KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4347 E., 2022/2240 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2022
- Esas No
- 2021/4347
- Karar No
- 2022/2240
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Sanayi Ticaret ve Dağıtım A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansına sahip davacı tarafından, bayisine ait akaryakıt istasyonunda 03/03/2011 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, kurumsal kimlik çalışmalarının tamamlanmadığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 308.194,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 5015 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılan "dağıtıcının sözleşmeli bayisinde süresi içerisinde kurumsal kimlik çalışmalarını tamamlamaması" fiili nedeniyle idarî para cezası verilmeden önce ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun niteliği taşıyan söz konusu kuralın davacıya da uygulanması zorunluluğu karşısında, lehe kanun hükmü uyarınca önce davacıya ihtar çekilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacı hakkında idarî para cezası verilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, idarelerinin harçtan muaf olduğu, 7164 sayılı Kanun ile getirilen "ihtar" müessesesinin, bu Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce alınmış Kurul kararlarına uygulanmasının mümkün olmadığı zira Kanun'da bu yönde bir düzenlemeye yer verilmediği, ancak mevcut fiilin idarî para cezası gerektiren bir eylem olmaktan çıkartılması veya daha düşük bir cezaya tâbi tutulması hâlinde geçmişe yönelik olarak lehe kanun uygulamasının söz konusu olabileceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/4347, K. 2022/2240, 25 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama