KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/2366 E., 2022/4362 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2022
- Esas No
- 2021/2366
- Karar No
- 2022/4362
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av…
- Karşı taraf (davacı)
- … Petrol Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
798 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin, "…" adresinde … sayılı bayilik lisansı ile işletmekte olduğu akaryakıt istasyonunda 20/11/2014 tarihinde yapılan denetimde, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca akaryakıt fiyat panosu olmaması nedeniyle 72.751,00-TL; dağıtıcısı ile ilgili belirtileri bulundurmaması nedeniyle 72.751,00-TL; sigorta yaptırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle 1.558,00-TL olmak üzere toplam 147.060,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda.
20/11/2014 tarihinde yapılan denetimde bayi giydirmesinin ve fiyat tabelasının olmadığının tutanak altına alındığı, söz konusu tutanağın istasyon sahibi tarafından imzalandığı ve 02/08/2017 tarihli idareye verilen savunma dilekçesinde de söz konusu eksikliklerin sonradan giderildiğinin ifade edildiği, sabit olduğu anlaşılan eylemin ağırlığı ve yürütülen faaliyetin niteliği göz önüne alınarak Kanunda öngörülen üst sınırdan idarî para cezası uygulanması yönünde idarece takdir yetkisinin kullanılmış olmasında hukuka, hakkaniyete ve ölçülülük ilkelerine aykırılık görülmediği,
davacı şirkete ait sigorta poliçelerinin 21/11/2014-21/11/2015, 27/11/2015-27/11/2016 ve 28/11/2016-28/11/2017 tarihlerini kapsadığı, denetim tarihi olan 20/11/2014 tarihinde geçerli bir sigorta poliçesinin bulunmadığı; bu durumda davacı şirketin eylemleri nedeniyle idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 08/07/2020 tarih ve E:2020/887, K:2020/1820 sayılı kısmen gerekçeli onama, kısmen bozma kararına bozulan kısım yönünden uyularak verilen kararda.
7164 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten sonra, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan yeni düzenleme ile, idarî yaptırımların sayıldığı ve idarî para cezalarının da 20. maddedeki hükme tâbi olacağının belirtildiği, bu itibarla, 19. maddede yer verilen idarî para cezalarına ilişkin fiillerden Kurul tarafından belirlenen "niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olanlar" için otuz günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi,
aksi hâlde hakkında geçici durdurma yapılabileceğinin ihtar edileceğine ilişkin düzenlemenin, idarî para cezaları yönünden cezalandırılmadan önce mevzuata aykırı davranışta bulunan kişi veya kişilere söz konusu aykırılığın ortadan kaldırılması için tanınmış bir imkân olduğu, bu yönüyle ihtarın kişinin cezalandırılabilmesine ilişkin bir ön şart teşkil ettiği ve anılan Kanun değişikliğinin failin lehine olduğu; bu bağlamda, ihtar müessesesinin maddî hukuka etkisinin bulunduğu ve lehe kanun kapsamında belirtilen fiilleri önceki kanun döneminde işleyenler yönünden de geçmişe etkili olarak uygulanması gerektiği;
yeni düzenlemede yer alan ihtar müessesesi lehe kanun niteliğinde olduğundan, yargı aşamasındaki idarî para cezaları ile ilgili olarak yargı yerleri tarafından lehe kanun hükümlerinin belirtilen kişiler hakkında da uygulanması gerektiği anlaşıldığından,
5015 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılan "Fiyat ilanı yapılmadan akaryakıt satışı yapılması" ve "Zorunlu sigorta yükümlülüğü kapsamında bulunan tesis ve/veya faaliyetlerin sigortalanmaması" fiilleri nedeniyle idarî para cezası verilmeden önce ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun niteliği taşıyan söz konusu kuralın davacıya da uygulanması zorunluluğu karşısında, doğrudan idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, harçtan muaf oldukları hâlde aleyhe harca hükmedildiği, 7164 sayılı Kanun değişikliğinin uyuşmazlığa uygulanamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/2366, K. 2022/4362, 23 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama