İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2023/1133 K.2023/2886

Dava konusu istem: Gaziemir Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen … tarih ve … ihale kayıt numaralı "Gaziemir Belediyesi Hizmet Araçları Ve İş Makinelerinde 31.12.2011 Tarihine Kadar Kullanılmak Üzere 100.000 Litre Euro Dizel…

Esas2023/1133Karar2023/2886Tarih6 Haziran 2023Okuma15 dk · 2.972 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1133 E., 2023/2886 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
6 Haziran 2023
Esas No
2023/1133
Karar No
2023/2886
Temyiz eden (davacı)
… Denizcilik Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Belediyesi
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.972 kelime·15 dk okuma·11 bölüm

Dava konusu istem: Gaziemir Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen … tarih ve … ihale kayıt numaralı "Gaziemir Belediyesi Hizmet Araçları Ve İş Makinelerinde 31.12.2011 Tarihine Kadar Kullanılmak Üzere 100.000 Litre Euro Dizel Motorin, 180.000 Litre Kırsal Motorin Ve 25.000 Litre 95 Oktan Kurşunsuz Benzin Alım İşi” ihalesinde davacı şirketi ihalelere katılmaktan yasaklı olan C.E.'nin temsil etmesi sebebiyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 17. maddesinin (e) bendi uyarınca,

davacı şirketin bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan (1) yıl süreyle yasaklanmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın 23/03/2011 tarih ve 27883 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan işleminin. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:.

K: … sayılı kararı ile iptal edildiğinden bahisle, teklifinin değerlendirme dışı bırakılması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen kâr kaybına ilişkin olarak şimdilik 30.000,00-TL maddi zararın yasal faizi ile birlikte tazminine hükmedilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce Dairemizin 17/11/2021 tarih ve E:2020/3076, K:2021/3881 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; idare hukuku öğretisine uyarınca, tazminat davalarında idarenin hukukî sorumluluğundan söz edebilmesi için, bir zararın bulunmasının ve bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğmasının, bir başka deyişle zararla idari işlem veya eylem arasında uygun illiyet bağının bulunmasının gerektiği;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları ve tam yargı davaları idari dava türleri arasında sayıldığı, 12. maddesinde, ilgililer haklarını ihlâl eden bir idarî işlem dolayısıyla Danıştay’a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu hâlde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." düzenlemesine yer verildiği;

Davacı şirket hakkında, 4734 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca davacı şirket hakkında bir yıl süre ile kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:. K: … sayılı kararıyla, "...

Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacı şirketin ‘… tarih ve … sayılı ortaklar kurulunda alınan kararda ortaklardan D.Ç. ile İ.Ç.'nin ortaklık pay ve miktarlarının yanlış yazıldığı anlaşıldığından, 20/09/2010 tarihi itibariyle D.Ç.'nin payının 134.000 pay ve 6.700.000-TL olarak, ortaklardan İ.Ç.'nin payının 56.000 adet pay ve 2.800.000-TL olarak değiştirilmesine’ hükmedildiği, ihale tarihi olan 11/11/2010 tarihinden öncesine etki edecek şekilde 20/09/2010 tarihi itibariyle hakkında kamu davası açılmış olan ve bu nedenle yasaklı bulunan İ.Ç.'nin ortaklık payının %50'nin altında olduğu,

davacı şirket hakkında ihalelerden geçici olarak yasaklanması konusunda verilmiş bir karar bulunmadığından bu şirketin Gaziemir Belediyesi tarafından 11/11/2010 tarihinde yapılan "Belediyenin Hizmet Araçları ve İş Makinelerinde 31.12.2011'e Kadar Kullanılmak Üzere 100.000 Litre Euro Dizel Motorin, 180.000 Litre Kırsal Motorin ve 25.000 Litre 95 Oktan Kurşunsuz Benzin Alımı" ihalesine katılmasına yasal bir engel yoktur.

Böyle bir yasal engel olmaması sebebiyle de davacı şirketin 4734 sayılı Kanun’da yer alan yasak fiil ve davranışlarda bulunduğundan da bahsedilemez." ifadeleriyle yasaklama kararının iptaline hükmedildiği, anılan karara karşı yapılan temyiz isteminin, Dairemizin 27/09/2012 tarih ve E:2012/1527, K:2012/2278 sayılı kararıyla temyiz isteminin reddine ve anılan mahkeme kararının onanmasına karar verildiği, karar düzeltme isteminin ise Dairemizin 11/10/2013 tarih ve E:2013/1542, K:2013/2579 sayılı kararıyla reddedilerek anılan mahkeme kararının kesinleştiği;

İdarenin malî sorumluluğunun türlerinden birisinin kusurlu sorumluluk olduğu, bu kavramın hizmet kusuru kavramı ile açıklandığı, kusur kavramının, özel hukuktaki kast, ihmal, dikkatsizlik gibi öznel unsurlar ile tanımlanmadığı, idare tarafından yürütülen bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ya da işletilmesindeki bozukluk ve aksaklık şeklinde nesnel bir tanımlama yapılarak, (kişiselleştirilebilen bir kusurun varlığı aranmaksızın) hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi gibi hâllerden doğan zararların tazmininde idarenin kusurlu sorumluluğu ilke ve esaslarının uygulandığı,

idarenin kusurlu sorumluluğundan bahsedilebilmesi için, öncelikle ortada hizmet kusuru teşkil eden bir durumun varlığının gerektiği, idarenin işlemlerinden doğan zararların tazmin edilmesi amacıyla açılan tam yargı davalarında, idarî işlemin hukuka aykırı olması idarenin hizmet kusurunun varlığını ortaya koyduğu, ancak hizmet kusurunun bulunması yeterli olmadığı, genel sorumluluk koşullarının da gerçekleşmiş olmasının arandığı,

bu koşulların, idarî bir işlem ya da idareden sadır olan ihmalî veya icraî bir eylemin varlığı, tazmin isteminde bulunanın maddî veya manevî bir zararının bulunması ve söz konusu zararın idarenin işlem veya eyleminin bir sonucu olması, yani zarar ile idarî davranış arasında kurulabilen bir illiyet bağının bulunması olduğu;

İdarenin sorumluluğunun koşullarından birisi olan zararın, gerçekleşmiş, kesin ve belli bir zarar niteliğinde olması gerektiği, henüz doğmamış ve doğması muhtemel zararlar ile doğmuş olması kuvvetle muhtemel olmakla birlikte belli bir miktar olarak ispatlanamayan zararların da idare tarafından tazminine karar verilemeyeceği, bunun idare hukuku ve idarî yargılama hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu;

İhalelere katılmaktan yasaklamaya ilişkin işlemlerden dolayı açılacak tazminat davalarında, bu işlemlerden dolayı uğranılan somut ve kesin zararlarla birlikte, ihaleye katılım için ihaleye özgü olarak yapılan ve ispatlanabilen zararların tazmininin istenilebileceği;

Bu itibarla, davacı tarafından, ihalelere katılmaktan yasaklanmasına dair işlemden dolayı uğradığı zararlara ilişkin somut herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı gibi davacı şirketçe uğranıldığı ileri sürülen zararın varsayıma dayandığı görüldüğünden ve varsayıma dayalı olarak tazminata hükmedilemeyeceği, davacı şirketin ihalelere katılmaktan yasaklanmasına ilişkin işlemden dolayı kâr mahrumiyetine dayalı yani menfi zarardan kaynaklı maddi tazminat isteminin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, şirket müdürünün hâkim ortak olmadığı, bu gerekçeyle yasaklama işleminin iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına yönelik işlemin de hukuka aykırı hâle geldiği, teklifi değerlendirme dışı bırakılmasaydı sözleşme akdedileceği ve kâr elde edeceği, elde edemediğin kârın idare tarafından tazmin edilmesi gerektiği, teklif mektubunun imzalayan kişinin şirketin ortağı olmadığı, temyize konu Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Kamu İhale Kurulu kararına karşı dava açılmadığı, ihale tarihi itibarıyla şirket yetkilisinin şirketin hâkim ortağı olduğu, davacının kendi kusurundan menfaat elde etmeye çalıştığı, temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ

A. Maddi Olay

Gaziemir Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen 11/11/2010 tarih ve … ihale kayıt numaralı “Gaziemir Belediyesi Hizmet Araçları Ve İş Makinelerinde 31.12.2011 Tarihine Kadar Kullanılmak Üzere 100.000 Litre Euro Dizel Motorin,180.000 Litre Kırsal Motorin Ve 25.000 Litre 95 Oktan Kurşunsuz Benzin Alım İşi” ihalesi gerçekleştirilmiştir.

Anılan ihale davacı şirketin uhdesinde kalmış, davalı idare tarafından kamu ihalelerine katılmaktan yasaklılık teyit belgesi sorgulaması üzerine davacı şirketin ortağı ve yetkilisi olan İ.Ç. ile davacı şirketi temsilen teklif sunan vekili C.E.’nin kamu ihalelerine katılmaktan yasaklı olduğu tespit edilmiştir.

Tespit üzerine davalı idare 06/12/2020 tarih ve 2854 sayılı kararıyla uyuşmazlık konusu ihalenin iptaline, davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ve davacı şirket tarafından teklif edilen bedelin %3’ü oranında geçici teminatının irat kaydedilmesine karar verilmiştir.

Davacı şirket hakkında İçişleri Bakanlığı'nın 08/04/2011 tarih ve 27899 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararıyla, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 17. maddesinin (e) bendinde yer alan "11. maddeye göre ihaleye katılamayacağı belirtildiği hâlde ihaleye katılmak fiil ve davranışında" bulunduğundan bahisle 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca bir yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir.

Davacı tarafından, İçişleri Bakanlığı'nın anılan kararına karşı açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, anılan kararın temyizi üzerine Dairemizin 27/09/2012 tarih ve E:2012/1527, K:2012/2278 sayılı kararıyla İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davacı tarafından, anılan iptal kararı üzerine, davalı idarece tesis edilen davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması, teminatın gelir kaydedilmesi ve ihalelere katılmaktan yasaklamasına yönelik işlemlerin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile irat kaydedilen 23.328,00-TL banka teminat mektubunun irat kaydedildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iade edilmesi,

teklifinin değerlendirme dışı bırakılması sonucu yoksun kalınan kârının şimdilik 30.000,00-TL kısmının ödenmesi ve hukuka aykırı olan yasaklama kararı nedeliyle nedeniyle oluşan 30.000,00-TL manevi zararın tazminine hükmedilmesi istemiyle 17/05/2013 tarihinde dava açılmıştır. Anılan davanın ...

İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı karayla reddedilmesi üzerine davacı tarafından temyiz edilmiş, temyiz istemini değerlendiren Dairemiz 20/06/2019 tarih ve E:2013/2084, K:2019/2178 sayılı kararıyla davacının 23.328,00 TL’lik maddî tazminat isteminin dayanağının geçici teminatın irat kaydedilmesi, 30.000,00 TL’lik yoksun kalınan kâra ilişkin maddî tazminat isteminin dayanağının teklifinin değerlendirme dışı bırakılması, 30.000,00 TL’lik manevî tazminat isteminin ise ihalelere katılmaktan yasaklama işlemine dayandığı,

farklı hukukî sebebe dayanan, farklı mahkemelerin yetkisinde bulunan ve farklı idarelerin husumetiyle görülmesi gereken tazminat istemlere karşı ayrı ayrı dava açılması gerektiği, aynı dilekçeyle açılan bu davada 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilmesinde usule uygunluk bulunmadığı belirtilerek ilk derece mahkemesinin anılan kararının bozmasına kararı verilmiştir.

Anılan bozma kararı üzerine ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine uygun olmadığından bahisle dilekçenin reddine karar verilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

B. İlgili Mevzuat

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 11. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Bu Kanun ve diğer kanunlardaki hükümler gereğince geçici veya sürekli olarak kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmış olanlar ile 12/04/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan veya örgütlü suçlardan veyahut kendi ülkesinde ya da yabancı bir ülkede kamu görevlilerine rüşvet verme suçundan dolayı hükümlü bulunanların ihalelere katılamayacakları" kurala bağlanmışken, 01/11/2012 tarih ve 6359 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle;

bu bentte yer alan “olarak” ibaresinden sonra gelmek üzere “idarelerce veya mahkeme kararıyla” ibaresi eklenmiştir. Bu değişiklikten sonra (a) bendi.

"Bu Kanun ve diğer kanunlardaki hükümler gereğince geçici veya sürekli olarak idarelerce veya mahkeme kararıyla kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmış olanlar ile 12/04/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan veya örgütlü suçlardan veyahut kendi ülkesinde ya da yabancı bir ülkede kamu görevlilerine rüşvet verme suçundan dolayı hükümlü bulunanlar" şeklini almıştır.

4734 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, anılan Kanun'un 11. maddesine göre ihaleye katılamayacağı belirtildiği hâlde ihaleye katılan kişiler hakkında aynı Kanun'un dördüncü kısmında belirtilen hükümlerin uygulanacağı kuralına yer verilmiştir.

4734 sayılı Kanun'un 59. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, "Taahhüt tamamlandıktan ve kabul işlemi yapıldıktan sonra tespit edilmiş olsa dâhi, 17. maddede belirtilen fiil veya davranışlardan Türk Ceza Kanunu'na göre suç teşkil eden fiil veya davranışlarda bulunan gerçek veya tüzel kişiler ile o işteki ortak veya vekilleri hakkında Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre ceza kovuşturması yapılmak üzere yetkili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur.

Hükmolunacak cezanın yanısıra, idarece 58. maddeye göre verilen yasaklama kararının bitiş tarihini izleyen günden itibaren uygulanmak şartıyla bir yıldan az olmamak üzere üç yıla kadar bu Kanun kapsamında yer alan bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan mahkeme kararıyla 58. maddenin ikinci fıkrasında sayılanlarla birlikte yasaklanırlar.

Bu Kanun kapsamında yapılan ihalelerden dolayı haklarında birinci fıkra gereğince ceza kovuşturması yapılarak kamu davası açılmasına karar verilenler ve 58. maddenin ikinci fıkrasında sayılanlar yargılama sonuna kadar Kanun kapsamında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılamaz. Haklarında kamu davası açılmasına karar verilenler, Cumhuriyet Savcılıklarınca sicillerine işlenmek üzere Kamu İhale Kurumu'na bildirilir..." kuralına yer verilmiştir.

C. Hukukî Değerlendirme

Ceza Hukuku'nun genel ilkelerinden olan ve idarî yaptırımlar bakımından da uygulanma alanı bulan "Lehe olan kanunun uygulanması" ilkesi gereğince idarî yaptırımla ilgili hükümlerde, bu yaptırıma karşı açılan dava sürerken bir değişiklik yapılması durumunda, davada failin lehine olan düzenlemeler uygulanacaktır.

4734 sayılı Kanun'un 11. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesi değiştirilerek, kamu ihalelerinden yasaklanmış olma hâlinin idarî bir işlem veya mahkeme kararının bulunması şartına bağlanması öngörülmüş, böylece, haklarında kamu davası açılmasına karar verilmesi nedeniyle yargılama sonuna kadar Kanun kapsamında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılamayacak durumda olanlar, idarelerce veya mahkeme kararıyla kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmış olmadıklarından, Kanun'un 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamı dışına çıkarılarak bunlar yönünden lehe düzenleme yapılmıştır.

Bu itibarla, 11. maddenin son fıkrasının, sadece idarelerce veya mahkeme kararıyla kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmış olanlar hakkında uygulanabileceği açıktır.

Öte yandan, Kanun'un 59. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, hakkında kamu davası açılmasına karar verilenlerin yargılama sonuna kadar Kanun kapsamında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılamayacağı yönündeki kuralın yürürlüğü devam ettiğinden, hakkında açılmış bir kamu davası olmasına rağmen ihaleye katılan isteklilerin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması gerekmektedir. Başka bir anlatımla, Kanun'un 11. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yapılan değişikliğin, haklarında kamu davası açılan isteklilerin ihale dışı bırakılmasına herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.

6359 sayılı Kanun'la yapılan düzenleme ile, haklarında kamu davası açılmasına karar verilmesi nedeniyle, yargılama sonuna kadar Kanun kapsamında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılamayacak durumda olanların, 4734 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamı dışına çıkartılmış olması, ceza hukuku ilkelerinden olan lehe kanunun geçmiş olaylar da uygulanması ilkesi kapsamında kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanma ve geçici teminatın irat kaydına ilişkin davalarda göz önüne alınması gerekmekteyse de, 4734 sayılı Kanun'un 59. Maddesi uyarınca davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasının hukuka uygundur.

Bu itibarla, davacının teklifini değerlendirme dışı bırakmasına yönelik idarî işlemin hukuka uygun olduğu ve davalı idarenin kusuru bulunmadığından, temyize konu Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmadığı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Gaziemir Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen … tarih ve … ihale kayıt numaralı “Gaziemir Belediyesi Hizmet Araçları Ve İş Makinelerinde 31.12.2011 Tarihine Kadar Kullanılmak Üzere 100.000 Litre Euro Dizel Motorin,180.000 Litre Kırsal Motorin Ve 25.000 Litre 95 Oktan Kurşunsuz Benzin Alım İşi” ihalesi gerçekleştirilmiştir.

Anılan ihale davacı şirketin uhdesinde kalmış, davalı idare tarafından kamu ihalelerine katılmaktan yasaklılık teyit belgesi sorgulaması üzerine davacı şirketin ortağı ve yetkilisi olan İ.Ç. ile davacı şirketi temsilen teklif sunan vekili C.E.’nin kamu ihalelerine katılmaktan yasaklı olduğu tespit edilmiştir.

Tespit üzerine davalı idare … tarih ve … sayılı kararıyla uyuşmazlık konusu ihalenin iptaline, davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ve davacı şirket tarafından teklif edilen bedelin %3’ü oranında geçici teminatının irat kaydedilmesine karar verilmiştir.

Davacı şirket hakkında İçişleri Bakanlığı'nın 08/04/2011 tarih ve 27899 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararıyla, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 17. maddesinin (e) bendinde yer alan "11. maddeye göre ihaleye katılamayacağı belirtildiği hâlde ihaleye katılmak fiil ve davranışında" bulunduğundan bahisle 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca bir yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir.

Davacı tarafından, İçişleri Bakanlığı'nın anılan kararına karşı açılan davada … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, anılan kararın temyizi üzerine Dairemizin 27/09/2012 tarih ve E:2012/1527, K:2012/2278 sayılı kararıyla İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davacı tarafından, anılan iptal kararı üzerine, davalı idarece tesis edilen davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması, teminatın gelir kaydedilmesi ve ihalelere katılmaktan yasaklamasına yönelik işlemlerin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile irat kaydedilen 23.328,00-TL banka teminat mektubunun irat kaydedildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iade edilmesi,

teklifinin değerlendirme dışı bırakılması sonucu yoksun kalınan kârının şimdilik 30.000,00-TL kısmının ödenmesi ve hukuka aykırı olan yasaklama kararı nedeliyle nedeniyle oluşan 30.000,00-TL manevi zararın tazminine hükmedilmesi istemiyle 17/05/2013 tarihinde dava açılmıştır. Anılan davanın ...

İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı karayla reddedilmesi üzerine davacı tarafından gerçekleştirilen temyiz istemini değerlendiren Dairemiz, 20/06/2019 tarih ve E:2013/2084, K:2019/2178 sayılı kararıyla davacının 23.328,00 TL’lik maddî tazminat isteminin dayanağının geçici teminatın irat kaydedilmesi, 30.000,00 TL’lik yoksun kalınan kâra ilişkin maddî tazminat isteminin dayanağının teklifinin değerlendirme dışı bırakılması, 30.000,00 TL’lik manevî tazminat isteminin ise ihalelere katılmaktan yasaklama işlemine dayandığı,

farklı hukukî sebebe dayanan, farklı mahkemelerin yetkisinde bulunan ve farklı idarelerin husumetiyle görülmesi gereken tazminat istemlere karşı ayrı ayrı dava açılması gerektiği, aynı dilekçeyle açılan bu davada 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilmesinde usule uygunluk bulunmadığı belirtilerek ilk derece mahkemesinin anılan kararının bozmasına kararı verilmiştir.

Anılan bozma kararı üzerine ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine uygun olmadığından bahisle dilekçenin reddine karar verilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin 7. fıkrasında, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "İdari dava türleri şunlardır: (...) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları (...)" kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idarî eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarî işlemlerden doğan zararların tazmin edilmesi amacıyla açılan tam yargı davalarında, idarî işlemin hukuka aykırı olması idarenin hizmet kusurunun varlığını ortaya koymaktadır. Ancak, hizmet kusurunun bulunması yeterli olmayıp, genel sorumluluk koşullarının da somut olayda gerçekleşmiş olması aranmaktadır. Bu koşullar ise, idarî bir işlem ya da idareden sadır olan ihmalî veya icraî bir eylemin varlığı, tazmin isteminde bulunanın maddi veya manevi zararının bulunması ve söz konusu zararın idarenin işlem veya eyleminin bir sonucu olması, yani zarar ile idarî davranış arasında kurulabilen bir illiyet bağının mevcudiyetidir.

Davacının zararının olup olmadığı tartışılmadan önce idareye atfedilebilecek herhangi bir kusurun olup olmadığı incelenmelidir.

Davacı şirketin yasaklanmasına ilişkin işlem, davacı tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacı şirketin yetkilisi olan İ.Ç.'nin ihale tarihi itibarıyla %50'den fazla oranda ortağı olmadığının sabit olduğundan bahisle iptal edilmişse de, anılan davanın 20/01/2011 tarihinde açıldığı, 25/01/2011 tarihinde ortaklar kurulu kararına pay oranlarının sehven yanlış yazıldığının tespit edildiği, ancak teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına 06/12/2010 tarihinde karar verildiği, dolayısıyla idareye atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı görülmektedir.

Bu itibarla, idareye atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığından, temyize konu Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,

6. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,

7. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2023/1133, K. 2023/2886, 6 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi …'ın Düşüncesi
  6. A. Maddi Olay
  7. B. İlgili Mevzuat
  8. C. Hukukî Değerlendirme
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Maddi Olay
  12. İlgili Mevzuat
  13. Hukuki Değerlendirme
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2023/1133
Karar No
2023/2886
Tarih
6 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2023/1134 K.2023/4178
  • Danıştay 9. Daire E.2023/1134 K.2023/2319
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/1135 K.2023/1523
  • Danıştay 13. Daire E.2023/1136 K.2023/2933
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/1137 K.2023/1414
  • Danıştay 9. Daire E.2023/1140 K.2023/2341

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.