KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/2569 E., 2023/800 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2023
- Esas No
- 2021/2569
- Karar No
- 2023/800
- Temyiz eden (davacı)
- Müflis … Akaryakıt Dağıtım Pazarlama A.Ş. İflas İdaresi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
909 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansına sahip davacı şirketin, bayisinde kurulu otomasyon sistemi ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirilmediğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.066.327,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dağıtıcı lisansına sahip davacı şirketin, bayisine ait akaryakıt istasyonunda 24/11/2017 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, otomasyon sistemi ve yer altı tanklarında yapılan incelemede, istasyonun (4) numaralı yer altı tankına bağlı (2) adet benzin pompasından yapılan satışların otomasyon sistemine yansımadığı, ilgili pompaların tabancaları kaldırıldığında sistemde görülemediği, bunun üzerine akaryakıt istasyonunun ödeme kaydedici cihazının (X) ve (Z) raporları incelendiğinde yapılan bazı satışların otomasyon sistemine yansımadığı,
denetim esnasında yapılan test satışlarının da otomasyon sisteminde görünmediği, bu şekilde davacı şirketin bayisi tarafından piyasa faaliyetine devam edildiği hususlarının tespit edilmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği;
5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde 14/02/2019 tarihinde yapılan değişiklik ile getirilen düzenlemelerde davacı şirketin lehine uygulanabilecek bir düzenleme öngörülmediğinden, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan 19. madde düzenlemesinin uygulanması gerektiği;
Bu kapsamda, dağıtıcı lisansına sahip davacı şirketin bayisinin işlettiği akaryakıt istasyonunda, otomasyon sisteminin çalışmaması ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kurum'a bildirilmemesi fiilinin sabit olduğu anlaşıldığından, davacı şirket hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerde dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usûl ve hukuka uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, şirketin iflas ettiği, alacaklıların haklarının korunması bakımından adlî yardım isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği, dava konusu Kurul kararında bütün Kurul üyelerinin imzasının bulunması gerekirken sadece bir kişinin imzasının yer aldığı, dava konusu işlemde herhangi bir gerekçeye yer verilmediği, Kurul kararının oybirliği veya oyçokluğuyla alınıp alınmadığı tespit edilemediğinden dava konusu işlemin şekil ve usûle aykırı olduğu, soruşturma açılmasına karar verildikten sonra şirketlerine herhangi bir bildirimde bulunulmaması nedeniyle şirketlerinin lehine olan delillerin soruşturma sırasında sunulamadığı,
ön araştırma yapılmaksızın doğrudan soruşturmaya başlanması nedeniyle savunma hakkının engellendiği, bayide denetimin iki jandarma eriyle yapıldığı, bu kişilerin işin ehli olmadıkları, tanklardan alınan numunelerin marker değerlerinin geçerli çıktığı, kaçak akaryakıt temin edildiği yönünde bir tespitte bulunulmamış olmasına rağmen kaçak akaryakıtın önlenmesi için getirilen düzenleme kapsamında şirketleri hakkında tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu, otomasyon sisteminin kurulumuna yönelik yükümlülüklerin yerine getirildiği, otomasyon sisteminin güvenliğinin sağlanmasından bayinin sorumlu olduğu,
bayinin hukuka aykırı fiilleri nedeniyle şirketleri hakkında işlem tesis edilmesinin suç ve cezaların kanunîliği ilkesine aykırı olduğu, dava konusu işlemin dayanağını teşkil eden düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usûl ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME
USÛL YÖNÜNDEN
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin birinci fıkrası ile adlî yardım konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesinin değişik birinci fıkrasında, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin, iddia ve savunmalarında, geçici hukukî korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adlî yardımdan yararlanabilecekleri kuralına yer verilmiş; 335. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, adlî yardım kararının, ilgiliye adlî yardımın hükmün kesinleşmesine kadar devam etmesini sağlayacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin istinaf başvuru dilekçesinde adlî yardım talebinde bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile adlî yardım isteminin kabul edildiği, bu doğrultuda davacı şirketin istinaf başvurusunda kendisinden harç ve posta ücretlerinin alınmadığı ve yukarıda bahsedilen mevzuat uyarınca adlî yardım isteminin kabulü kararının hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği anlaşıldığından, davacı şirketin temyiz aşamasında adlî yardımdan yararlandırılmasına ilişkin talebi hakkında karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.
ESAS YÖNÜNDEN
Davacı şirketin Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usûl ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/2569, K. 2023/800, 23 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama