KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/1140 E., 2024/6041 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Esas No
- 2022/1140
- Karar No
- 2024/6041
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Hayvancılık İnşaat Mühendislik Elektrik ve Elektronik
Karar Metni
859 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Turizm Madencilik İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirket tarafından, akaryakıt istasyonunda 10/06/2020 tarihinde yapılan denetimde, kurulu otomasyon sistemine müdahale edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca 153.225,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının bayisine ait akaryakıt istasyonunda 10/06/2020 tarihinde yapılan denetimde düzenlenen denetim tutanağı, soruşturma raporunda yer alan bilgi ve belgeler ile dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; davacı şirketin 06/06/2020 tarihli servis formunda "otomasyon bilgisayarı arızalı" şeklinde arıza bildirdiği,
ELPO firması yetkilisinin tespit edilen arıza olarak servis formuna "otomasyon bilgisayarı arızalı olduğundan otomasyon pasif duruma düşmüştür" şeklinde açıklama girdiği ve ve istasyonun kendi servisini çağıracağı şeklinde not düştüğü, 10/06/2020 tarihli servis formunda ise "otomasyon bilgisayarının sorunu giderilerek tekrar otomasyon kurulumu yapılacaktır..." şeklinde arıza bildirildiği,
servis formlarında yer alan arıza bildirimlerinden, istasyon otomasyon sistemine ait bilgisayarın arızalı olduğunun, dolayısıyla verilerin otomasyon sistemine yansımadığının, yapılan arıza bildirimlerine rağmen arızanın giderilmediğinin ve otomasyon sistemi arızalı olduğu halde bayinin faaliyetine devam ettiğinin anlaşıldığı, denetim tutanaklarında; istasyonun otomasyon sisteminin kapatıldığının ve çalışmadığının ve yakıt satışının manuel olarak devam ettiğinin, akaryakıt pompa yazar kasasının kablolarının çıkartılarak devre dışı bırakıldığının tespit edildiğinin belirtildiği,
ayrıca dava dilekçesinde, arızanın devam ettiği sürede, daha önceden ödemesini yapan, sabit müşteri konumunda olan müşterilerin mağdur olmaması açısından, dağıtım şirketi ve otomasyon firmasının bilgisi dahilinde, ödeme kaydedici cihazlar manuel konuma alınmak suretiyle satış yapıldığının ikrar edildiği, bu durumda, davacı şirketin, otomasyon sistemindeki arıza giderilmediği halde akaryakıt hareketine konu eylemler (dolum, satış vb.) gerçekleştirdiğinin sabit olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesince; piyasada faaliyet gösteren bayilik lisansı sahiplerinin, dağıtıcıların, akaryakıt istasyonlarında kurmakla yükümlü oldukları istasyon otomasyon sistemine izinsiz müdahele edemeyecekleri, stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda, günlük olarak izlenebilmesini teminen istasyonlarında kurulu olan otomasyon sisteminin güvenliğinden sorumlu oldukları ve istasyon otomasyon sisteminin çevrim içi olmayan yerlerinde (tank, pompa v.s) akaryakıt satışı ve dolum yapamayacakları,
buna aykırı fiilde bulunduğu tespit olunan bayilik lisansı sahiplerine 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi (29/04/2021 tarih ve 7318 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile eklenen fıkra nedeniyle [ı] bendi haline gelmiştir.) uyarınca idari para cezası verilebileceği;
Dava konusu idari para cezasının tesis edilmesine sebep olan olayın, bayilik lisansı sahibi olan davacı şirkete ait istasyonda otomasyon sisteminin sağlıklı ve düzenli çalışmaması ve akaryakıt dolum ve satışlarının otomasyon sistemine tam yansımaması olduğu, anılan eylemin karşılığında ise "Lisans sahibinin temel hak ve yükümlülükleri" başlıklı 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının ihlali nedeniyle idari para cezasının tesis edildiğinin görüldüğü,
ancak dava dosyasında mevcut olan tespite göre faaliyetin usulüne uygun yürütülmemesinden dolayı davacıya idari yaptırım uygulanması mümkün ise de davacıya isnat edilen fiilin karşılığının 19. maddede idari yaptırım olarak belirlenmediği anlaşıldığından, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca verilen dava konusu idari para cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, usul yönünden, harçtan muaf olmalarına rağmen aleyhlerine harca hükmedildiği; esas yönünden ise, lisans sahiplerinin kanun ve diğer mevzuata uygun hareket etmeleri gerektiği hususunun 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlendiği, davacının bu düzenlemelere aykırı hareket ettiği açık olduğundan dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2022/1140, K. 2024/6041, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama