İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2023/1548 K.2024/570

2-... Kömür İşletmeleri Kurumu VEKİLİ : Av. ...

Esas2023/1548Karar2024/570Tarih6 Şubat 2024Okuma13 dk · 2.690 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1548 E., 2024/570 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
6 Şubat 2024
Esas No
2024/980
Karar No
2024/1709
Temyiz eden (davalılar)
1-...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.690 kelime·13 dk okuma·15 bölüm

2-... Kömür İşletmeleri Kurumu VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR YANINDA

MÜDAHİLLER

1-... Teknoloji Savunma Enerji ve Maden Sanayi ve Ticaret AŞ 2-... İş Makinaları Maden Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ 3-... İnşaat Nakliyat Pazarlama Sanayi ve Ticaret AŞ VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Altıncı Dairesinin 27/02/2024 tarih ve E:2022/4608, K:2024/1245 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Şırnak ili sınırları içerisindeki IR:... (S:...) ruhsat numaralı sahada asfaltit üretim faaliyetlerinin devamı amacıyla ekli listede belirtilen taşınmazların Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 25/02/2022 tarih ve 31761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/02/2022 tarih ve 5243 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın, Şırnak ili, Merkez ilçesi, ... Köyü, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 27/02/2024 tarih ve E:2022/4608, K:2024/1245 sayılı kararıyla;

Davada süre aşımı bulunduğu yönündeki davalı idarelerin itirazları yerinde görülmemiş,

Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5., 6., 27. maddeleri ile 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 46. maddesine yer verilerek,

Acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerektiği, burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise, olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağının tabii olduğu,

Diğer taraftan, acelelik halinin varlığının ortaya konulmasının, işlemin temel dayanağını teşkil ettiği, acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerektiği,

Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceğinin açık olduğu,

2942 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca; kamu idareleri tarafından kamulaştırma yapılabilmesi için kamu yararının bulunması gerektiği, kural olarak kamu yararı kararının alınması ve bu kararın anılan maddede sayılan merciiler tarafından bir idari işlem ile onaylanması gerektiği, anılan Kanun hükmü doğrultusunda Cumhurbaşkanı veya Bakanlıklar tarafından verilen kamu yararı kararları dışındaki kamu yararı kararlarının ilgili idarenin onayı ile tamamlanacağının açık olduğu, kamu yararı kararları, anılan maddede sayılan merciiler tarafından onaylanmadıkça hukuken geçerli bir kamu yararı kararının varlığından söz edilemeyeceği,

Uyuşmazlıkta; Dairelerince verilen ara kararına cevaben gönderilen yazı ve eklerinin incelenmesinden, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunca alınan 03/02/2022 tarih ve 3/29 sayılı kamu yararı kararının Bakan tarafından idari işlem ile onaylandığına dair herhangi belgenin dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla kamu yararı kararının 2942 sayılı Kanun'un 6. maddesine uygun olarak tamamlanmadığı, bu itibarla, dava konusu acele kamulaştırma işleminin dayanağının bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği,

Öte yandan; işletme ruhsatı bulunan sahada faaliyetin devamı için anılan taşınmazlara ihtiyaç bulunduğu, taşınmaz maliklerinin kamulaştırma talebini kabul etmedikleri, olağan kamulaştırma sürecinin uzun sürdüğü, istihdamın ve ülke ekonomisine katkının arttırılması gerekçesiyle acele kamulaştırma kararının alındığı, işletmenin faaliyetinin devamlılığının öncelikle ekonomik yarar yönünden irdelendiği, acele kamulaştırma yoluna gidilmezse kamunun uğraması muhtemel zararlarının neler olduğunun açıkça ortaya konmadığı,

başka bir anlatımla dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren nedenlerin ve "acelelik hali"nin somut olarak ortaya konulamadığı, dolayısıyla uyuşmazlık konusu olayda, acele kamulaştırma yapılmasını gerektirecek acelelik halinin de mevcut olmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde bu yönden de hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle,

dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davalı idareler tarafından, tüm şartlar yerine getirilerek usulüne uygun bir kamu yararı kararı ile acelelik kararı alındığı, 2942 sayılı Kanun'un 6/1-g maddesinde kamu yararı kararının onaylanmasının açık bir işlemle yapılacağına dair bir şart bulunmadığı, bunun sarih bir işlemle yapılabileceği gibi zımni bir işlemle de yapılabileceği;

olağan kamulaştırma yoluyla uzun bir zamana yayılacak dava sürecinin işletmenin faaliyetlerini tamamen sekteye uğratarak ciddi zararlara sebep olacağı, zaten hali hazırda boş olan ve kullanılamayan arazilerin maden işletmesi olarak da uzun süre atıl kalacağı, yapılan faaliyetlerle yaratılan istihdamın sürdürülememesi sebebiyle bölge ekonomisinin de ciddi zarara uğrayacağı, bütün bu hususlar dikkate alındığında acelelik halinin de bulunduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden Dairesi Başkanlığınca; Şırnak ili, Merkez ilçesinde bulunan İR:...(S:...) ruhsat numaralı saha için Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü adına 13/09/1988 tarihli ve 25 yıllık süreli işletme ruhsatı düzenlenmiştir.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce; Şırnak ili, Merkez ilçesinde bulunan S:... ruhsat numaralı saha için Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü adına 13/09/2013-13/09/2033 tarihleri arasındaki dönem için geçerli olmak üzere IV. grup işletme ruhsatı düzenlenmiştir. Anılan sahadaki madencilik faaliyetlerinin yürütülmesi için Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü ile ... Teknoloji AŞ/... İş Makinaları AŞ/... İnşaat AŞ adi ortaklığı arasında 14/04/2017 tarihli rödövans sözleşmesi imzalanmıştır.

Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun 03/02/2022 tarih ve 3/29 sayılı kararı ile, Şırnak ili, Merkez ilçesi dahilindeki S:... ruhsat numaralı sahada ... Teknoloji AŞ (...)/... İş Makinaları AŞ/...

İnşaat AŞ Kömür İşletmesi Adi Ortaklığı Ticaret İşletmesi ile Kurum arasında yapılan rödovans sözleşmesi kapsamında, tüm kamulaştırma bedelleri ve masraflarının şirket tarafından karşılanması kaydıyla, madencilik faaliyetlerinin devam edebilmesi için Şırnak ili, Merkez ilçesi, Anılmış Köyünde bulunan şahıslara ait toplam 1.168.174,20m² alanlı 656 adet şahıs parselinin üzerindeki ekili, dikili, yapı unsurları ile birlikte kamulaştırılmasını teminen 2942 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (b) fıkrası gereğince kamu yararı kararı alınmasına ve 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırma kararının alınmasına karar verilmiştir.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca, Cumhurbaşkanlığına hitaben yazılan ... tarih ve ... sayılı yazı ile Şırnak ili, Merkez ilçesi dahilindeki S:... ruhsat numaralı sahada madencilik faaliyetlerinin devam edebilmesi için 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırma kararı alınması talep edilmiştir.

Dava konusu 24/02/2022 tarih ve 5243 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Şırnak ili sınırları içerisindeki IR:... (S:...) ruhsat numaralı sahada asfaltit üretim faaliyetlerinin devamı amacıyla ekli listede belirtilen taşınmazların Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.

Bunun üzerine dava konusu acele kamulaştırma kararının davacıya ait taşınmaz yönünden iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.

2942 sayılı Kanun'un 3. maddesinde; "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler." hükmüne yer verilmiş, aynı Kanun'un 5. maddesinde, kamu kurumları yararına kamulaştırmalarda yönetim kurulu tarafından kamu yararı kararı alınacağı düzenlenmiş, 6. maddesinde de, kamu kurumları yönetim kurulu tarafından alınan kamu yararı kararlarının, denetimine bağlı oldukları bakanın onayı ile tamamlanacağı düzenlenmiştir.

Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise.

3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği,

bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dairece, her ne kadar, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunca alınan kamu yararı kararının Bakan tarafından idari işlem ile onaylandığına dair herhangi belgenin dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla kamu yararı kararının 2942 sayılı Kanun'un 6. maddesine uygun olarak tamamlanmadığından, dava konusu acele kamulaştırma işleminin dayanağının bulunmadığı gerekçesine yer verilmiş ise de;

uyuşmazlıkta, 08/06/1984 tarih ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61. maddesi kapsamında kamulaştırma yetkisi tanınan ve 2942 sayılı Kanun'un 5. maddesinde sayılan kamu kurumlarından olan Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Yönetim Kurulunun 03/02/2022 tarih ve 3/29 sayılı kararı ile kamu yararı kararı alındığı, bu kararın 2942 sayılı Kanun'un 6. maddesine uygun olacak şekilde... tarih ve... sayılı üst yazı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bildirildiği ve kamulaştırmanın acele kamulaştırma usulü ile yapılmasının talep edildiği,

anılan Bakanlığın 14/02/2022 tarihli (Bakan imzalı) yazısı ile Cumhurbaşkanlığına talebin iletilmesi üzerine Cumhurbaşkanınca davaya konu acele kamulaştırma kararının alındığı anlaşılmakta olup, 14/02/2022 tarihli yazının Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Yönetim Kurulunca alınan 03/02/2022 tarih ve 3/29 sayılı kamu yararı kararına olur verilmesi anlamına geldiği, diğer bir ifadeyle Bakanca da uygun görülen talebin Cumhurbaşkanlığına iletildiği anlaşıldığından, kamu yararı kararının 2942 sayılı Kanun'un 6. maddesine uygun olarak tamamlandığı sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, işlemin tesis edilme usulü konuya ilişkin kanunlarda öngörülen sistematiğe uygun olup, bu itibarla Dairece yer verilen bu gerekçede hukuka uyarlık görülmemiştir.

Öte yandan, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır.

Bu açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın "Kamu Yararı" ve "Acelelik Hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.

Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının "Kamu Yararı" ölçütü yönünden incelenmesinden;

Uyuşmazlık konusu olayda; acele kamulaştırma kararının, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü ile ... Teknoloji AŞ/... İş Makinaları AŞ/... İnşaat AŞ adi ortaklığı arasında imzalanan 14/04/2017 tarihli rödövans sözleşmesi gereği dava konusu taşınmazı da kapsayan ve Şırnak ili sınırları içerisindeki IR:... (S:...) ruhsat numaralı sahada asfaltit üretim faaliyetlerinin devamı amacıyla amacıyla alındığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, ülkenin doğal kaynaklarından olan madenlerin işletilmesinde ve bu amaçla gerekli taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğu açıktır.

Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın "Acelelik Hali" ölçütü yönünden incelenmesinden;

Uyuşmazlıkta kamu yararı bulunduğuna karar verilerek acelelik kararı alınmış ise de, taşınmaz maliklerinin kamulaştırma talebini kabul etmedikleri, olağan kamulaştırma sürecinin uzun sürdüğü, istihdamın ve ülke ekonomisine katkının arttırılması gerekçesiyle acele kamulaştırma kararının alındığı, işletmenin faaliyetinin devamlılığının öncelikle ekonomik yarar yönünden irdelendiği, acele kamulaştırma yoluna gidilmezse kamunun uğraması muhtemel zararlarının neler olduğunun açıkça ortaya konmadığı, başka bir anlatımla dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren nedenlerin ve "acelelik hali"nin somut olarak ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırma yapılabilmesi için gerekli olan "acelelik hali" gerçekleşmediğinden, acele kamulaştırmaya yönelik Cumhurbaşkanı Kararı'nın dava konusu taşınmaza yönelik kısmında bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu itibarla, acele kamulaştırmaya yönelik Cumhurbaşkanı Kararı'nın dava konusu parsele ilişkin kısmının iptali yolunda verilen temyize konu Daire kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2.Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kısmının iptaline yönelik Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 27/02/2024 tarih ve E:2022/4608, K:2024/1245 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idarelerden Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumuna iadesine, 4.Kesin olarak, 19/09/2024 tarihinde esasta ve gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X-2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesinde, “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” gerekli olan taşınmaz malların acele kamulaştırma işlemine konu edilebileceği belirtilmiştir.

Anılan maddede, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, "aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller" bakımından Kanun'da açık bir düzenleme bulunmadığından, sebep unsuru bakımından idareye takdir yetkisi tanındığı açıktır.

İdarenin takdir hakkının kullanıldığı işlemlerin hukuka uygunluk denetimlerinde, idarenin takdir hakkını ortadan kaldıracak şekilde yargı kararı verilmesinden kaçınılması hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu gibi, aynı zamanda Anayasanın 125. maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen; yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı; yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği yolundaki hükmün de zorunlu bir sonucudur.

Bu bakımdan "açık takdir hatası" ve/veya "ölçülülük ilkesine aykırılık" halleri hariç, idareye tanınan takdir yetkisi üzerinde yargısal tasarrufta bulunulmamalıdır.

İdareye tanınan takdir hakkının, kişilerin mülkiyet hakkı üzerinde etki doğurduğu tartışmasızdır. Mülkiyet hakkı gerek Anayasa'nın 35. maddesinde, gerekse taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınmıştır.

Anayasa'nın bahse konu 35. maddesinde, mülkiyet (ve miras) hakkının, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, ifade edilmiştir. Bu durumda, acele kamulaştırma işleminin Cumhurbaşkanı Kararına dayandığı hallerde, Cumhurbaşkanınca kullanılan takdir hakkı (yasal dayanağı bulunduğundan), kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığı noktasında denetime tabi tutulmalıdır.

Sonuç olarak, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde Cumhurbaşkanına tanınan takdir yetkisinin hukuka uygunluk denetiminin; acele kamulaştırma işleminin kamu yararı amacına hizmet edip etmediği ve kamu yararı ile davacıların kişisel çıkarları arasında adil bir dengenin bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.

Başka bir deyişle, bu hususlar açısından açık takdir hatası bulunup bulunmadığı ve/veya ölçülülük ilkesine aykırı hareket edilip edilmediği noktasında yargısal denetim yapılmalıdır.

Somut uyuşmazlıkta; Anılmış Köyünde bulunan filonda yılda 1.500.000 ton/yıl asfaltitin üretilerek ülke ekonomisine kazandırılacağı, üretilecek asfaltitin ülkemizin yakıt/enerji ihtiyacını karşılayarak katma değer sağlayacak olması ve buradan üretilecek asfaltit miktarı kadar kömür ithalatının önüne geçilecek olması, bölgedeki yatırımların istihdamı ve ülke ekonomisine katkıyı artıracak olması, taşınmaz sahipleri ile yüklenici (rödovansçı) firma ile anlaşma sağlanamaması, mülk sahipleri tarafından mahkemeden tedbir aldırılarak sahadaki üretim faaliyetlerinin durdurulmuş olması hususları bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde kamu yararı ve acelelik halinin bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu durumda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki Daire kararında ise hukuki isabet bulunmadığından temyize konu kararın bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.

KARŞI OY

XX-2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinde "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler." hükmüne yer verilmiş, aynı Kanun'un 5. maddesinde, kamu kurumları yararına kamulaştırmalarda yönetim kurulu tarafından kamu yararı kararı alınacağı, 6. maddesinde de, kamu kurumları yönetim kurulu tarafından alınan kamu yararı kararlarının, denetimine bağlı oldukları bakanın onayı ile tamamlanacağı düzenlenmiştir.

Uyuşmazlıkta; Dairece verilen ara kararına cevaben gönderilen yazı ve eklerinin incelenmesinden, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunca alınan 03/02/2022 tarih ve 3/29 sayılı kamu yararı kararının Bakan tarafından idari işlem ile onaylandığına dair herhangi belgenin dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla kamu yararı kararının 2942 sayılı Kanun'un 6. maddesine uygun olarak tamamlanmadığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, usulüne uygun şekilde tesis edilmiş bir kamu yararı kararının varlığından söz edilemeyeceği ve bu haliyle dava konusu acele kamulaştırma işleminin dayanağının bulunmadığı sonucuna varılarak, Daire kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.

KARŞI OY

XXX-Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın aynen onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.

Danıştay 13. Daire, E. 2023/1548, K. 2024/570, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalılar Yanında
  4. Müdahiller
  5. İstemin Konusu
  6. Yargılama Süreci
  7. Temyiz Edenlerin İddiaları
  8. Karşı Tarafın Savunması
  9. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'un Düşüncesi
  10. Türk Milleti Adına
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Maddi Olay
  13. İlgili Mevzuat
  14. Hukuki Değerlendirme
  15. Karşı Oy
  16. Karşı Oy
  17. Karşı Oy
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2023/1548
Karar No
2024/570
Tarih
6 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2023/1551 K.2024/1019
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/1554 K.2024/209
  • Danıştay 2. Daire E.2023/1557 K.2024/796
  • Danıştay 12. Daire E.2023/1559 K.2024/971
  • Danıştay 3. Daire E.2023/1560 K.2024/737
  • Danıştay 6. Daire E.2023/1562 K.2024/661

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.