KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3232 E., 2023/5476 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire 1- (Davacı) ...
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2023
- Esas No
- 2023/3232
- Karar No
- 2023/5476
- Temyiz edenler
- —
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
925 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
2- (DAVALI) ... Fonu (...) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacının hissedarı olduğu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun kayyım olarak atandığı ... Çorap Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... Çorap ve Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ait tüm mal, hak ve varlıklar bir araya getirilerek oluşturulan Akın Çorap Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün 11/11/2022 tarihli ilana istinaden yapılacak satışın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar İle Terör Suçları Bürosu'nun ... sayılı dosyasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak ve terörizmin finansmanı suçlamaları kapsamında başlatılan soruşturma kapsamında 668 sayılı KHK'nın 3/1. ve CMK'nın 128. maddeleri uyarınca davacının da aralarında bulunduğu şahısların malvarlığı değerlerine el konulduğu, ...
Sulh Ceza Hakimliği'nin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararı ile davacının da ortağı olduğu ... Çorap Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile ... Çorap ve Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne Fon'un kayyım olarak atanmasına karar verildiği, Fon'un kayyım olarak atandığı ... Çorap Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... Çorap ve Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti'ye ait tüm mal, hak ve varlıkların bir araya getirilerek Akın Çorap Ticari ve İktisadi Bütünlüğü adı altında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına dair ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararının alındığı, akabinde Fon Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan şirketlere ilişkin olarak ... ve ...
A.Ş. tarafından hazırlanan mali durum tespit raporunda yer alan tespit ve kanaatler dikkate alınarak 6758 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca şirketin mali durumunun sürdürülebilir olmadığı gerekçesiyle oluşturulan ticarî ve iktisadî bütünlüğün ihale ile satışına karar verildiği, 11/11/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan satış ilanına binaen yapılacak satış işleminin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı;
Davalı idarenin kayyım sıfatıyla yönettiği şirketlerin hak ve taraf ehliyetlerini koruduğu, anılan şirketlere ilişkin olarak kayyımın ticârî gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idarî işlem veya eylem nitelinde olmadığı,
kayyım sıfatıyla ticârî kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticârî faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil ticaret hukuku ilkelerine göre tesis edildiği ve davalı idarenin kayyımı olduğu şirketlere ilişkin olarak 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan kaynaklanan yetkilerini kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde kıyasen uygulayabilmesinin kayyımlık sıfatını ve uyuşmazlığın özel hukuka ilişkin olma niteliğini etkilemediği anlaşıldığından,
uyuşmazlığın esas itibarıyla Türk Medenî Kanunu'nda düzenlenen kayyımlık görevinin nasıl îfâ edileceğine dair ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle adlî yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, davanın idari yargının görev alanı içerisinde bulunduğu, Mali Durum Raporu'nun ancak bağımsız denetçi veya yeminli mali müşavirler tarafından tanzim edilebileceği, rapor dikkate alındığında, şirketin finans sıkıntısının çözülmesi hâlinde kârlı bir firma olduğu, mevzuat uyarınca en az 2 rapor alınması gerektiği, işbu davada ise sadece 1 rapor alındığı, şirketlerin zararda olmadığı, şirketlerin değerlerinin altında satılmak istendiği, tesis edilen işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunduğu, kayyım sıfatı ile Fon'un şirketlere atadığı yöneticilerin şirketleri satma yetkilerinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, işbu davada görevli Mahkemenin İstanbul İdare Mahkemeleri olduğu, Fon'un kayyım olduğu şirketlerle ilgili tesis ettiği işlemlere karşı Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davalarda yargı yolunun caiz olmadığından reddine karar verildiği, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, şirketin genel kurul yetkilerinin Fon'a devredildiği, bu hususta Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulmadığı, Bölge İdare Mahkemesince herhangi bir hukuki gerekçeye yer verilmediği, gerekçeli karar haklarının ihlâl edildiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Davalı idare tarafından, şirket hakkında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulması ve satış kararı alınmasının hukuka uygun olduğu, Fon'un kayyım olarak atandığı şirketler hakkında satış kararı alma yetkisinin bulunduğu, mali durum tespit raporunun mevzuata uygun olarak tanzim edildiği, satış yetkisinde Cumhurbaşkanlığı kararının aranmayacağı, satış bedelinin usulüne uygun belirlendiği, tüm satış süreçlerinin şeffaf bir şekilde yürütüldüğü savunulmuştur. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/3232, K. 2023/5476, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama