KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1751 E., 2024/426 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2024
- Esas No
- 2023/1751
- Karar No
- 2024/426
- Temyiz eden (davacı)
- S.S. … Konut Yapı Kooperatifi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Bursa ili, Nilüfer ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde bulunan taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca 09/11/2022 tarihinde kapalı teklif usulü ile satışına ilişkin ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı kooperatif ile davalı idare arasında 12/05/2003 tarihinde imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin, 2886 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak imzalandığından bahisle feshedildiği, fesih işleminin iptali istemiyle açılan davada.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, anılan Mahkeme kararının Yargıtayca onanarak kesinleştiği, yine davacı kooperatif tarafından, anılan sözleşmenin ifasının sağlanması için Belediye Meclisi'nce eksikliklerin giderilerek yeni bir karar alınması talebiyle 27/11/2012 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada,.
İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile "yargı kararıyla da sözleşmenin geçersizliğine hükmedilmesi karşısında, geçersiz olan bir sözleşmenin ifası yönünde idarenin zorlanamayacağı bu nedenle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, uyuşmazlığa konu taşınmazın Belediyenin mülkiyetinde olduğu ve yetkili organların kararı ile taşınmazın satışının olanaklı olduğu, söz konusu taşınmazla ilgili olarak davacı ve davalı idare arasında imzalanan sözleşmenin geçersizliğinin yargı kararları ile sabit olduğu,
bu durumda, Belediyenin mülkiyetinde olan uyuşmazlığa konu taşınmazın satış ihalesinin, usulüne uygun olarak ilân edildiği, yapılan ilân doğrultusunda gerekli belgeleri temin eden dava dışı isteklinin ihaleye katıldığı, istenen teminat ve belgelerin eksiksiz olduğunun tutanak altına alındığı, ihalenin 116.500.000-TL bedelle dava dışı istekli üzerinde bırakıldığı, ilgili yasal düzenlemelere uyularak uyuşmazlığa konu ihalenin gerçekleştirildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Nilüfer Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararıyla Belediyeye ait taşınmazların satışına karar verildiği, bu kararda da satışı yapılacak taşınmazların ada parsel numaralarının açıkça gösterilmediği, bu nedenle anılan Belediye Meclisi kararına dayanarak idarenin tasarrufta bulunamayacağı, Mahkeme kararına dayanak alınan … Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yönelik olarak yargılamanın iadesi yoluna başvurulduğu, anılan Mahkemece bu konuda henüz bir karar verilmediği, dolayısıyla kesinleşmemiş olan söz konusu Mahkeme ilamına atıf yapılarak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/1751, K. 2024/426, 1 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama