KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2026 E., 2023/4211 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Esas No
- 2023/2026
- Karar No
- 2023/4211
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Mülkiyeti Hazine'ye ait, İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, … Mahallesi'nde bulunan … ada, … parsel sayılı ve 277,74 m2 yüz ölçümlü taşınmazın 05/04/2022 tarihinde açık ihale usûlüyle gerçekleştirilen ihale sonrası dava dışı A.T.'ye satışına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı tarafından, her ne kadar ihale üzerinde bırakılan dava dışı A.T.'nin şartnamede belirtilen süre içerisinde sözleşmeyi imzalamadığı ileri sürülerek anılan kişiye taşınmazın ihale edilmesinin iptali talep edilmiş ise de, sözleşmenin imzalanabileceği süre dâhilinde 3 günlük resmî Ramazan Bayramı tatilinin bulunduğu, şartnamede sözleşmenin imzalanmasına ilişkin tanınan süreye ek süre verilemeyeceğine yönelik hüküm bulunmadığı, idarece ihale uhdesinde bırakılan istekliye sözleşmeyi imzalaması için verilen ek sürede sözleşmenin imzalandığı,
aksi yönde, yani sözleşme imzalamaya davet tarihinden itibaren 10 iş günü içerisinde sözleşmenin imzalanması gerektiğinden bahisle verilecek kararın ihale üzerinde kalan isteklinin hak kaybına uğramasına neden olacağı ve cezalandırılması sonucunu doğuracağı;
Bu durumda, uyuşmazlık konusu ihalede en yüksek teklifi sunan dava dışı A.T.'nin, ihaleyi yapan idarece verilen ek süre dâhil sözleşmenin imzalanması gereken son tarih olan 18/05/2022'den önce 17/05/2022 tarihinde sözleşmeyi imzaladığı anlaşıldığından, dava konusu satış işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ayrıca, davacı tarafından, 15/04/2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun'un 15. maddesinin ikinci fıkrasında, "(...) 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'a göre yapılan satışlarda, satış bedelinin peşin olarak ödenmesi hâlinde satış bedeline yüzde yirmi indirim uygulanır." kuralına yer verildiği, anılan Kanun'da söz konusu düzenlemenin yürürlük tarihi ile ilgili bir istisnanın öngörülmediği, bu itibarla 15/04/2022 tarihinden önce gerçekleştirilen ihalelerde bu kuralın uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, katılımcılar arasında eşitsizliğe neden olduğu,
kamu zararına sebebiyet verileceği iddia edilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin dava konusu satış işleminde uygulanmadığı, ihale üzerinde kalan isteklinin %25 peşin, geri kalan bedelin 24 ay taksitle ödenmesi seçeneğini seçtiği, bu kapsamda söz konusu iddianın dava konusu taşınmazın açık artırma usûlüyle satışı işlemini hukuka aykırı hâle getirmeyeceği anlaşıldığından, bu iddiaya itibar edilmemiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, mevzuatta, ihale kararının kesinleşmesi sonrası sözleşmenin 10 iş günü içinde imzalanması gerektiği kuralına yer verildiği, bu sürenin davalı idarece uzatılmasını öngören herhangi bir düzenleme olmamasına rağmen davalı idarece ek süre verilerek ihalenin dava dışı A.T. üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğu, ihale kapsamında yatırılan teminatın geç iade edilmesi ve ihalenin üzerinde bırakılmaması nedeniyle zarara uğradığı ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının usûl ve hukuka uygun olduğu, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihaî kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usûl ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/2026, K. 2023/4211, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama