İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2023/2925 K.2023/6258

3- ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2023/2925Karar2023/6258Tarih26 Aralık 2023Okuma7 dk · 1.443 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2925 E., 2023/6258 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire Müdahiller

Karar tarihi
26 Aralık 2023
Esas No
2023/2925
Karar No
2023/6258
Temyiz eden (davacılar)
1- ..., 2- ...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Belediye Başkanlığı (E- Tebligat
Vekili
Av. ...
Davalı yanında)
1- ... 2- ...
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.443 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

3- ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Bartın ili, Amasra ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi üzerinde bulunan ... Taksi Durağı'ndaki mevcut ticari taksi sayısına 4 (dört) adet yeni taksi plakası eklenmesine ilişkin Amasra Belediye Meclisi'nin... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karar uyarınca eklenen taksi plakalarının ihaleye çıkarılmasına ilişkin Amasra Belediye Meclisi'nin .. tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; dava dilekçesinde, dava konusu işlemlerin davacılar tarafından tebellüğ tarihi olarak 30/12/2022 tarihinin belirtildiği. Mahkeme'nin 02/03/2023 tarihli ara kararı ile davalı idareden, "Dava konusu Bartın İli, Amasra İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi üzerinde bulunan ...

Taksi Durağına eklenen 4 adet yeni ticari taksinin, ihale işlemlerinin bitimini müteakiben anılan durakta fiilen çalıştırılıp çalıştırılmadığı; şayet fiilen çalıştırılıyor ise fiilen hangi tarihte çalışmaya başladığı/başladıkları" sorularak bahse konu yeni ticari taksilerden çalışmaya başlayanların ...

Taksi Durağı'nda çalışmaya başladığı/başladıkları tarihi tevsik edici tüm bilgi ve belgelerin (durak sefer defteri, vergi beyannameleri, kazanç bildirimi, kamera kaydı vesair belgeler) Mahkeme'nin dosyasına gönderilmesinin istenildiği; davalı idare tarafından verilen cevapta, dava konusu 27/04/2022 tarihli ihalenin bitimi ile hak sahibi olan ticari taksi plaka sahipleri tarafından gerçekleştirilen kayıt ve tescil işlemlerini müteakiben fiilen çalışmaya başladıklarının belirtildiği;

hak sahiplerinin ihaleden sonra gerekli işlemleri muhtelif fakat birbirine çok yakın günlerde tamamlayarak (araç tescili, vergi mükellefliği, esnaf odasına kayıt vs.) fiilen çalışmaya başladığı; dava dosyasında yer alan bu belgeler arasında, Amasra Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından müdahillerden ... adına düzenlenen 26/05/2022 tarihli Mesleki Faaliyet Belgesinin bulunduğu; anılan belgede, ...'in 26/05/2022 tarihi itibariyle ...

Taksi Durağı isimli iş yerinde taksicilik faaliyetini sürdürdüğünün belirtildiği; ayrıca, davalı idare tarafından, "davacılardan ...'ın bizzat ihalenin yapıldığı günde salonda hazır bulunmak suretiyle katılım sağladığı" yönünde beyanda bulunulduğu ve buna ilişkin görüntünün dava dosyasına eklendiği anlaşıldığından; bu durumda, gerek 2577 sayılı Kanun hükümleri gerekse Anayasa'nın 125. maddesi dikkate alındığında, kişilerin, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı dava açabilmesinin Anayasal bir hak olarak tanındığı,

bu davaların, yine mevzuatla belirlenen süreler içinde açılması gerektiği, aksi takdirde idarelerin sürekli dava tehdidi altında bulunması nedeniyle idari istikrar ilkesinin ve buna bağlı olarak kamu düzeninin sarsılmasına neden olacağı, somut olayda, ihale üzerinde kalarak davaya konu ticari taksi plakalarında hak sahipliği kazanan kişilerin, ihalenin hemen sonrasında gerekli yasal işlemleri gerçekleştirerek davacılar ile aynı durakta fiilen çalışmaya başladığı hususu dikkate alındığında, davacıların, dava konusu ihaleden en geç fiilen çalışmaya başlanılan 26/05/2022 tarihinde haberdar olduklarının kabulünün gerektiği;

aksinin kabulünün ise, hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağı; bu itibarla, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca özel dava açma süresi öngörülen ve aynı Kanun'un 11. maddesi hükmünün de uygulanma olanağı bulunmayan ihale işlemlerine karşı dava konusu ihalenin öğrenildiği 26/05/2022 tarihinden itibaren otuz günlük dava açma süresi içinde dava açılması gerekmekte iken, bu süre geçirildikten sonra 31/12/2022 tarihinde açılan iş bu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu işlemlerin meclis kararları olduğu, bu kararların herhangi bir şekilde ilan edilmediği, davacının 28/12/2022 tarihinde davalı idareye yaptığı başvuruya verilen cevap ile söz konusu meclis kararlarının kendisine tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden hemen sonra açılan davanın süresi içinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı yanında müdahillerden ... ve Erdem Yalçın tarafından, İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacıların temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,

6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 26/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY

Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası hükmü ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye, işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Anayasa'nın 125. maddesinde de idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin "yazılı bildirim" tarihinden başlayacağı belirtilmiştir.

20/01/1982 tarihinde yürürlüğe giren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda idari yargıda uygulanan “genel yargılama usulü” ve 7. maddesi ile devamı maddelerde de “genel dava açma süreleri” düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan 7. maddesinde, özel süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde idari işlemlere karşı dava açma süresinin "altmış gün" olduğu ve bu sürenin yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır.

Buna karşılık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen 20/A maddesiyle, bir kısım işlemlere karşı açılan davalarda, genel yargılama usulünden farklı olarak, gerek dava gerekse temyiz aşamasında uygulanacak “ivedi yargılama usulü” getirilmiş; ayrıca, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin "otuz gün" olduğu ve bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür. Anılan maddede, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kuralı yer almıştır.

Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idarenin yükümlülüğünün, ivedi yargılama usûlüne tâbi bir idarî işlem söz konusu olduğunda, ilgilinin yanılgıya düşmemesi açısından özel dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak zorunda olduğunun, işleme karşı idarî başvuruda bulunularak itiraz edilmesinin dava açma süresini durdurmayacağının bildirilmesini de kapsadığı kuşkusuzdur.

Ancak kendisine herhangi bir yazılı bildirim yapılmayan ya da yapılan yazılı bildirimde işleme karşı başvuru yolu ve süresi belirtilmeyen ilgililerin hangi sürede dava açacakları konusunda karışıklık yaşamaları ve yanılgıya düşmeleri mümkün bulunmaktadır. Mevzuattan kaynaklanan bu karışıklığın Anayasa’nın 36. maddesinde yer alan mahkemeye erişim hakkını ihlâl eden sonuçlara ulaşmasını engellemek yargı yerine düşen bir görevdir.

Öte yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında, usul kurallarının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tâbi olabildiği,

bununla birlikte, getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiği, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makûl bir orantı olması hâlinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceği, bu ilkelerden hareketle, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine hâlel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan,

kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir esneklikten kaçınılması gerektiği belirtilmektedir.

Bu durumda, ilgililere herhangi bir yazılı bildirimin yapılmadığı ve idari işlemin bir şekilde öğrenilmesi üzerine dava açıldığı durumda, bu kişilerin mevzuattan kaynaklanan bu karışıklık nedeniyle kaç gün içinde hangi merciye başvuracaklarını bilmeleri beklenemeyeceğinden, dava açma süresi hesaplanırken öğrenme tarihinin başlangıç alınması ve aynı şekilde özel dava açma süresinin değil açık, anlaşılabilir ve ulaşılabilir olan genel dava açma süresinin işletilmesi gerekir.

Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla da; yazılı olarak bildirilen ve özel dava açma süresine tâbi olan bir işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda genel dava açma süresinin işletilmesi gerektiği yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, dava dilekçesinde, dava konusu işlemlerin davacılar tarafından tebellüğ tarihi olarak 30/12/2022 tarihinin belirtildiği; davalı idare tarafından, "davacılardan ...'ın bizzat ihalenin yapıldığı günde salonda hazır bulunmak suretiyle katılım sağladığı" yönünde beyanda bulunulduğu ve buna ilişkin görüntünün dava dosyasına eklendiği anlaşıldığından; bu durumda, davacıların, dava konusu ihaleden ihale tarihi olan 27/04/2022 tarihinde haberdar olduklarının kabulünün gerektiği; işbu davanın ise 31/12/2023 tarihinde açıldığı görülmektedir.

Bu itibarla, uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tâbi olduğu ve dava açma süresinin otuz gün olduğu yolunda kendisine yazılı bildirim yapılmayan davacının, ihalenin iptali istemiyle hangi tarihten itibaren dava açması gerektiği hususunda tereddüt yaşadığı ve yanılgıya düştüğü, mevzuattan kaynaklanan bu karışıklığın davacının özel süresi içerisinde dava açmasını zorlaştırdığı anlaşıldığından, mahkemeye erişim hakkının ihlâl edilmemesi açısından uyuşmazlıkta özel yargılama süresinin değil genel yargılama süresinin uygulanması gerekmektedir.

Bu bağlamda, ihalenin öğrenildiği tarihten itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra, 31/12/2023 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, temyize konu Mahkeme kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyu ile gerekçe yönünden karara katılmıyoruz.

Danıştay 13. Daire, E. 2023/2925, K. 2023/6258, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ün Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. (X) Gerekçede Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2023/2925
Karar No
2023/6258
Tarih
26 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2023/2926 K.2023/6505
  • Danıştay 13. Daire E.2023/2927 K.2023/5875
  • Danıştay 13. Daire E.2023/2932 K.2023/6087
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2934 K.2023/3120
  • Danıştay 3. Daire E.2023/2938 K.2023/6092
  • Danıştay 3. Daire E.2023/2939 K.2023/6093

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.