KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4956 E., 2024/2681 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- Esas No
- 2021/4956
- Karar No
- 2024/2681
- Temyiz eden (davacı)
- ... A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
697 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 01/04/2013-01/07/2013 tarihleri arasındaki dönemde taahhütlerini herhangi bir sebeple sonlandıran abonelerin cayma bedellerinin "Abonelere Yapılacak İadelerde Uygulanacak Usul ve Esaslar" çerçevesinde hak sahiplerine iade edilmesine yönelik ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının ve anılan karara yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı'nca taahhütlerini herhangi bir sebeple sonlandıran abonelerin cayma bedellerinin "Abonelere Yapılacak İadelerde Uygulanacak Usul ve Esaslar" çerçevesinde hak sahiplerine iade edilmesine yönelik kararının yürürlük tarihinin 01/04/2013 tarihinden 01/07/2013 tarihine ertelenmesine karar verildiği,
bu erteleme işlemine karşı açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 31/10/2019 tarih ve E:2013/1287, K:2019/3354 sayılı kararıyla "tüketicilere tanınan bu hakkın herhangi bir somut ve geçerli nedene dayanmaksızın tüketiciler aleyhine olacak şekilde ertelenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle söz konusu erteleme işleminin iptaline karar verildiği, dava konusu işlemin de bu karar uyarınca tesis edildiği, öte yandan söz konusu karara karşı temyiz başvurusunun da Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 19/11/2020 tarih ve E:2020/545, K:2020/2464 sayılı kararıyla kesin olarak reddine karar verildiği;
Bu durumda, Mahkeme kararlarının gereğinin ilgili idareler tarafından geciktirilmeksizin uygulanmasının gerektiği, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 31/10/2019 tarih ve E:2013/1287, K:2019/3354 sayılı kararının uygulanması kapsamında, 01/04/2013-01/07/2013 tarihleri arasındaki dönemde taahhütlerini herhangi bir sebeple sonlandıran abonelerin cayma bedellerinin "Abonelere Yapılacak İadelerde Uygulanacak Usul ve Esaslar" çerçevesinde hak sahiplerine iade edilmesine yönelik tesis edilen işlem ile bu işleme yapılan itirazın zımnen reddedilmesine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 60. maddesinin 9. fıkrasının haksız ücret tahsili halinde uygulanabileceği, somut olayda haksız ücret tahsilinin söz konusu olmadığı, anılan Kanun maddesinin yürürlük tarihinin 2017 olduğu, 2013 yılına ilişkin cayma bedellerinin iadesinde uygulanmasının kanunun geriye yürümezliği ilkesine aykırı olduğu, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun işlem tesis edildiği,
cayma bedellerinin hesaplanmasına ilişkin her kararın işletmecileri doğrudan ilgilendirdiği ancak davalı idare tarafından yedi yıl süren ve davacı şirketin haberdar edilmediği davanın sonucunun davacıya yükletildiği, bu durumun hukuki belirlilik, güven ve mahkemeye erişim hakkına aykırı olduğu, söz konusu davanın ihbar edilmiş olması gerektiği, Kurul kararında iadeler için öngörülen sürenin makul olmadığı, yedi sene öncesine ait bilgiler üzerinden üstelik sistemler de değişmişken kısa sürede aksiyon alınmasının beklenemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının uygulanması ve tüketici hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Dava konusu Kurul kararı Danıştay'ın ilk derece olarak bakacağı davalar kapsamında olduğundan temyize konu mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/4956, K. 2024/2681, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama