KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4861 E., 2024/5260 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Esas No
- 2021/4861
- Karar No
- 2024/5260
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekilleri
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
971 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete, Kahramanmaraş ilinde bulunan 3,766 MWm/3,691 MWe toplam kurulu gücündeki ... Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES) projesi için 49 yıl süreyle verilen ... tarih ve ... sayılı üretim lisansında yer alan tesis tipinin "kanal tipi"nden "rezervuarlı" şeklinde re'sen düzeltilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından ön lisans başvurusu esnasında sunulan bilgi formunda üretim tesisi tipinin rezervuarlı ve rezervuar alanının 19,6 km² olarak bildirildiği, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendinde, rezervuar alanı 15 km²'nin üzerinde olan tesislerin yenilenebilir enerji kaynağı olmadığının belirtildiği,
15 km²'nin üzerinde rezervuar alanına sahip olan tesislerin hangi hallerde kanal tipi olarak kabul edileceğine yönelik herhangi bir istisnanın da öngörülmediği, dolayısıyla ortak tesis niteliğinde olsa bile 15 km²'nin üzerinde rezervuar alanına sahip tesislerin rezervuarlı olduğunun kurala bağlandığı, diğer taraftan, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında söz konusu tesisin kanal tipi şartlarında işletilebileceğinin ifade edildiği, ancak tesisin rezervuarlı olmadığına yönelik bir tespitin bulunmadığı, bu itibarla, davacı şirkete ait tesisin 15 km²'nin üzerinde rezervuarlı bir tesis olduğu anlaşıldığından,
dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesince, Dairemizin 12/04/2021 tarih ve E:2020/1821, K:2021/1290 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; temyiz incelemesi aşamasında Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/02/2021 tarihli ara kararıyla, DSİ Genel Müdürlüğünden tesisin kanal tipi şartlarında işletilmesinden, anılan tesis tipinin kanal tipi olduğu anlamına gelip gelmediğinin ayrıntılı olarak açıklanmasının istenildiği, verilen cevapta, "bazı hidroelektrik enerji üretim tesislerinde akışa bırakılan can suyunun sahip olduğu enerji potansiyelinin boşa gitmemesi için su tutma yapısına inşa edilen eko-türbin vasıtasıyla enerji kazanımı elde edildiği,
bu şekilde işletilen barajlarda yirmidört saat boyunca kesintisiz olarak ekolojik denge için gerekli olan can suyu belirlenen miktarda akarsu yatağına bırakılırken aynı zamanda enerji de üretildiği, gerçekleştirilen hidroelektrik enerji üretiminin can suyu ile enerji üretimi olarak adlandırıldığı, Adatepe Barajı ve HES projesinde can suyu türbini vasıtasıyla enerji üretildiği, söz konusu baraj sulama, soğutma suyu ve enerji amaçlı olarak inşa edilmiş olmakla beraber enerji üretiminin sadece can suyundan elde edildiği, baraj rezervuarında bulunan sudan enerji üretilmediği,
dolayısıyla proje kapsamında can suyu türbini vasıtasıyla kesintisiz olarak yirmidört saat boyunca can suyu miktarı kadar su akarsu yatağına bırakılarak enerji üretildiği, enerji üretimi esnasında günün her saatinde düzenli olarak akarsu yatağına su bırakılması, davacı şirketin baraj üzerinde depolama yapılması hususunda hiçbir tasarrufunun ve yetkisinin bulunmaması ve can suyu olarak bırakılan suyun enerji üretimine katkı sunması hususları göz önünde bulundurulduğunda işletme şartları gereği tesisin kanal tipi bir enerji üretim tesisi olduğunun" belirtildiği;
Buna göre, ...
Barajı ve HES projesinin doğal yaşamın ve ekolojik dengenin korunması amacıyla akarsu yatağına bırakılması zorunlu olan can suyundan enerji üretilmesine yönelik olduğu, kesintisiz ve sabit olarak yatağa bırakılan suyun miktarına ve akış hızına davacı şirketin müdahale imkanının bulunmadığı, başka bir anlatımla, akarsu yatağına bırakılan su miktarı ve hızıyla doğru orantılı olarak enerji üretilebildiği, baraj rezervuarında depolanan suyun enerji üretimi amacıyla kullanılmadığı,
can suyu ile enerji üretiminin, akarsu yatağı üzerine inşa edilen barajda oluşturulan rezervuar sayesinde depolanan su vasıtasıyla talebe bağlı olarak gerçekleştirilen enerji üretiminden farklılık arz ettiği, ...
Barajı ve HES projesinde depolamalı hidroelektrik enerji üretim tesislerinden farklı olarak can suyu ile enerji üretimi gerçekleştirildiği, bu enerji üretim yöntemi için akarsu yatağına zorunlu olarak bırakılması gereken sudan faydalanıldığı, baraj rezervuarında depolanan suyun enerji üretiminde kullanılmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı şirket tarafından ön lisans başvurusu esnasında sunulan bilgi formunda üretim tesisi tipinin rezervuarlı, rezervuar alanının 19,6 km², rezervuar hacminin 404 hm³ ve gövde hacminin 5,72 hm³ olarak bildirildiği, projenin rezervuar alanının 19,6 km² olması ve 5346 sayılı Kanun'da tanımlanan yenilenebilir enerji kaynakları arasında yer almaması nedeniyle tesis tipinin rezervuarlı şeklinde re'sen düzeltildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/4861, K. 2024/5260, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama