KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2554 E., 2023/3864 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2023
- Esas No
- 2023/2554
- Karar No
- 2023/3864
- Temyiz eden (davacı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Müdahil (davacı yanında)
- … Odası (… Şubesi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … (…) Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Müdahil (davalı yanında)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
2.429 kelime·12 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nca, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 21. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca 29/04/2022 tarihinde pazarlık usulü ile gerçekleştirilen, … ihale kayıt numaralı "İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi ve Millet Bahçesine Ait Sosyal Donatılar İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi" ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelerce yapılacak ihalelerde öncelikle açık ihale usulünün esas alınacağı, diğer ihale usullerinin anılan Kanun'da belirtilen özel hâllerde kullanılacağı, idarelerin, ihaleyi pazarlık usulü ile yapabilmesi için, doğal afet, salgın hastalık, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya yapım tekniği açısından özellik arz eden veya yapı veya can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından ivedilikle yapılması gerekliliği idarece belirlenen hâllerde veyahut idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması ve bu nedenlerle ihalenin ivedi olarak yapılması zorunluluğunun doğması şartlarının bir arada ve birbirine bağlı olarak gerçekleşmesinin gerektiği;
İstanbul Havalimanı’nın faaliyete geçmesi ile birlikte Atatürk Havalimanı’nın doğu-batı pistlerinin mevcut hâliyle hizmet vermeye devam ettiği, kuzey-güney pistlerinin ise atıl duruma geldiği, uyuşmazlığa konu millet bahçesi projesinin de atıl pistlerin bulunduğu alanda yapılacak olduğu, öte yandan, ihalenin 68.510,16 m2'lik inşaat alanında konvansiyonel kalıp sistemiyle sosyal donatı inşaatları ve 1.970.000,00 m2'lik alanında millet bahçesi genel altyapı, peyzaj düzenlemesi ve rekreasyon alanı yapımı işlerini kapsadığı ve yapım tekniği açısından özellik arz ettiği anlaşıldığından, pazarlık usulü ile gerçekleştirilen dava konusu ihale işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanuna aykırı biçimde ilan edilmeksizin pazarlık usulü ile gerçekleştirildiği, bu durumun daha uygun bedelle teklif verebilecek firmaların ihaleye girmesine engel olunması nedeniyle kamu zararına yol açtığı, ihaleye konu millet bahçesinin inşa edilebilmesi için gerekli hukuksal dayanağın oluşturulmadığı, 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuata, planlama esasları ve şehircilik ilkelerine aykırı biçimde fiili durum yaratılmasına yol açıldığı, planlara karşı dava açtığı, ihaleye konu alanın esasında hava limanı fonksiyonunda olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davacının davayı açmakta menfaatinin bulunmadığı, ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuata uygun bir şekilde gerçekleştirildiği, ihaleye 8 firmanın davet edildiği, rekabet ortamının sağlandığı, alanın vatandaşların kullanımına bir an önce sunulması gerekliliği ile projenin 1 yıl içerisinde tamamlanmasının planlandığı, davalı yanında müdahil tarafından, temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
TOKİ Başkanlığı’nca, … tarihinde … ihale kayıt numaralı "İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi ve Millet Bahçesine Ait Sosyal Donatılar İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi" ihalesi gerçekleştirilmiştir. Davacı Oda tarafından, anılan ihalenin ve ihaleye çıkılması kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 135. maddesinde, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir. (...)
Bu meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar. (...)" kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, idarî işlemler hakkında menfaatleri ihlâl edilenler tarafından; tam yargı davaları da idarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun 1. maddesinde, Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını icraya kanunen yetkili olup da meslekî faaliyette bulunan yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarları teşkilatı içinde toplayan tüzel kişiliğe sahip Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nin (TMMOB) kurulduğu.
2. maddesinde, TMMOB'nin kuruluş amacının, "a) Bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir oda kurulmasına karar vermek, bu suretle aynı ihtisasa mensup meslek mensuplarını bir Odanın bünyesinde toplamak, merkezde idare heyeti, haysiyet divanı ve murakıplar gibi görevlilere yetecek kadar üyesi bulunmayan Odanın merkezini, Umumi Heyetin belirleyeceği yerde açmak, b) Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak,
meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlâkını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak, c) Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmî makamlarla iş birliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek" olduğu, Birlik ve organlarının kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları belirtilmiştir.
TMMOB Mimarlar Odası Ana Yönetmeliği'nin 6. maddesinde, Mimarlar Odasının amaçları, "a) Mesleki alanda ülke ve kamu çıkarları ile uluslararası gelişmeler çerçevesinde çalışmalar yapmak, mesleğin ve üyelerin değişen toplumsal ve ekonomik yapı içindeki değişen konumlarını izlemek, tespit etmek, değerlendirmek, mesleğin ve üyelerin görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemek, ulusal ve uluslararası ölçekte mesleğin gelişmesini izlemek ve sağlamak, b) Meslek onurunu ve üye haklarını korumak, c) Ülke içinde ve dışında tüm resmi ve özel kuruluşlarla işbirliği yaparak,
mesleğin uygulama ve kuram alanında gelişmesini sağlamak üzere her türlü etkinliklerde bulunmak; bilimsel ve teknik evrakı inceleyerek gereken mesleki denetimleri yapmak, d) Mimarlık uygulamasıyla ilgili standart ve normları, yönetmelik ve teknik şartnameleri araştırmak ve incelemek, gerekli düzenlemeleri yapmak, e) Eğitim kurumlarıyla işbirliği yaparak mesleki eğitimin gelişmesine katkıda bulunmak, f) Üyeler arasındaki dayanışmayı sağlamak ve haksız rekabeti önlemek, g) Mimarlık kültürünün korunmasını ve geliştirilmesini sağlamak, bu doğrultudaki başarılı çalışmaları özendirmek" olarak düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Davacı Oda, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca kurulmuş olan kamu tüzel kişiliğidir. Odaların görev ve yetkileri Anayasa'nın 135. maddesi ile 6235 sayılı Kanun’un 2. maddesinde, "meslek mensuplarının ortak ihtiyaçlarını karşılamak ve bu kişilerin menfaatlerini korumak, meslek mensuplarının faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halkla olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak ve meslek disiplinini ve ahlakını korumak" olarak belirtilmiştir.
Dava ehliyeti, 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinde ilk inceleme aşamasında göz önüne alınacak hususlar arasında sayılmış ve davacının dava açma ehliyeti bulunmaması hâlinde anılan Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. İdarî yargılamada ehliyet, subjektif ehliyet ve objektif ehliyet olarak ikiye ayrılmaktadır.
Objektif ehliyet, taraf ehliyeti ve dava ehliyeti olarak medenî kanundaki hak ehliyeti ile fiil ehliyetine tekabül etmektedir. 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet şartı olan "menfaat ihlâli" kavramı doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşrû, güncel bir menfaat alâkası olarak tanımlanmaktadır.
Sözü edilen menfaat alâkasının varlığı ve sınırları her davada yargı yerince ihtilâfın niteliğine göre belirlenmektedir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının subjektif ehliyetinin varlığı, idarî işlemin doğrudan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşuna yönelik olarak tesisine veya mensuplarının hak ve menfaatlerini ilgilendirmesine bağlıdır.
6235 sayılı Kanun'un kabulünden sonra 18-21 Ekim 1954 tarihleri arasında yapılan 1. Genel Kurulda TMMOB Tüzüğü kabul edilmiş ve Elektrik Mühendisleri, Gemi Mühendisleri, Harita ve Kadastro Mühendisleri, İnşaat Mühendisleri, Kimya Mühendisleri, Maden Mühendisleri, Makine Mühendisleri, Mimarlar, Orman Mühendisleri ve Ziraat Mühendisleri Odalarının kurulması kararlaştırılmıştır. 1968 yılında kurulan Şehir Plancıları Odası ise, bu Genel Kuruldan sonra kurulan Odalar arasında yer almaktadır.
TMMOB Mimarlar Odası ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin resmî internet sitelerinde yer alan bilgilere göre, Osmanlı Devleti döneminde kurulan Mühendishane-i Bahri-i Hümayun (1776), Topçu ve Mimar Mektebi olarak da anılan Mühendishane-i Berri-i Hümayun (1795) ile Sanayi-i Nefise Mektebi Âlisi (1883) Türkiye'de modern anlamda mimarlık eğitiminin öncü okulları olarak kabul edilmektedir. Sanayi-i Nefise Mektebi, Cumhuriyet döneminde 1928 yılında Güzel Sanatlar Akademisi, 1982 yılında Mimar Sinan Üniversitesi, son olarak ise 2004 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi adını alarak varlığını sürdürmüştür.
Türkiye‘de lisans düzeyinde eğitim veren ilk şehir ve bölge planlama bölümü, 1961 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi bünyesinde kurulmuştur.
Şehir planlama mesleğinin konusu, en genel anlamda, ülke düzeyinden yerel ölçeğe kadar her türlü yerleşmede fiziksel/mekansal gelişmelerin bir plan/düzen çerçevesinde biçimlenmesine katkıda bulunmak; şehir plancısı ise, planlı gelişmenin sağlanması için, yerleşmelerin değişiminde etkili olabilecek mekansal, sosyal, demografik, ekonomik ve teknik verilerle estetik, kültürel (tarihi-arkeolojik), doğal/ekolojik etmenleri birlikte değerlendirerek geleceğe yönelik amaç ve hedefleri koyan, uygulama araçlarını ve süreçlerini tanımlayan, karar vericilere alternatif öneriler oluşturan ve bunların uygulanmasında rol alan uzman olarak tanımlanmıştır.
Aktarılan bilgiler doğrultusunda, mimarlık ile bu disiplinden doğmakla beraber zaman içinde ayrılarak bağımsız bir disiplin niteliği kazanan şehir plancılığının birbirinden ayrı meslek disiplinleri olduğu, mimarlığın genel olarak yapıların belirli ölçü ve kurallara uygun olarak yapılması için proje hazırlanıp bunların gerçekleşmesini sağlamaya, şehir plancılığının ise özellikle şehirlerin planlı ve düzenli gelişmesinin sağlanması için plan ve projeler oluşturularak bunların uygulamaya geçirilmesini sağlamaya yönelik faaliyetleri konu aldığı,
meslek mensuplarının farklı ihtisas kolları olma esasına dayalı olarak TMMOB bünyesinde farklı Odalar bünyesinde teşkilatlandıkları ve Odaların amaçlarının da kendi ana yönetmeliklerinde her iki meslek disiplininin kendine özgü karakterine uygun düşecek şekilde ayrı ayrı düzenlendiği görülmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, dava konusu ihalenin ve ihaleye çıkılması kararının, davacı Oda tarafından özetle, "davacı Oda, mesleğin ve meslektaşların hak ve çıkarlarını korumak, şehir planları ve uygulamalarının, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun yapılmasını denetlemek, bu konudaki eksiklikleri, yanlışlıkları ortadan kaldırmak için gerekli çalışmaları yapmakla yükümlüdür.
Davacı Oda, ilgili bakanlık, kamu kurumları, belediyeler ve diğer kuruluş ve makamlarla ilişki içerisinde ülkemizin sağlıklı ve düzenli kentleşmesi, kent planlarının şehircilik esaslarına ve meslek ilkelerine uygun yapılması için; yazışma, görüşme girişimleriyle düzeltilmesini başaramadığı hatalı plan, karar ve uygulamaları yargıya götürmekte, yargı yoluyla çabalarını sürdürmektedir...Dava konusu edilen ihalenin gerçekleştirileceği alan imar planında 'Havalimanı fonksiyonuna haiz bir alanda fiilen millet bahçesi yapımı için ihale yapılması kararı alınması hukuka aykırıdır...
Davalı idare, imar planında havalimanı fonksiyonu olan bir alanda imar planı değişikliğine ihtiyaç duymadan millet bahçesi ihalesi yapma kararı almıştır. İdarenin hangi bilimsel, teknik, ihtiyaç, analiz ve çalışma yapılarak havalimanı fonksiyonu olan bir alanda millet bahçesi yapılması talebini dava konusu ihale ile ortaya koyduğu anlaşılamamaktadır." iddialarıyla bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Aktarılan kuralların ve dosyadaki bilgilerin birlikte incelenmesinden, şehir planları ve uygulamalarına, planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine aykırılık iddialarının Şehir Plancıları Odası'nca ileri sürülebileceği, bu iddialara dayalı olarak ihale işleminin iptalini istemenin Mimarlar Odası'nın kuruluş amaçları ve faaliyet sahası ile ilgili olmadığı, keza dava konusu ihalenin ve ihaleye çıkılması kararının hangi sebeplerle iptali gerektiğinin ve davacı Oda'nın menfaatini ne şekilde etkilediğinin ortaya konulamadığı ve davacı Oda'nın mesleki amaçları dışında faaliyette bulunamayacağı da dikkate alındığında, Mimarlar Odası'nın bakılan davayı açmakta menfaat alâkasının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davacı Oda'nın bakılan davayı açmakta ehliyetinin bulunmadığından, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek verilen davanın reddi yolundaki temyize konu Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/2554, K. 2023/3864, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama