İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat MetniMÜDAHALE İSTEMİ HAKKINDA KARAR

Danıştay 13. Daire E.2023/37 K.2023/3159

... vekili Av. ... tarafından, Uludağ Milli Parkı sınırları içindeki 5 ayrı lokasyondaki kar motoru, kar kızağı, fotoğrafçılık, kır kahvesi işletmeciliği ile Fatintepe ve Kırkpınar telesiyej tesis ve işletilmesi işine yönelik pazarlık usûlüyle…

Esas2023/37Karar2023/3159Tarih20 Haziran 2023Okuma15 dk · 2.998 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/37 E., 2023/3159 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
20 Haziran 2023
Esas No
2023/37
Karar No
2023/3159
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.998 kelime·15 dk okuma·10 bölüm

... vekili Av. ... tarafından, Uludağ Milli Parkı sınırları içindeki 5 ayrı lokasyondaki kar motoru, kar kızağı, fotoğrafçılık, kır kahvesi işletmeciliği ile Fatintepe ve Kırkpınar telesiyej tesis ve işletilmesi işine yönelik pazarlık usûlüyle gerçekleştirilen ihalelerin ...

Ulaşım Toplu Taşıma İşletmeciliği Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (... ) üzerinde bırakılmasına karar verilerek bu şirketle sözleşme imzalanmasından sonra, ... 'ın işletmecilik faaliyetleri ile yatırımlarını, şirketle resmî illiyet bağı bulunan iş ortağı/ortakları ile gerçekleştirmesinde sakınca bulunmadığına dair Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Uludağ Milli Parkı'ndaki işletmecilik sözleşmelerinin ... ile ... Turizm Tekstil ve Ticaret Ltd.

Şti. (... Turizm) arasında imzalanan 27/09/2021 tarihli iş ortaklığı sözleşmesi kapsamında ... tarafından yürütülmesinin uygun görülmesine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle Tarım ve Orman Bakanlığı'na karşı açılan davanın görev yönünden (adlî yargı) reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davacı tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, ...

Turizm Tekstil ve Ticaret Ltd. Şti. vekili Av. ... tarafından verilen davalı idare yanında davaya müdahale istemini içeren dilekçe incelenerek gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, üçüncü kişilerin davaya katılması konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş; 6100 sayılı Kanun'un 66. maddesinde ise, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukukî yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, fer'î müdahil olarak davada yer alabileceği kurala bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, müdahale isteminde bulunan ... Turizm Tekstil ve Ticaret Ltd. Şti.'nin davaya müdahalede hukukî yararının bulunduğu anlaşıldığından, davalı idare yanında MÜDAHALE İSTEMİNİN KABULÜNE, 20/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

DANIŞTAY

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No:2023/37 Karar No:2023/3159

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Turizm Tekstil ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Uludağ Milli Parkı sınırları içindeki 5 ayrı lokasyondaki kar motoru, kar kızağı, fotoğrafçılık, kır kahvesi işletmeciliği ile Fatintepe ve Kırkpınar telesiyej tesis ve işletilmesi işine yönelik pazarlık usûlüyle gerçekleştirilen ihalelerin ...

Ulaşım Toplu Taşıma İşletmeciliği Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (... ) üzerinde bırakılmasına karar verilerek bu şirketle sözleşme imzalanmasından sonra, ...'ın işletmecilik faaliyetleri ile yatırımlarını, şirketle resmî illiyet bağı bulunan iş ortağı/ortakları ile gerçekleştirmesinde sakınca bulunmadığına dair Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Uludağ Milli Parkı'ndaki işletmecilik sözleşmelerinin ... ile ... Turizm Tekstil ve Ticaret Ltd.

Şti. (... Turizm) arasında imzalanan 27/09/2021 tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesi kapsamında ... tarafından yürütülmesinin uygun görülmesine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; Uludağ Milli Parkı sınırları içindeki 5 ayrı lokasyondaki kar motoru, kar kızağı, fotoğrafçılık, kır kahvesi işletmeciliği ile Fatintepe ve Kırkpınar telesiyej tesis ve işletilmesi işine yönelik pazarlık usûlüyle gerçekleştirilen ihalelerin ...'ın üzerinde bırakılmasına karar verildiği, anılan işlere ilişkin sözleşmelerin ise 29/04/2021, 01/07/2021 ve 27/09/2021 tarihlerinde imzalandığı;

Dava konusu uyuşmazlığın ihale sürecine ilişkin hususlardan değil, sözleşmenin uygulanmasından kaynaklandığı anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde adlî yargı mercilerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi gereğince kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, ihale dokümanlarında, ihale konusu iş kapsamında tesislerin ve sahanın tamamının, bağımsız bölümlerinin veya herhangi bir bölümünün başkasına devredilemeyeceği, ortak alınamayacağı ve başkasına işlettirilemeyeceği kuralına yer verildiği, ... ile ... Turizm arasında imzalanan iş ortaklığı sözleşmesi ile bu düzenlemenin bertaraf edilmek istendiği, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, ihaleler kapsamındaki işlerin ...

Turizm ile birlikte yerine getirilmesinin uygun görüldüğü, iş ortaklığı sözleşmesi ile tesislerin bütün işletim yetkisinin ... Turizm'e devredildiği, iş ortaklığının sermayesinin sadece %1'inin ...'a ait olduğu, malzeme ve ekipmanın tamamının ...

Turizm tarafından karşılanacağı, ...'nın şirketin tek temsilcisi ve yetkilisi olduğu, pazarlık usûlüyle yapılan ihale sonrası diğer firmaların ihaleye katılmasının engellenmesi nedeniyle kamunun zarara uğratıldığı, dava konusu işlemlerle ihale dokümanında değişiklik yapıldığı, uyuşmazlık konusu olayda, ihale sözleşmesinin uygulanması ile ilgili bir ihtilafın bulunmadığı, davalı idarece, ...'ın isteği üzerine kamu gücüne dayanılarak tek taraflı olarak dava konusu işlemlerin tesis edildiği, bu kapsamda dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idarî yargı mercilerine ait olduğu ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI

Davalı idare tarafından, davacının iddiaları mesnetsiz olduğundan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı idare yanında müdahil tarafından, İdare Mahkemesi kararı usûl ve hukuka uygun olduğundan davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ

Dosyanın incelenmesinden, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, Uludağ Milli Parkı'ndaki işletmecilik faaliyetlerine yönelik imzalanmış olan sözleşmeler kapsamında ... 'ın işletmecilik faaliyetlerine yönelik yatırımları ve işletmecilik faaliyetlerini, kendisi veya resmî illiyet bağı bulunan iş ortağı/iş ortakları aracılığıyla yapmasında sakınca bulunmadığı yönünde görüş bildirilmesi üzerine ... ile ...

Turizm arasında 27/09/2021 tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesi'nin imzalandığı; davalı idarenin ... tarih ve E.... sayılı işlemiyle, anılan İş Ortaklığı Sözleşmesi'nin, ... ile davalı idare arasında imzalanan sözleşmelerle çelişmemesi için İş Ortaklığı Sözleşmesi'nde değişiklik yapılması şartıyla, davalı idare ile ... arasında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına yönelik yatırımların ve işletmecilik faaliyetlerinin, ... ile ...

Turizm arasında imzalanan iş ortaklığı sözleşmesi kapsamında yerine getirilmesinin uygun bulunduğunun belirtilmesi üzerine, söz konusu işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, .. ile davalı idare arasından imzalanan sözleşmeler kapsamında Uludağ Milli Parkı'ndaki yatırımların ve işletmecilik faaliyetlerinin, ... ile resmî illiyet bağı bulunan iş ortağı/ortakları aracılığıyla yapılmasında sakınca olmadığı yönünde tesis edilen işlemlerden kaynaklandığından, davalı idarece verilen izne istinaden ... ile ... Turizm arasında imzalanan İş Ortaklığı Sözleşmesi uyarınca yürütülmesinin uygun bulunmasına yönelik dava konusu işlemlerin tek taraflı, üstün hak ve konumda olan davalı idare tarafından tesis edildiği, bu kapsamda, uyuşmazlığın çözümünde idarî yargı yerlerinin görevli olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın ivedi yargılama usûlü kapsamında yer aldığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında usûl hükümlerine uygunluk bulunmadığından davacının temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üyelerden ... 'ın, "Mahkemece, ivedi yargılama usûlüne tâbi olduğu değerlendirilerek verilen kararın temyiz edilmesi hâlinde, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin (g) bendi uyarınca temyiz isteminin incelenip incelenemeyeceğine ilişkin olarak öncelikle uyuşmazlığın ivedi yargılama usûlü kapsamında olup olmadığına bakılması ve bu konuda bir karar verilmesi gerektiği;

ivedi yargılama usûlüne tâbi olan işlemlerden doğan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın temyiz kanun yoluna başvurulabileceği, bunlar dışında kalan uyuşmazlıklarla ilgili olarak 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlara karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, ancak 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidî olarak sayılan uyuşmazlıklarla ilgili kararlara karşı istinaf kanun yolundan sonra temyiz kanun yoluna da başvurulabileceğinin açık olduğu;

bu kapsamda, Danıştay tarafından bir kararın istinaf incelemesinden geçmeden doğrudan temyizen incelenerek karar verilebilmesi için öncelikle ortada ivedi yargılama usûlü kapsamında bir uyuşmazlığın bulunması gerektiği; ivedi yargılama usûlü kapsamında yer almayan bir uyuşmazlığa ilişkin kararın istinaf aşaması (uyuşmazlığın Mahkemece ivedi yargılama usûlü kapsamında bir uyuşmazlık olarak değerlendirilmesi nedeniyle) atlanmak suretiyle temyiz incelemesinin yapılmasının, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda düzenlenen iki veya üç aşamalı yargılama sistemine aykırılık oluşturduğu.

Danıştay tarafından, Mahkemece doğrudan temyiz incelemesine tâbi olduğu değerlendirilen uyuşmazlığın ivedi yargılama usûlü kapsamında yer almadığına karar verilmesi hâlinde, Mahkemece yapılan değerlendirmeyle bağlı olunmaksızın, olması gerekenden hareketle istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği; dava konusu uyuşmazlığın, ivedi yargılama usûlüne tâbi olmadığı değerlendirildiğinden, temyiz isteminin görev yönünden reddine karar verilerek dosyanın ...

Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderilmek üzere kararı veren ... İdare Mahkemesi'ne iadesine karar verilmesi gerektiği" yolundaki usûle ilişkin ayrışık oyuyla gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

USÛL YÖNÜNDEN

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kapsam ve nitelik" başlıklı 1. maddesinin ilk fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanun'da gösterilen usûllere tâbidir." kuralına yer verilmiştir.

2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda söz konusu yargılama usûlünün uygulanacağı; (g) bendinde ise, verilen nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 (on beş) gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır.

2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; 8. fıkrasında ise, ivedi yargılama usûlüne tâbi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamayacağı kuralları yer almıştır.

6545 sayılı Kanun'un genel gerekçesinin idarî yargıda istinaf kanun yolunun getirilmesine ilişkin kısmında, "İdarî yargı ilk derece mahkemelerince verilen nihaî kararların bir kısmı bölge idare mahkemesince, kalan kısmı ise Danıştay tarafından denetlenmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde itiraz üzerine bölge idare mahkemelerinde kesinleşecek davalar sayılmış olup, bunlar dışındaki tüm davalar temyiz üzerine Danıştay tarafından incelenmektedir.

Bu uygulama sebebiyle idare ve vergi mahkemelerinin nihaî karara bağladığı dosya toplamının yaklaşık yüzde yetmişi Danıştay'da, yüzde otuzu ise bölge idare mahkemelerinde denetlenmektedir. Anılan iş yükü sebebiyle Danıştay'a gelen dosyaların kesinleşme süresi uzamaktadır.

Bu bağlamda, idarî yargıda istinaf kanun yolunun getirilmesi konusu öteden beri yargı paydaşları arasında tartışılmaktadır. (...) 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yapılan değişiklikle, istinaf mahkemelerince karara bağlanacak konulardan hangisinin temyiz yolu ile Danıştay'a gideceği belirlenmekte olup, bu maddede tahdidî olarak sayılan bu konular dışındaki davaların bölge idare mahkemelerinde istinaf incelemesi neticesinde kesinleşmesi öngörülmektedir.

Böylece Danıştay'ın temyizen karara bağladığı iş yükünün yaklaşık yüzde seksen oranında azaltılarak Danıştay'ın içtihat mahkemesi rolünün güçlendirilmesi amaçlanmaktadır." ifadelerine yer verilmiştir.

Anayasa'nın 142. maddesi uyarınca, Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişleri ve yargılama usûlleri kanunla düzenlenir. Kanun yolları da, yargılama usûlleri arasında yer alır. Yargı yerlerince yapılacak incelemeler sonunda verilecek kararlardan hangisinin kesin olduğunun belli edilmesi dahi, anılan madde hükmü ile Anayasa'daki temel ilkelere ve güvence kurallarına aykırı olmamak üzere yasa koyucunun takdirine bırakılmıştır (AYM kararı, E:1985/23, K:1986/2, Karar tarihi: 20/01/1986).

Anayasa'nın bütünlüğü ilkesi gereği mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usûllerinin kanunla düzenleneceğini belirten Anayasa'nın 142. maddesinin de kanunî hâkim güvencesinin değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Kanunî hâkim güvencesi, mahkemelerin kuruluş ve yetkileri ile izleyecekleri yargılama usûlünün kanunla düzenlenmesini ve dava konusu olay ortaya çıkmadan önce belirlenmesini gerektirir. Bu düzenleme Anayasa Mahkemesi kararlarında, kişinin hangi mahkemede yargılanacağını önceden ve kesin olarak bilmesini gerektiren doğal hâkim ilkesini koruyan bir hüküm olarak ele alınmaktadır (AYM kararı, Muhammed Deniz başvurusu, B. No: 2014/10728, Karar tarihi:18/07/2018).

Aktarılan kanunî düzenlemelere göre, 6545 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle birlikte 20/07/2016 tarihinden sonra ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı genel kanun yolunun istinaf olarak belirlendiği, yalnızca 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidî olarak sayılan uyuşmazlıklarla ilgili kararlara karşı istinaf kanun yolundan sonra temyiz kanun yoluna da başvurulabileceği, 2577 sayılı Kanun'da düzenlenen özel ve istisnaî bir yargılama usûlü olan ivedi yargılama usûlüne tâbi olan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ise ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın doğrudan temyiz kanun yoluna başvurulabileceği açıktır.

2577 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ilk fıkrası uyarınca idarî yargının görevine giren uyuşmazlıkların çözümünün bu Kanun'da gösterilen usûllere tâbi olduğu, anılan Kanun'un 20/A maddesinde yer verilen ivedi yargılama usûlünün ise öncelikle ve süratle sonuçlandırılması önem taşıyan bazı idarî dava türleri için öngörülen özel bir yargılama usûlü olduğu anlaşıldığından;

adlî yargının görevinde olduğu değerlendirilen uyuşmazlıklar bakımından, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümünde uygulanacak usûlü belirleyen 2577 sayılı İdari Yargılama Usûlü Kanunu'nda düzenlenen özel bir yargılama usûlü olan ivedi yargılama usûlü uygulanarak karar verilmesi mümkün değildir.

Ayrıca, istisnaî bir yargılama usûlü olan ivedi yargılama usûlünün bu şekilde geniş bir yorum yoluyla genel yargılama usûlü yerine uygulanması, Anayasal kurallar uyarınca Kanunla belirlenmesi zorunlu olan yargılama usûlüne ilişkin konulardan biri olan mahkeme kararlarına karşı başvurulacak kanun yolunu da etkileyecektir.

Dosyanın incelenmesinden, Tarım ve Orman Bakanlığı 2. Bölge Müdürlüğü'nün sorumluluk alanında kalan Uludağ Milli Parkı'ndaki muhtelif işletmecilik faaliyetlerine yönelik pazarlık usûlüyle gerçekleştirilen ihalelerin ... 'ın üzerinde bırakılmasına karar verildiği, anılan Bölge Müdürlüğü ile ... arasında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına yönelik yatırımların ve işletmecilik faaliyetlerinin ... ile resmî illiyet bağı bulunan iş ortağı/ortakları aracılığıyla yerine getirilmesinde sakınca bulunup bulunmadığı hususunda Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan görüş ve onay talebinde bulunulması üzerine,

davalı idarenin dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, söz konusu sözleşmeler kapsamındaki yatırım ve işletmecilik faaliyetlerinin ... 'ın kendisi veya resmî illiyet bağı bulunan iş ortağı/ortakları aracılığıyla yerine getirilmesinden idareye karşı tek sorumlunun sözleşmelerin tarafı olan ... olduğundan sözleşmelerin uygulanmasına yönelik yatırımların ve işletmecilik faaliyetlerinin yerine getirilmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığının belirtildiği; ... ile ...

Turizm arasında imzalanan 27/09/2021 tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesi ile resmî illiyet bağı kurulduğunun tespit edilmesi üzerine, davalı idarenin dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, İş Ortaklığı Sözleşmesi'nin konusunun Bölge Müdürlüğü ile ... arasında Uludağ Milli Parkı'ndaki işletmecilik sözleşmeleri ile sınırlı olması nedeniyle İş Ortaklığı Sözleşmesi'nin Bölge Müdürlüğü ile ... arasında imzalanan Uludağ Milli Parkı'ndaki işletmecilik sözleşmeleri ile çelişmemesi için İş Ortaklığı Sözleşmesi'nin 3. maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle Bölge Müdürlüğü ile ... arasında Uludağ Milli Parkı'ndaki işletmecilik sözleşmelerinin ...

ile ... Turizm arasında imzalanan İş Ortaklığı Sözleşmesi kapsamında ... tarafından yürütülmesinin uygun bulunduğunun belirtilmesi üzerine dava konusu işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı.

İdare Mahkemesi'nce, sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan davada adlî yargı mercilerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılarak davanın görev yönünden reddine karar verilmekle birlikte, ivedi yargılama usûlü uygulanmak suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca 15 (on beş) gün içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, çözümü adlî yargının görevinde olan, 2577 sayılı Kanun ve bu Kanun'da düzenlenen usûllerin uygulanmasına ve öncelikle sonuçlandırılması özel önem taşıyan uyuşmazlık olarak nitelendirilmesine imkân bulunmayan ve ivedi yargılama usûlü kapsamında yer almayan davada, genel yargılama usûlü yerine ivedi yargılama usûlü uygulanarak karar verilmesinde usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Fazladan yatırılan ...-TL harcın istemi hâlinde davalı yanında müdahile iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 20/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kapsam ve nitelik" başlıklı 1. maddesinin ilk fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanun'da gösterilen usûllere tâbîdir." kuralına yer verilmiştir.

2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda söz konusu yargılama usûlünün uygulanacağı; (g) bendinde ise, verilen nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 (on beş) gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 2. fıkrasının (d) bendinde, "Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş gün uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır." kuralları yer almıştır.

2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz gün) içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; 8. fıkrasında ise, ivedi yargılama usûlüne tâbî olan davalarda istinaf yoluna başvurulamayacağı kurala bağlanmıştır.

2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usûlünün uygulanacağı kurala bağlandığından, ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklardan ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ile, ihale sürecinde sözleşme öncesi işlemlerin ihale işlemi, dolayısıyla idarî işlem olmaları nedeniyle idarî yargının görev alanına girdiği kabul edilmiş ve bu yöndeki kararlar istikrar kazanmış bulunmaktadır.

Öte yandan, ihale işlemlerine ilişkin idarî usûlü düzenleyen temel kanunlardan olan 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 4. maddesinde, ihalenin, "Bu Kanun'da yazılı usûl ve şartlarla işin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve yetkili mercilerin onayı ile tamamlanan sözleşmeden önceki işlemleri".

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde ise, "Bu Kanun'da yazılı usûl ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemleri" ifade ettiği belirtilmiş olup, bu kanunî tanımlamalar ve istikrar kazanan içtihatlar dikkate alınarak ihale ilânı ile başlayıp sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan süreçte idarece tesis edilen işlemlerin ivedi yargılama usulüne tâbî ihale işlemleri olduğunun kabulü gerekir.

6545 sayılı Kanun'un 18. maddesinin gerekçesinde, "İdarî yargıda davaların tümü aynı usûl takip edilmek suretiyle sonuçlandırılmaktadır. Ancak idarî davaların bazıları, niteliği itibarıyla diğerlerinden farklıdır. Bu tür davaların geciktirilmeksizin karara bağlanması gerekmektedir.

Bu bakımdan, gecikerek karar verilmesinde hem idare hem de davacılar bakımından katlanılması zor ya da imkânsız sonuçlar doğuracak sınırlı sayıdaki dava türünün, diğerlerine göre daha ivedi bir şekilde sonuçlandırılması gerekmektedir. Yargısal sürecin, süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan ihale, özelleştirme, acele kamulaştırma uyuşmazlıklarından kaynaklanan bazı davaların ivedilikle sonuçlandırılmaması hâlinde, hukukî belirsizlik doğmasına neden olunmaktadır.

Madde ile Avrupa örneklerinde olduğu gibi idarî yargılamaya ivedi yargılama usûlü kurumu kazandırılmaktadır." açıklamalarına yer verilmiştir.

Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, sınırlı sayıdaki dava türü ivedi yargılama usûlüne tâbidir. Nitekim gerekçede ihaleyle bağlantılı tüm işlemlerin değil, yargısal sürecin süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan ihale uyuşmazlıklarının bu yargılama usûlüne tâbi kılındığı vurgulanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, Uludağ Milli Parkı'ndaki işletmecilik faaliyetlerine yönelik imzalanmış olan sözleşmeler kapsamında ...'ın işletmecilik faaliyetlerine yönelik yatırımları ve işletmecilik faaliyetlerini, kendisi veya resmî illiyet bağı bulunan iş ortağı/iş ortakları aracılığıyla yapmasında sakınca bulunmadığı yönünde görüş bildirilmesi üzerine ... ile ...

Turizm arasında 27/09/2021 tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesi'nin imzalandığı; davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, anılan İş Ortaklığı Sözleşmesi'nin, ... ile davalı idare arasında imzalanan sözleşmelerle çelişmemesi için İş Ortaklığı Sözleşmesi'nde değişiklik yapılması şartıyla, davalı idare ile ... arasında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına yönelik yatırımların ve işletmecilik faaliyetlerinin, ... ile ...

Turizm arasında imzalanan İş Ortaklığı Sözleşmesi kapsamında yerine getirilmesinin uygun bulunduğunun belirtilmesi üzerine, söz konusu işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, ... ile davalı idare arasından imzalanan sözleşmeler kapsamında Uludağ Milli Parkı'ndaki yatırımların ve işletmecilik faaliyetlerinin, ... ile resmî illiyet bağı bulunan iş ortağı/ortakları aracılığıyla yapılmasında sakınca olmadığı yönünde tesis edilen işlemlerden kaynaklandığından, davalı idarece verilen izne istinaden ... ile ... Turizm arasında imzalanan İş Ortaklığı Sözleşmesi uyarınca yürütülmesinin uygun bulunmasına yönelik dava konusu işlemlerin tek taraflı, üstün hak ve konumda olan davalı idare tarafından tesis edildiği, bu kapsamda, uyuşmazlığın çözümünde idarî yargı yerlerinin görevli olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın ivedi yargılama usûlü kapsamında yer aldığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında usûl hükümlerine uygunluk bulunmadığından, temyize konu Mahkeme kararının belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği oyu ile gerekçe yönünden karara katılmıyoruz.

Danıştay 13. Daire, E. 2023/37, K. 2023/3159, 20 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Danıştay
  4. Onüçüncü Daire
  5. Yargılama Süreci
  6. Temyiz Edenin İddiaları
  7. Karşı Tarafların Savunmaları
  8. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'in Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Usûl Yönünden
  12. (X) Gerekçede Karşı Oy
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2023/37
Karar No
2023/3159
Tarih
20 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2023/37 K.2023/3210
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/39 K.2023/1491
  • Danıştay 13. Daire E.2023/41 K.2023/2931
  • Danıştay 5. Daire E.2023/49 K.2023/8561
  • Danıştay 5. Daire E.2023/52 K.2023/8581
  • Danıştay 5. Daire E.2023/55 K.2023/8582

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.