KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3376 E., 2024/1077 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Mart 2024
- Esas No
- 2023/3376
- Karar No
- 2024/1077
- Temyiz eden (davacı)
- ... Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
738 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin, akaryakıt istasyonunda bulunan akaryakıt pompaları ve akaryakıt tanklarının 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca davalı idarenin geçici faaliyet durdurma yazısına istinaden ... tarih ve ... sayılı tutanak ile mühürlenmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket yetkilisinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/ç maddesinde belirtilen kaçakçılık suçunun işlediği ileri sürülerek, söz konusu akaryakıt istasyonunun mühürlenmesi gerektiğine ilişkin davalı idarenin E.... sayılı işlemi dayanak alınmak suretiyle davacı şirkete ait Ankara ili, Elmadağ ilçesi, ... Mahallesi, ...
No:... adresinde bulunan akaryakıt istasyonunun piyasa faaliyetinin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca mühürlenerek geçici olarak durdurulması yönünde tanzim edilmiş olan ... tarihli ve ... seri nolu mühürleme tutanağının, denetimin yapıldığı 06/05/2022 tarihinde istasyonda bulunan ve davacı şirketin sigortalı çalışanı olduğunu beyan eden F.Ö. ve İ.Ö.'ye bir nüshası verilmek suretiyle bildirildiği, davacı şirket tarafından mühürleme tutanağının şirket yetkilisine tebliğ edilmediği,
vergi ceza ihbarnamesi düzenlenmesi üzerine 18/09/2022 tarihinde mühürleme tutanağının öğrenildiği ileri sürülmüş ise de, davacı şirketin çalışanlarına bir nüshası verilen mühürleme tutanağı ile dava konusu işlemin niteliği bir arada değerlendirildiğinde akaryakıt istasyonunun mühürlenmesi durumundan haberdar olunmaması olgusunun hayatın olağan akışına aykırı bulunması nedeniyle davacının anılan iddiasına itibar edilmediği,
bu durumda, denetimin yapıldığı 06/05/2022 tarihinde istasyonda bulunan ve davacı şirketin sigortalı çalışanı olduğunu beyan eden F.Ö. ve İ.Ö.'ye mühürleme tutanağının bir nüshası verilmek suretiyle tebliğ edilen akaryakıt istasyonunun mühürlenmesine ilişkin işlemden davacının 06/05/2022 tarihinde haberdar olduğunun kabul edildiği, davacı tarafından 06/05/2022 tarihini takip eden günden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 17/10/2022 tarihinde açılan işbu davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi uyarınca süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, istasyon çalışanlarının denetim esnasında imzaladıkları evrakın rutin bir evrak olduğunu düşündükleri, açıklama yapılmaması nedeniyle durumun önemini anlamayarak işlemi yetkiliye bildirmedikleri, tüzel kişilere yapılacak tebligatların yetkili temsilciye yapılması gerektiği, şirket yetkilisinin bulunmaması hâlinde bu durumun ve bulunmama nedeninin tutanakta belirtilmesi gerektiği, yapılan tebliğin usulsüz olduğu, dolayısıyla tebliğ alacak kişinin belirttiği tarihin öğrenme tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davacı tarafından, temyiz dilekçesinde, tüzel kişilere yapılacak tebligatların yetkili temsilcisine yapılması gerektiği, şirket yetkilisinin bulunmaması hâlinde bu durumun ve bulunmama nedeninin tutanakta belirtilmesi gerektiği, aksi hâlde yapılan tebligatın usulsüz olacağı ileri sürülmüşse de, 06/05/2022 tarihinde denetim esnasında, denetimle görevli personelin öncelikle yetkili ve sorumlu müdürün olup olmadığını sorduğu, çalışanlarca sorumlu müdürün R.S. isimli kişi olduğu ancak il dışında olduğu için sorumlu olarak kendilerinin bulunduklarını beyan ettikleri, bu hususların çalışanlarca imzalanan tutanak ile kayıt altına alındığı anlaşıldığından, davacının anılan iddiasına itibar edilmemiştir.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/3376, K. 2024/1077, 1 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama