KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1932 E., 2024/4123 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/1932
- Karar No
- 2024/4123
- Temyiz eden (davacı)
- ... Restorasyon İnşaat Taahhüt İnşaat Malzemeleri
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Proje Mimarlık Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 16/11/2020 tarihinde gerçekleştirilen "Mersin-Tarsus ... Mahallesi, ... Ada, ... Parselde Müze Denetiminde Arkeolojik Kazı Yapılması İşi” ihalesi kapsamında sözleşme imzalanan davacı şirketin, yapı denetim elemanlarınca yerinde yapılan incelemelerde E1 ve F1 açmalarının bulunduğu alanın tahrip edildiğinin tespit edildiğinden bahisle, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 25. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 26. maddesi uyarınca 1 (bir) yıl süre ile tüm kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 13/08/2022 tarih ve 31922 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.
26/05/2022 tarihinde saat 16.30 sıralarında kazı alanı ziyaret edildiği sırada herhangi bir müdahalenin olmadığı, ancak ertesi gün saat 08:30'da alana gelindiğinde kültür katmanı da dahil iki açmanın kepçe ile alındığının tespit edilmesi üzerine, konunun Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na iletildiği, bunun üzerine söz konusu alana 06/06/2022 tarihinde Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü yapı denetim elemanlarınca konuyla ilgili yerinde yapılan incelemelerde E1 ve F1 açmalarının bulunduğu alanın izinsiz olarak tahrip edildiğinin tespit edildiği,
öte yandan, paletli kepçe ile alan kişilerin davacı şirketle irtibatının olup olmadığının davalı idarece tespit edilmediğinin davacı tarafından iddia edilmiş ise de, Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 16/05/2022 tarihli yazı ile çalışma alanında yapılan denetimde alanın güvenliğini sağlayacak görevlinin olmadığı, bunun için güvenlik görevlisi/bekçi görevlendirilmesi gerektiğinin davacı şirkete bildirildiği, bu nedenle alanın güvenliğinin hem mesai içinde hem de mesai dışında sağlanması sorumluluğu davacı şirkete ait olduğu,
bu durumda, 4735 sayılı Kanun'un 25/c maddesine aykırı davrandığı sabit olan davacı şirketin ilgili mevzuatta öngörülen usule ve yasal sürelere riayet edilerek ihalelere katılmaktan yasaklanmasına yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, yasaklama kararının 45 günlük süre içinde tesis edilmediği, paletli kepçe ile kullan kişilerin şirketleriyle irtibatının bulunmadığı, aksi yönde kanıt bulunmadığı, kusurlu imalat yapılmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Vakıflar Bölge Müdürlüğünün yazısının tarihinin imza makamının bilgiye muttali olduğu tarih olarak kabul edilmeyeceği işlemin süresi içinde tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/1932, K. 2024/4123, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama