KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3324 E., 2023/6491 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2023
- Esas No
- 2023/3324
- Karar No
- 2023/6491
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Petrolcülük A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ilişkin yapılan denetimde, yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca 190.546,01-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin mevzuat gereği sadece kullanıcılara akaryakıt satışı yapmasına izin verildiği, ancak dağıtıcısından temin ettiği akaryakıtı bir başka akaryakıt bayisine sattığı, davacı şirketin davaya konu akaryakıtı son tüketiciye sunduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge sunamadığı, yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yapılması fiilinin usulüne uygun olarak yapılan soruşturmayla ortaya koyulduğu ve para cezası miktarının mevzuata uygun olarak hesaplandığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; bayilik lisansıyla faaliyet gösteren davacıya isnat edilen "lisans ile tanınan haklar dışında faaliyet göstererek yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı hareketine konu eylem gerçekleştirilmesi" fiilinin, 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının ihlâli anlamına geleceğinin kabulü ve davacıya 5015 sayılı Kanun'un 4. madde hükümlerini ihlâl ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesinin mümkün olmadığı,
Zira, anılan hükümlerin bu şekilde yorumlanması, ikincil düzenlemelerde yer alan herhangi bir yükümlülüğün ihlâli hâlinde, piyasada faaliyet gösteren lisans sahiplerinin 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl etmiş olacağı ve tümüne 19. maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesi gerekeceği anlamına geleceği bu durumun 19. maddenin düzenlenme biçimi ve amacıyla çelişeceği gibi kanunilik ilkesine de aykırılık oluşturacağı;
Kaldı ki, bayilik lisansı sahiplerince lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi halinde uygulanacak idarî para cezasının 5015 sayılı Kanun'un 19. maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin (4) numaralı alt bendinde ayrıca düzenlendiği;
Bu itibarla, sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle davacıya 19. maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolunda verilen istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı şirketin yasal düzenlemelere aykırı hareket ettiği hususunun açık olduğu, dava konusu işlemin normlar hiyerarşisine ve mevzuatın amacına uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/3324, K. 2023/6491, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama