KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4178 E., 2022/4214 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2022
- Esas No
- 2021/4178
- Karar No
- 2022/4214
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kaymakamlığı
- Vekili
- Av…
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesi'nde bulunan mülkiyeti hazineye ait … ada …, … ve … parsel sayılı taşınmazların Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin (Yönetmelik) Geçici 7. maddesi uyarınca kiralamasına yönelik olarak davacı tarafından 14/01/2016 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin Didim Kaymakamlığı İlçe Malmüdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi'nce verilen kararda.
Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün 29/01/2015 tarih ve 2028 sayılı, 03/02/2015 tarih ve 2254 sayılı genel yazılarında, anılan Yönetmeliğin Geçici 7. maddesinin yürürlüğe girdiği tarih olan 11/09/2014 tarihinden önce tarımsal amaçla izinsiz olarak kullanılan Hazineye ait tarım arazilerinin fiilen tarımsal amaçla kullanılıyor olması ve bunun Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün anılan genel yazılarında belirtilen belli nitelikteki belgelerle tespiti hâlinde Hazine arazilerini izinsiz olarak kullananlara bu arazilerin 10 yıla kadar kiralanması imkânı tanındığı,
ancak arazilerin belirtilen dönemde tarımsal amaçla kullanıldığının, beyana dayalı olarak değil idareler ya da yargı merciilerince yapılmış tespitlere dayalı olarak ortaya konulması gerektiği; ... tarih ve ..., ..., ... sayılı Didim Kaymakamlığı kararlarıyla hazineye ait ... ada ..., ... ve ... parseli fiilen kullanan davacının tahliyesine karar verildiği, sonrasında davacı tarafından 14/01/2016 tarihinde yapılan başvuruda anılan parsellerin Yönetmeliğin Geçici 7. maddesi uyarınca kendisine kiralanması talebinde bulunulduğu, söz konusu taşınmazlara ilişkin 2012 tarihli taşınmaz tespit tutanaklarında;
taşınmazların boş ve işgalsiz olduğunun belirtildiği, 22/12/2014 tarihli taşınmaz tespit tutanaklarında ise "(10),(15),(17)/05/2014 tarihinden itibaren açma yapılarak zeytin dikildiği beyan edildi" şeklinde bir kayda yer verildiği, bunun haricinde davacının Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemde davaya konu parsellerin tarımsal amaçla kullanıldığını gösterir başkaca bir bilgi ya da belge bulunmadığı; bu itibarla, Hazineye ait parselleri 11/09/2014 tarihinden önceki dönemde tarımsal amaçla kullandığı hususunun davacının kendi beyanı haricinde ortaya konulamadığından,
davacının kiralama talebinin reddine ilişkin dava konusu idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Yönetmeliğin Geçici 7. maddesi mevcut iken Bakanlık kararına dayanılarak kiralama talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, Bakanlık kararına göre esas alınan 11/09/2014 tarihinin yasal dayanağı bulunmadığı, ayrıca Bakanlık kararında belirtilen belgelerden olan ilgili parsellerin tahliyesine yönelik belgelere dayanarak talepte bulunulduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/4178, K. 2022/4214, 14 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama