KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/223 E., 2024/2647 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- Esas No
- 2021/223
- Karar No
- 2024/2647
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Fabrikaları A.Ş.
- Eski Unvan
- ... Çimento A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi uyarınca Rekabet Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 288.486,51-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti ...
İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; idari para cezasının davacı tarafından dava dışı Rıhtım Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne 15/04/2009 tarihinde ödendiği, anılan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle Mahkememiz nezdinde davacı tarafından açılan davanın ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla reddedilmesi ve bu kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 03/02/2016 tarih ve E:2010/4303, K:2016/155 sayılı kararı ile onanması üzerine,
davalı idarece davacıdan 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca düzenlenen 28.848,65-TL haksız çıkma zammının tahsili amacıyla düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle ...
İdare Mahkemesi nezdinde açılan davada ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile "... davacı Şirket hakkında verilen 288.486,51 TL para cezasının tahsiline yönelik olarak düzenlenen ödeme emri henüz davacıya tebliğ edilmeden, ihtirazi kayıt konulmak suretiyle 15/04/2009 tarihinde ödendiği, daha sonra aynı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açıldığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacı Şirket tarafından verilen para cezasının ödenmesinden sonra dava açıldığı açık olduğundan, davalı İdarece kamu alacağının ödenmesinin gecikmemesi için getirilmiş olan kural uygulanarak, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca 28.848,65-TL haksız çıkma zammı istenilmesine yönelik düzenlenen ödeme emri ve ... sayılı işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir." gerekçesiyle işlemin iptaline hükmedildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşıldığından,
dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan para cezasının davacı tarafından 15/04/2009 tarihinde ödenmesi hususu da gözönünde bulundurulduğunda bu yönüyle tahsil imkanı kalmadığı sonucuna varılan kamu alacağı ile ilgili olarak düzenlenen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/223, K. 2024/2647, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama