KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/415 E., 2024/4439 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas No
- 2022/415
- Karar No
- 2024/4439
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
867 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında 07/01/2019-21/02/2019 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerinde yer alan eylemleri oluşturduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca elde edilen menfaatin iki katı olan 665.141,10-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... pay piyasasında 04/01/2019 tarihinde 10,74-TL olan pay ağırlıklı ortalama fiyatının 07/01/2019'da yükseliş trendine girdiği ve 21/02/2019 tarihinde yaklaşık %45,82 oranında artış ile 15,65-TL seviyesine ulaştığı, ortalama işlem miktarı önceki 10 işlem gününde yaklaşık 181.759 iken, 2,09 katına çıkarak 379.645 seviyesine ulaştığı, bu nedenle 07/01/2019-21/02/2019 döneminin inceleme dönemi olarak belirlendiği,
inceleme döneminde 4.085.955 adet (%31,65) alım ve 4.160.847 adet (%32,23) satım işlemi olmak üzere toplamda 8.246.802 adet (%31,94) işlem ile en fazla işlemin, 2.682.006 adet işlem ile en fazla fiyat yükseltici işlemin, en fazla kendinden kendine işlemin ve toplam işlemlerin yaklaşık %32’sinin davacı tarafından gerçekleştirildiği, davacının pasif alım emirlerinin %30,71 olduğu, 3 pasif satım emrinden en az biri ile alım emirlerinin yaklaşık %34,80’inin davacı tarafından iptal edildiği, toplam emir iptallerinin, iptal edilen toplam emirlerin yaklaşık %26,83’ünü oluşturduğu,
inceleme dönemi boyunca 239 kez aynı fiyat seviyesinden 1 dakika içinde önce alım, sonra satım veya önce satım, sonra alım şeklinde ters yönlü emirler iletildiği, davacının bu işlemler neticesinde gerçekleştirilen dönem içi alım/satımlar sonucunda oluşan kârının 100.663,90-TL, mülkiyetinde bulunan payların dönem içindeki satışından elde edilen menfaatinin 237.930,00-TL olmak üzere toplam realize menfaatinin 338.594,15-TL,
bu miktardan aracı kuruma ödenen komisyon ile banka sigorta ve muamele vergisinin düşülmesi sonrasında oluşan net realize menfaatinin ise 332.570,55-TL olduğu tespit edilerek idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı;
Davacı tarafından gerçekleştirilen işlem ve emir oranlarının diğer yatırımcılara oranla bariz yüksek ve piyasada belirleyici olduğu, fiyat değiştiren işlemlerle fiyatın yönlendirildiği, iletilen yüksek miktarlı pasif alım emirleri ile piyasada güçlü bir talep izlenimi verilmeye çalışıldığı,
piyasanın işleyişini bozacak işlemlerle (kendinden kendine işlemler) aktif bir piyasa izlenimi oluşturulmaya çalışıldığı ve bu işlemlerle menfaat elde edildiği hususları birlikte dikkate alındığında, davacı tarafından gerçekleştirilen işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerinde yer alan işlemler kapsamında olduğu anlaşıldığından, idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, bahse konu payda gerçekleştirdiği işlemlerin piyasa bozucu eylem niteliğinde olmadığı, gerçekleştirdiği işlemler ve verdiği emirlerin ekonomik ve finansal olarak makul gerekçelere dayandığı, piyasanın güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozmadığı, platformda toplu iptal seçeneğinin bulunmaması ve tek tek emir iptali gerçekleştirirken alım gerçekleştiren kurumsal yatırımcıların hızına yetişemeyerek ucuza satış gerçekleştirmek zorunda kalmak istememesi nedeniyle, toplu satım emirlerinden dönmek için ters pozisyon almak (alım emri vermek) ve dolayısıyla kendinden kendine işlem gerçekleştirmek zorunda kaldığı,
net işlem hacmi göz ardı edilerek hatalı sonuçlara varıldığı, VESBE paylarının inceleme dönemi sonrasında da yükselmeye devam ettiği, ancak kendisinden kaynaklanan olağan dışı ve dönemlik bir yükseliş gibi yansıtıldığı, para cezasına esas tutarın dönem içi alım satımlar sonucunda oluşan miktar olması gerektiği, mal varlığındaki artışın para cezasına esas alınamayacağı, Kurulca idari para cezası takdir edilirken emsal cezalar, temiz sicili, somut olaydaki haksızlık içeriği, kusuru, ekonomik durumu ve piyasanın etkilenme durumunun gözetilmediği, savunmasının hangi nedenle haklı bulunmadığının gerekçelendirilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2022/415, K. 2024/4439, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama