İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2023/2608 K.2024/1191

2) ... Yatırım Ortaklığı A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

Esas2023/2608Karar2024/1191Tarih7 Mart 2024Okuma10 dk · 1.923 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2608 E., 2024/1191 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
7 Mart 2024
Esas No
2023/2608
Karar No
2024/1191
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalılar)
1) ... Bakanlığı
Vekili
Hukuk Müşaviri ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.923 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

2) ... Yatırım Ortaklığı A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

...İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'ce Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. Gayrimenkul Alım, Satım, Kiralama ve Kiraya Verme Yönetmeliği uyarınca 05/04/2023-19/04/2023 tarihlerinde elektronik ihale yöntemiyle gerçekleştirilecek olan ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin ihalenin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; dava konusu ihalenin, %51 hissesi halka açık, özel hukuk tüzel kişisi ve anonim şirket niteliğinde olan Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. tarafından gerçekleştirildiği, anılan şirketin özel hukuk hükümlerine tâbi bir şirket olduğu, ihalenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümlerine göre değil, Gayrimenkul Satış, Kiraya Verme ve Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İhale Yönetmeliği hükümlerine istinaden gerçekleştirildiği,

dolayısıyla özel hukuk hükümlerine tâbi bir şirket tarafından, özel hukuk hükümlerine göre gerçekleştirilen, taşınmazın e-ihale yöntemiyle satışına dair ihalenin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde adli yargı mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, davalı Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin %49'unun davalı Bakanlığın kamu (devlet) iştiraki Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na ait olan bir ortaklık yapısına sahip olduğu gibi, davada Bakanlığın da taraf olduğu, Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığı, ihalenin Maliye Hazinesi adına kayıtlı ve tescilli Milas Milli Emlak Müdürlüğü'nün tasarrufunda bulunan taşınmaza ilişkin olduğu,

yargı yolu belirlenirken söz konusu idari işlemi gerçekleştiren kurumun hukukî statüsünün yanı sıra, işlemin kamu gücüne dayanıp dayanmadığının da göz önünde bulundurulması gerektiği, dava konusu işlemin yalnızca bir satış ihalesi olmadığı, davalı Bakanlığın açıklanan idari işlemleri ile davalı Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. tarafından gerçekleştirilen satış işlemlerinin bir bütün olduğu, taşınmazın rezerv alanında kaldığı, ihale ilan tarihinde rezerv alana dair bir imar planı bulunmadığı, ihale süreci devam ederken imar planlarının onaylandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davalılar tarafından, temyiz edilen Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ

Dairemiz kararının karşı oyunda belirtilen gerekçelerle ihalenin iptali isteminden kaynaklanan davanın görüm ve çözümünün idari yargının görev alanına girdiği ve ivedi yargılama usûlüne tâbi olduğundan, temyiz isteminin incelenerek karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kapsam ve nitelik" başlıklı 1. maddesinin ilk fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanun'da gösterilen usûllere tâbidir." kuralına yer verilmiştir.

2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda söz konusu yargılama usûlünün uygulanacağı; ikinci fıkrasının (g) bendinde, verilen nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kuralları yer almıştır.

2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; sekizinci fıkrasında, ivedi yargılama usûlüne tâbi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamayacağı kurala bağlanmıştır.

Anayasa'nın 142. maddesi uyarınca, Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişleri ve yargılama usûlleri kanunla düzenlenir. Kanun yolları da, yargılama usûlleri arasında yer alır. Yargı yerlerince yapılacak incelemeler sonunda verilecek kararlardan hangisinin kesin olduğunun belli edilmesi dahi, anılan madde hükmü ile Anayasa'daki temel ilkelere ve güvence kurallarına aykırı olmamak üzere yasa koyucunun takdirine bırakılmıştır (AYM kararı, E:1985/23, K:1986/2, Karar tarihi: 20/01/1986).

Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usûllerinin kanunla düzenleneceğini belirten Anayasa’nın 142. maddesinin de kanuni hâkim güvencesinin değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Kanuni hâkim güvencesi, mahkemelerin kuruluş ve yetkileri ile izleyecekleri yargılama usûlünün yasayla düzenlenmesini ve dava konusu olay ortaya çıkmadan önce belirlenmesini gerektirir. Bu düzenleme Anayasa Mahkemesi kararlarında, kişinin hangi mahkemede yargılanacağını önceden ve kesin olarak bilmesini gerektiren doğal hâkim ilkesini koruyan bir hüküm olarak ele alınmaktadır (AYM kararı, Muhammed Deniz başvurusu, B. No: 2014/10728, Karar tarihi:18/07/2018).

Aktarılan kanuni düzenlemelere göre, 6545 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle birlikte 20/07/2016 tarihinden sonra ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı genel kanun yolunun istinaf olarak belirlendiği, yalnızca 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidî olarak sayılan uyuşmazlıklarla ilgili kararlara karşı istinaf kanun yolundan sonra temyiz kanun yoluna da başvurulabileceği, 2577 sayılı Kanun'da düzenlenen özel ve istisnai bir yargılama usûlü olan ivedi yargılama usûlüne tâbi olan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ise ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın doğrudan temyiz kanun yoluna başvurulabileceği açıktır.

Mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna mı, yoksa temyiz kanun yoluna mı başvurulabileceğinin belirlenmesi için öncelikle uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tâbi olup olmadığının tespiti zorunludur.

2577 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ilk fıkrası uyarınca, idarî yargının görevine giren uyuşmazlıkların çözümü bu Kanun'da gösterilen usûllere tâbi bulunduğundan ve anılan Kanun'un 20/A maddesinde yer verilen ivedi yargılama usûlü öncelikle ve süratle sonuçlandırılması önem taşıyan bazı idarî dava türleri için öngörülen özel bir yargılama usûlü olduğundan;

adlî yargının görevinde olduğu değerlendirilen uyuşmazlıklar bakımından Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümünde uygulanacak usûlü belirleyen 2577 sayılı İdari Yargılama Usûlü Kanunu'nda düzenlenen özel bir yargılama usûlü olan ivedi yargılama usûlü uygulanarak karar verilmesi mümkün değildir.

Ayrıca, istisnaî bir yargılama usûlü olan ivedi yargılama usûlünün bu şekilde geniş bir yorum yoluyla genel yargılama usûlü yerine uygulanmasının Anayasal kurallar uyarınca kanunla belirlenmesi zorunlu olan mahkeme kararlarına karşı başvurulacak kanun yolunu etkileyeceği açıktır.

Dosyanın, Dairemizin ... sayılı esasına kayıtlı dosya ile birlikte incelenmesinden, mülkiyeti Hazine'ye ait ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz, ... tarih ve ... sayılı işlemle 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca "rezerv yapı alanı" olarak belirlenmiş,... tarih ve ... sayılı işlemle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na tahsisi uygun görülmüştür.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Emlak Konut) arasında 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yapılacak dönüşüm uygulamalarına ilişkin 30/03/2020 tarihinde işbirliği Protokolü imzalanmış, Protokol'ün 2. maddesinde, proje alanları belirlenmiş.

3. maddesinde, protokolün amacı ve konusu, proje alanı olarak tanımlanan bölgelere yönelik yapılacak uygulamalarda, Bakanlık ve Emlak Konut tarafından gerçekleştirilecek iş ve işlemleri belirlemek olarak tanımlanmış. "Tarafların Yükümlülükleri" başlıklı 4. maddesinde, proje alanında Emlak Konut tarafından yapılacak/yaptırılacak her türlü iş ve işlemlerin bedelinin Bakanlıkça nakdi veya arsa olarak Emlak Konut'a ödeneceği kurala bağlanmış.

7. maddesinde, işbu Protokol'de hüküm bulunmayan hususlarla ilgili ilave düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulması hâlinde ek protokoller tanzim edilebileceği ve düzenlenen bu ek protokollerin işbu Protokol'ün ayrılmaz parçası hâline geleceği belirtilmiştir.

Devamında Bakanlık ve Emlak Konut arasında ... tarihinde, ... tarihli Protokol'e ilişkin Ek Protokol imzalanmış, Ek Protokol'de, taraflar arasında imzalanan protokoller veya ek protokoller kapsamında Emlak Konut tarafından yapım işleri için harcanan/harcanacak bedeller karşılığında, Bakanlık tarafından Emlak Konut'a devredilecek taşınmazlara ilişkin bilgilere yer verilmiş, uyuşmazlığa konu ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz da Bakanlık tarafından Emlak Konut'a devredilecek taşınmazlar arasında sayılmıştır.

Bu durumda, söz konusu taşınmazın 18/07/2022 tarihli Ek Protokol ile Bakanlık tarafından Emlak Konut'a devri kararlaştırılan taşınmazlardan olması, ihalenin Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. tarafından, Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.

Gayrimenkul Alım, Satım, Kiralama ve Kiraya Verme Yönetmeliği uyarınca gerçekleştirilmesi, söz konusu ihaleye ait E-İhale Satış Şartnamesi'ne göre ihale onayının Emlak Konut tarafından yapılacak olması hususları dikkate alındığında, "... ili, ... ilçesi, ...

Köyü, ... ada, ... parselde kayıtlı bulunan taşınmazın satışına ilişkin ihale"nin iptali istemiyle açılan dava konusu uyuşmazlık bir ihaleden kaynaklansa da, kamu gücüne dayalı olmaksızın özel hukuk hükümleri uyarınca gerçekleştirilen taşınmaz satış ihalesinin idarî işlem niteliğinde bir ihale işlemi olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, çözümü adlî yargının görevinde olan, 2577 sayılı Kanun ve bu Kanun'da düzenlenen usûllerin uygulanmasına ve öncelikle sonuçlandırılması özel önem taşıyan uyuşmazlık olarak nitelendirilmesine imkân bulunmayan ve ivedi yargılama usûlü kapsamında olmadığı anlaşılan davada, genel yargılama usûlü yerine ivedi yargılama usûlü uygulanarak karar verilmesinde usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Dava, Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. tarafından, 05/04/2023-19/04/2023 tarihlerinde Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. Gayrimenkul Alım, Satım, Kiralama ve Kiraya Verme Yönetmeliği uyarınca elektronik ihale yöntemiyle gerçekleştirilecek olan ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin ihalenin iptali istemiyle açılmıştır.

Uyuşmazlığa konu taşınmazın mülkiyeti Hazine'ye ait olup ... tarih ve ... sayılı işlemle 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca "rezerv yapı alanı" olarak belirlenmiş, ... tarih ve ... sayılı işlemle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na tahsisi uygun görülmüştür.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (Bakanlık) ile Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Emlak Konut) arasında 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılacak dönüşüm uygulamalarına ilişkin 30/03/2020 tarihinde işbirliği Protokolü imzalanmış, Protokol'de, proje alanları belirlenmiş, proje alanında Emlak Konut tarafından yapılacak/yaptırılacak her türlü iş ve işlemlerin bedelinin Bakanlıkça nakdi veya arsa olarak Emlak Konut'a ödeneceği kurala bağlanmıştır.

Bakanlık ile Emlak Konut arasında ... tarihinde ise,... tarihli Protokol'e ilişkin Ek Protokol imzalanmış, Ek Protokol'de, taraflar arasında imzalanan protokoller veya ek protokoller kapsamında Emlak Konut tarafından yapım işleri için harcanan/harcanacak bedeller karşılığında, Bakanlık tarafından Emlak Konut'a devredilecek taşınmazlara ilişkin bilgilere yer verilmiş, söz konusu taşınmazların, Emlak Konut tarafından Sermaye Piyasası Kurulu'na kayıtlı olarak faaliyet gösteren lisanslı gayrimenkul değerleme şirketine tespit ettirilen bedeller üzerinden devredileceği kurala bağlanmıştır. Uyuşmazlığa konu taşınmaz da anılan Ek Protokol'de Bakanlık tarafından Emlak Konut'a devredilecek taşınmazlar arasında sayılmıştır.

Dava konusu ihaleye ait E-İhale Satış Şartnamesi'nin ekinde sunulan "Satışa Sunulması Planlanan Muhtelif Taşınmazlar Listesi"nde ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... parselde kayıtlı bulunan taşınmazın tapu aktif maliki Maliye Hazinesi olarak gösterilmiştir.

... tarihli Genel Müdürlük Olur'u ile satışa sunulan ... tarihinde sona eren dava konusu ihaleye herhangi bir teklifte bulunulmamıştır. Bunun üzerine uyuşmazlığa konu taşınmazın tapu devrinin Bakanlık ile Emlak Konut arasında imzalanan 18/07/2022 tarihli Ek Protokol'de belirtilen bedeller üzerinden gerçekleştirilmesi talep edilmiştir.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, Bakanlık ile Emlak Konut arasında imzalanan 30/03/2020 tarihli Protokol kapsamında hazırlanan 18/07/2022 tarihli Ek Protokol'de, uyuşmazlığa konu taşınmaz, Bakanlık tarafından Emlak Konut'a devredilecek taşınmazlar arasında sayılmış ise de, ihale tarihi itibarıyla söz konusu taşınmazın Emlak Konut'a henüz devredilmediği, devir işlemlerinin ihale tarihinden sonra başlatıldığı, ihale tarihinde söz konusu taşınmazın Hazine'ye ait olduğu anlaşılmıştır.

4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının Hazine'ye ait taşınmazların daha kısa sürede ekonomiye kazandırılması olduğu belirtilmiş; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 1. maddesinde, genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin satım işlerinin bu Kanun uyarınca yapılacağı kurala bağlanmıştır.

Bu itibarla, ihale tarihi itibarıyla Hazine mülkiyetinde olan uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisinin kamu idarelerinde olduğu, söz konusu taşınmazla ilgili her türlü uygulamanın Hazine taşınmazlarının değerlendirilmesine ilişkin mevzuata tâbi olduğu, kamu idarelerince ancak söz konusu mevzuat uyarınca tasarrufta bulunulabileceği, dolayısıyla Hazine'ye ait taşınmazın satışına ilişkin ihalenin yargısal denetiminin ancak idari yargı tarafından gerçekleştirileceği sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, ihale işlemlerinin 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ivedi yargılama usûlüne tâbi olduğu da açıktır.

Açıklanan nedenlerle, ihalenin iptali isteminden kaynaklanan davanın görüm ve çözümü, idari yargının görev alanına girdiği ve ivedi yargılama usûlüne tâbi olduğundan, İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

Danıştay 13. Daire, E. 2023/2608, K. 2024/1191, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunmaları
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'un Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Usul Yönünden
  11. (X) Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2023/2608
Karar No
2024/1191
Tarih
7 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2023/2611 K.2024/1112
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2611 K.2024/483
  • Danıştay 7. Daire E.2023/2613 K.2024/1350
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2618 K.2024/612
  • Danıştay 7. Daire E.2023/2620 K.2024/1329
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2623 K.2024/520

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.