KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4100 E., 2024/5261 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Esas No
- 2021/4100
- Karar No
- 2024/5261
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Üretim A.Ş.
- Vekilleri
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
883 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Elektrik üretim lisansı sahibi davacı şirket tarafından, tesisine dair "çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı" ile ilgili olarak açılan dava sonucunda alınan yürütmeyi durdurma kararının Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna (Kurum) geç bildirildiğinden bahisle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca ihtar edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin Şavşat Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali, Kırma Eleme Tesisi, Hazır Beton Üretim Tesisi (... HES) projesini gerçekleştirmek için faaliyet göstermek üzere ... tarih ve ... sayılı üretim lisansını aldığı, 17/08/2010 tarihli "çevresel etki değerlendirmesi olumlu" kararının iptali istemiyle ...
İdare Mahkemesinin ... esasına kayıtlı dosya nezdinde dava açıldığı, davacı beyanına göre yazılı basında söz konusu davanın açıldığına ilişkin haberlerin çıkması üzerine açılan davadan haberdar olduğu ve davalı idareler yanında davaya katılma talebinde bulunduğu, 23/09/2011 tarihinde davaya müdahil olma isteminin kabulüne karar verildiği,
anılan davada 05/07/2011 tarihli karar ile "yürütmenin durdurulması isteminin davalı idarenin savunması ve ara kararı cevabı alınıp ya da savunma ve ara kararına cevap verme süresi geçip yeni bir karar verilinceye kadar kabulüne", 23/09/2011 tarihli ara kararı ile "mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan ve hazırlanacak bilirkişi raporlarının incelenerek tarafların varsa itirazları alındıktan ya da itiraz süreleri geçtikten sonra bu konuda yeniden bir karar verilinceye kadar işlemin yürütmesinin durdurulmasına" ve 27/08/2012 tarihinde davanın süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiği;
Davacı tarafından, 01/01/2011 - 30/06/2011 dönemine ilişkin ilerleme raporunun ekinde 05/07/2011 tarihli yürütmeyi durdurma kararının sunulduğu ve rapor içeriğinde yürütmeyi durdurma kararından bahsedilerek çalışmaların beklemeye alındığı ifadesine yer verildiği, 01/07/2011 - 31/12/2011 dönemine ilişkin ilerleme raporunda keşif erteleme yazısının söz konusu rapor ekinde yer aldığı ifadesine yer verildiği, rapor içeriğinde de keşif ve bilirkişi bilgilerine yer verildiği, 01/01/2012 - 30/06/2012 dönemine ilişkin ilerleme raporunda bilirkişi raporunun eklendiği ifadesine yer verildiği,
01/07/2012 - 31/12/2012 dönemine ilişkin ilerleme raporunda ...
İdare Mahkemesi tarafından verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin kararın ekte sunulduğu ifadesine yer verildiği ve rapor içeriğinde de söz konusu karardan bahsedildiği, 01/01/2013 - 30/06/2013 dönemine ilişkin ilerleme raporunda Mahkemenin nihai kararından ve kararın temyiz edildiğinden bahsedildiği, 01/07/2013 - 31/12/2013 dönemine ilişkin ilerleme raporununda 25/10/2013 tarihli onama karar yazısının eklendiği ifadesine yer verilerek rapor içeriğinde de Danıştay tarafından söz konusu kararın onandığı bilgisine yer verildiği;
Davalı idare tarafından yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın 5 ay sonra bildirildiği iddiası ile davacı hakkında soruşturma açılmış ve işlem tesis edilmiş ise de, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli kararının, davacı tarafından söz konusu karardan haberdar olması üzerine Kuruma 29/07/2011 tarihinde verilen ilerleme raporu ile bildirildiği, davacı tarafından açılan dava hakkında Kurumun bilgilendirildiği, kaldı ki karar tarihinde davacının ...
İdare Mahkemesinde açılan davada taraf olmadığı, basında yer alan haberler üzerine davaya katılma talebinde bulunduğu ve 23/09/2011 tarihinde davacının katılma talebinin kabulüne karar verildiği, yine Mahkeme tarafından verilen 23/09/2011 tarihli yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kararın, 05/07/2011 tarihinde verilen yürütmenin durdurulmasına ilişkin bir kararda değişiklik meydana getirmediği, değişiklik getiren bir karar olmaması nedeniyle Kuruma ayrıca bildirilmesine gerek bulunmadığı gibi davacı tarafından da ilerleme raporlarıyla yargılamanın her aşamasıyla ilgili Kurumun bilgilendirildiği anlaşıldığından,
dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, harçtan muaf olan Kurum aleyhine harca hükmedilemeyeceği, ilerleme raporu eklerinde ilgili Mahkeme kararına yer verilmediği, davanın reddine ilişkin kararın 29 ay sonra Kuruma bildirildiği, lisans şartlarında değişiklik meydana getirebilecek durumların Kuruma geç bildirilmesi nedeniyle dava konusu Kurul kararının alındığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/4100, K. 2024/5261, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama