KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/298 E., 2024/449 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2024
- Esas No
- 2021/298
- Karar No
- 2024/449
- Temyiz eden (davacı)
- … Telekomünikasyon A.Ş.
- Vekilleri
- Av. …, Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurumu
- Vekilleri
- Av. …, Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
946 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: … tarih ve … sayılı Makam Oluru çerçevesinde gerçekleştirilen fesih işlemlerine ilişkin denetimde, fesih talebini takip eden 24 (yirmi dört) saatten sonra fesih işleminin gerçekleştirildiği tarihe kadar yeni bir fatura dönemine girildiği durumlar için yeni fatura döneminin aylık paket ya da tarife ücretlerine ilişkin bilgileri göndermesi gereken davacı şirketin bu verileri belirtilen şekilde göndermediğinden bahisle,
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca 2014 yılı net satış tutarının %0,002 (yüzbinde iki)'si oranında idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve …sayılı Bilgi Teknolojileri İletişim Kurulu (Kurul) kararının 2. maddesi ile buna istinaden düzenlenen ve … tarih ve E…. sayılı yazı ile tebliğ edilen 103.068,40-TL tutarlı idari para cezası karar tutanağının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idarenin … tarih ve … sayılı yazısı ile davacı şirkete "Söz konusu yönetmelik hükümleri gereği, abone tarafından bildirimin yapıldığı andan itibaren 24 (yirmi dört) saat içinde aboneye sunulan hizmetin kısıtlanması ya da durdurulması ve hizmetin kısıtlanması ve/veya durdurulması ile birlikte ücretlendirmenin de kesilmesi gerektiği" hususunun bildirildiği,
davacı şirket tarafından bahse konu yazıya cevaben gönderilen … tarih ve … sayılı yazıda, fesih işlemini gerçekleştirmek üzere yedi günlük sürenin esas alındığı ve bu kapsamda, yedi günlük süre dahilinde talep sırasına göre geri dönüşler yapılarak fesih işlemlerinin tamamlandığı, ilgili tarihte abonelerin ayrıca fatura kesim tarihlerinin kontrol edilmediği bildirilerek, söz konusu yazının içeriğine vakıf olunduğu hususunun teyit edildiği,
davalı idare yazısında yer verilen ifadeler ve davacı şirketçe cevaben gönderilen yazı göz önüne alındığında, hatalı ücretlendirme ifadesi ile hangi ücretlendirmenin kastedildiğinin anlaşılacağına şüphe bulunmadığı, kaldı ki bu durumun aynı zamanda davacı şirketin basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğünün de bir gereği olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, … tarih ve … sayılı Kurul kararının 25. maddesinin kendilerine tebliğ edilmediği, davalı idarenin … tarih ve … sayılı yazısı üzerine ücretlendirmeye ilişkin tüm detayların iletildiği, haklarında "eksik/yanlış/yanıltıcı bilgi ve belge gönderilip gönderilmediği" hususunda soruşturma açılmış olmasına rağmen, dava konusu kararda "verileri belirtilen şekilde göndermeme" ifadeleri ile uygulanan yaptırımın gerekçesinin belirtildiği, gerekçe olarak belirtilen bu ifadelerin kendileri tarafından talep edilen belgelerin eksiksiz, yanlış ve yanıltıcı bilgi içermeksizin gönderilmiş olduğunu gösterdiği, somut olayda ölçülülük ilkesine uygun hareket edilmediği, orantılılık ilkesinin ihlâl edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlâller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması hâlinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralı yer almaktadır.
Hukuk Devleti, insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir, şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık yapılan idari işlemlerin Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.
Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmayacağını takdir ettiği durumlarda, bu yaptırımın verilmemesinin gerekçesini Kurul kararında açıklaması gerekmektedir.
Dava konusu 12/10/2016 tarihli Kurul kararının tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, temyiz isteminin kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/298, K. 2024/449, 1 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama