KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2397 E., 2024/1346 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- Esas No
- 2022/2397
- Karar No
- 2024/1346
- Temyiz eden (davacı)
- ... A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
829 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davalı idareden alınan yetkilendirme kapsamında elektronik haberleşme hizmeti veren davacı şirket tarafından, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği uyarınca 2015 yılına ait gelir tablosunda yer alan net satışların on binde otuzbeşi oranında idari ücret ödenmesinin gerektiğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin, elektronik haberleşme hizmeti kapsamında olmadığı iddia edilen hizmetlere ilişkin 896.886,57-TL'lik kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü için gerekli görüldüğünden Mahkemelerinin 05/11/2019 ve 28/01/2021 tarihli ara kararları ile davalı idareden, davacı şirketin talebinin kabul edilmesi durumunda davacı şirketin yetkilendirme faaliyetlerinden elde ettiği gelir üzerinden ödemesi gereken idari ücret tutarının hesaplanarak bildirilmesinin istenildiği,
davalı idarenin 05/03/2021 tarihli cevabi yazısında, "...'in müvekkil Kurum'a ödemesi gereken idari ücret yeniden hesaplanmış olup, davacının 2015 yılı için ödemesi gereken ücretin davacının yetkilendirmesi kapsamına giren faaliyetlerden elde ettiği gelirlerin (3.952.314.629,60-TL) %0.35'i olan, 13.833.101,20-TL olduğu tespit edilmiştir." şeklinde ifadelere yer verildiği,
idari ücret tutarının işletmecilerin sadece yetkilendirme kapsamındaki faaliyetlerinden elde ettiği net satışlar üzerinden alınması gerekirken, davacı şirketin bütün faaliyetlerinden elde ettiği net satışlar üzerinden idari ücretin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemin elektronik haberleşme hizmeti kapsamında olmayan hizmetlere ilişkin 896.886,57-TL'lik kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı;
Öte yandan, karar gerekçesi doğrultusunda davalı idarece yapılacak hesaplama sonrası ayrıca işlem tesis edilebileceğinin açık olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesi'nce; davacı şirketin idari ücret matrahına dahil edilmemesi gerektiğini iddia ettiği kalemlerle ilgili olarak, katma değerli servis satışı, içerik, her türlü kurulum hizmeti, yerinde teknik destek hizmeti, elektronik genel kurul hizmeti, IPTV kurulum ve IPTV ekipman vb. ile faiz gelirlerinin elektronik haberleşme hizmeti sunumundan doğduğu, elektronik haberleşme şebekesinin sağlanması, elektronik haberleşme cihaz ve sistemlerinin üretim, ithal, satış, bakım, onarım hizmetlerinin yürütülmesi ile ilgili hizmetlerin de bu kapsamda olduğu,
elektronik haberleşme sektöründe yetkilendirilmiş olan davacı şirketin yürüttüğü bu hizmetler üzerinden idari ücret ödemekle yükümlü olduğu, cihaz cayma bedellerinin elektronik haberleşme hizmetinin pazarlanmasına ilişkin bir gelir olarak net satışlara dahil edilmesinin gerektiği, faiz gelirlerinin abonelere tahakkuk ettirilen faiz gelirlerinden oluştuğu ve haberleşme gelirlerine bağlı bulunduğu, bunun haricinde kısa veya uzun vadeli mali bir yatırımdan sağlanan bir gelir olmadığı,
gelir paylaşımı gelirleri ve satış primlerinin ise davacı şirketin üçüncü bir şirket ile anlaşarak yetkilendirme kapsamında yürüttüğü faaliyetler (platform kiralama gibi) sonucunda elde ettiği bir gelir olarak esas faaliyet konusu olan elektronik haberleşme hizmeti ile ilgili olduğu, yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan şirketin yetkilendirmeye tabi faaliyetleri ile birlikte yetkilendirme konusu hizmeti yerine getirirken gerekli ve/veya ilgili kalemlerden oluşan faaliyetlerinden elde edilen net satışlar üzerinden idari ücret ödenmesi gerektiği anlaşıldığından,
dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, yetkilendirme konusu olmayan faaliyetlerden elde edilen gelirler için yetkilendirme ücreti niteliğinde olan idari ücret alınamayacağı, yetkilendirme ücretlerinin yalnızca yetkilendirme konusu elektronik haberleşme hizmetlerinden alınabileceği, dava konusu gelir kalemlerine (cihaz satışı, teknik destek ve kurulum hizmetleri, katma değerli servis ve içerik hizmetleri, elektronik genel kurul hizmeti) ilişkin mal ve hizmetlerin hiçbirinin yetkilendirme hizmeti niteliğinde olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, yetkilendirme talebinde bulunan şirketin yalnızca yetkilendirmeye tâbi faaliyetlerde bulunmasının gerektiği, davacı şirketin tüm faaliyetlerinin elektronik haberleşme kapsamında olduğu, yetkilendirmenin kapsamının yalnızca elektronik haberleşme hizmetleri olmadığı, işletmecilerin yetkilendirildikleri elektronik haberleşme hizmetleri için gerekli ve/veya ilgili olmak şartıyla sayısı sınırlandırılmamış diğer hizmetlerin de yetkilendirme kapsamında idari ücrete tâbi olduğu, iadesi talep edilen gelir kalemlerinin tamamının yetkilendirme kapsamındaki idari ücrete tâbi faaliyetlerden doğduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2022/2397, K. 2024/1346, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama