KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/5346 E., 2024/5371 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Esas No
- 2021/5346
- Karar No
- 2024/5371
- Temyiz eden (davacı)
- ... Petrolcülük A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
771 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ...tarih ve ...-... sayılı kararı ile verilen 1.066.327,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 27/04/2017 tarihinde yapılan denetimde, bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve tutarlı veriler içermediği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.066.327,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...-... sayılı Kurul kararının alındığı,
süresi içerisinde ödenmeyen söz konusu idari para cezasının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesine, 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle getirilen değişiklik ile idari para cezasına karşı iptal davası açılmış olmasının kararın yerine getirilmesini durdurmayacağının kurala bağlandığı, bu düzenleme gereğince, söz konusu idari para cezasının 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsilinde, anılan Kurul kararına karşı idare mahkemesinde açılmış bulunan davanın sonucunu bekleme zorunluluğunun bulunmadığı,
öte yandan, dava konusu ödeme emrinin dayanağı anılan Kurul kararına karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, (Anılan Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...
K:... sayılı kararı, Dairemizin 01/11/2024 tarih ve E:2021/4944, K:2024/4371 sayılı kararıyla onanmıştır.) bu durumda vadesinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu ödeme emrinin dayanağı Kurul kararına konu fiil tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında verilen idari para cezalarının kesinleşmeden takip ve tahsil edilemeyeceği, fiil tarihi itibarıyla lehe olan anılan düzenlemelerin kendisini de uygulanması gerektiği, kesinleşmeyen söz konusu idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dava konusu idari para cezasına konu fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca verilen idari para cezalarından kaçakçılık kapsamı dışında olanlara karşı dava açılmasının tahsil işlemlerini durduracağı. 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle yapılan değişiklikle, bu madde uyarınca verilen idari para cezalarına karşı dava açılmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı kurala bağlanmıştır.
Dolayısıyla, söz konusu değişikliğin, idari para cezasına konu fiilin niteliğinde ve cezalandırılması yönündeki iradede değişiklik yapmadığı, fiil için öngörülen ceza miktarlarını da değiştirmediği, yalnızca idari para cezasının tahsilinde takip edilecek usule ilişkin olduğu ve maddi hukuka etkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, idari usul hukuku kapsamında değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, idari usul hukukuna hakim olan derhal uygulanırlık ilkesi gereği, idari usul hukukuna ilişkin hükümlerin tamamlanmış olan işlemler hariç olmak üzere yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal uygulanacağı dikkate alındığında, dava konusu idari para cezasının tahsilinde işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Kanun hükümlerinin uygulanacağı açıktır. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/5346, K. 2024/5371, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama