KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4249 E., 2025/513 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2025
- Esas No
- 2021/4249
- Karar No
- 2025/513
- Temyiz eden (davacı)
- ... Dağıtım A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Elektrik dağıtım lisansı sahibi davacı şirket tarafından, şirketin 2015 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak, bazı abonelere ilişkin kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti ve tahakkukunda hatalı uygulamalar bulunduğundan bahisle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca söz konusu aykırılığın tekrarlanmaması için ihtar edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının ikinci maddesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürlüğünce davacı şirket hakkında 2015 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak yapılan periyodik inceleme ve denetim sonucu düzenlenen ... numaralı inceleme ve denetim raporunda, örnek olarak seçilen kaçak tespit tutanakları ile ilgili olarak, ... no'lu kaçak tutanağı çerçevesinde düzenlenen kaçak tahakkukuna ilişkin itirazların mevzuatta aşan sürelerde sonlandırıldığı, ... ve ... no'lu kaçak tespit tutanakları çerçevesinde düzenlenen kaçak ek tahakkukuna esas sürenin hesaplanmasında kaçak kullanıma esas sürenin de kaçak ek tahakkuka esas süreye dahil edildiğinin tespit edildiği,
davacının soruşturma esnasındaki yazılı savunmasında anılan aykırılıkları kabul ederek denetim sonrasında aykırılıkların giderildiğinin belirtildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; ayrıca davacı tarafın fiil ile davaya konu ceza arasındaki süre nedeniyle zamanaşımı bulunduğu yönündeki iddiasına, mevzuattaki düzenlemenin Bakanlık denetçileriyle Bakanlık arasında işleyişe yönelik olması nedeniyle itibar edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, fiil ile işlem arasında 5 yıllık süre bulunduğu ve zamanaşımının gerçekleştiği, işlemin hukuki dayanağının bulunmadığı, ... ve ... numaralı kaçak tespit tutanaklarına ilişkin tüketicilere tahakkuk eden miktarın iade edildiği, ... numaralı tutanağa yapılan itiraz neticesinde Kaçak Komisyonunca ilgili tüketiciyle telefon görüşmesi sağlanarak itirazlarını kanıtlayan bilgi ve belgelerin talep edildiği, tüketici tarafından getirilmesi beklenen bilgi ve belgeler nedeniyle süre geçtiği, tüm bu bilgilerin davalı idarede bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/4249, K. 2025/513, 31 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama