KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4214 E., 2024/3768 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Esas No
- 2021/4214
- Karar No
- 2024/3768
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Akaryakıt A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait LPG otogaz istasyonunda 08/05/2018 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, istasyonda ve istasyonda bulunan ilan panosunda bayisi olunan dağıtıcı lisansı sahibinin marka ve logosuna yer verilmediğinden bahisle 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b/1) bendi uyarınca 526.043,00-TL-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya ait istasyonda 08/05/2018 tarihinde yapılan denetimde lpg dispenserinde dağıtım firması ... Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin değil ... Gaz firmasının isim ve logosunun tespit edildiği, istasyon tabelasında, kanopisinde ve akaryakıt dispenserlerinde dağıtım firmasının değil Turk Star firmasının isim ve logosunun bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ....... İdari Dava Dairesince.
Kurul tarafından belirlenen "niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olanlar" için otuz günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi halde hakkında geçici durdurma yapılabileceğinin ihtar edileceğine ilişkin düzenlemenin, idari para cezaları yönünden cezalandırılmadan önce hukuka aykırı davranışta bulunan kişi veya kişilere hukuka aykırı durumun ortadan kaldırılması için tanınmış bir hak olduğu,
bu yönüyle kişinin cezalandırılabilmesine ilişkin bir ön koşul teşkil ettiği ve söz konusu fiilleri işleyenler bakımından daha önce böyle bir usul öngörülmeyip, fiilin sabit görülmesi halinde doğrudan idari para cezasına muhatap oldukları dikkate alındığında, anılan Kanun değişikliğinin lehe kanun hükmü niteliğini taşıdığı;
5307 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında sayılan "İstasyonda ve istasyonda bulunan ilan panosunda bayisi olan dağıtıcı lisansı sahibinin marka ve logosuna bayilik sahibinin adı veya ünvanına yer verilmemesi " fiili nedeniyle idari para cezası verilmeden önce ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun niteliği taşıyan söz konusu kuralın davacıya da uygulanması zorunluluğu bulunduğu, bu kapsamda anılan fiil sebebiyle davacıya belirtilen usuller kapsamında ihtar yapılmaksızın doğrudan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddine dair Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, ihtar müessesinin uygulanacak ceza miktarında bir azalma meydana getirmediği dikkate alındığında lehe düzenleme kabul edilemeyeceği, para cezasına konu fiilin sabit olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/4214, K. 2024/3768, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama