretiyle devretmesi zorunlu olan kuruluşlar arasında sayılıp sayılamayacağının açıklığa kavuşturulması gerektiği, belediye şirketlerinin belediyelerden ayrı bir tüzel kişilikleri ve özerk bütçeleri olsa da mahalli idarenin denetimi altında oldukları, bu şirketlerin bir takım ayrıcalıklarla karar aldıkları, bu sebeplerle, belediye şirketlerinin,
belde sakinlerinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmaları, belediyenin görev ve hizmet alanlarıyla ilgili faaliyet göstermeleri ve sermayelerinin kamu parasıyla oluşturulması yönleriyle özel hukuk hükümlerine tâbi olan sermaye şirketlerinden farklılaştığı, idarî karar alma yetkisi ve gücüyle donatılmış olan belediyelere ait şirketlerin gerek statüleri, gerek teşkilatlanmaları ve yönetimleri bakımından özel hukuk tüzel kişisi olmakla birlikte kamu hizmeti yerine getirdikleri ve bu hizmetleri yerine getirirken kamu makamı gibi hareket ettikleri ve işlemlerinde de idare hukuku kurallarına tâbi oldukları, nitekim,
dava konusu ihaleye ait dokümandan davalı şirketin "idare" olarak nitelendirildiği, bu durumda, sermayesinin yarısından fazlası belediyeye ait olan davalı belediye şirketinin "idare" olarak vasıflandırılması gerektiği ve uyuşmazlığa konu hurda malzemelerini davacı Kuruma devredip devretmeme konusunda takdir yetkisinin bulunmadığı, dolayısıyla, söz konusu malzemelerin davacı Kurum dışında üçüncü şirketlere ihale yoluyla satılamayacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunaran dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı tarafından, belediye iktisadi teşebbüslerinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu, işlem ve eylemlerini anonim şirket olarak gerçekleştirdikleri ve tacir sıfatını haiz oldukları, bu sebeple davanın görev yönünden reddi gerektiği, belediye şirketleri resmî daire ve müessese olarak kabul edilemeyeceğinden mülkiyetindeki hurda malzemelerin üçüncü kişilere satılabilmesinin mümkün olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyizi istenen kararın usule ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/2023, K. 2021/2406, 23 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama