KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1047 E., 2024/2137 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
- Esas No
- 2024/1047
- Karar No
- 2024/2137
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... İl Özel İdaresi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
692 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... İl Özel İdaresi Encümeni tarafından 30/11/2023 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usûlüyle gerçekleştirilen Düzce ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan 452,70 m² yüz ölçümlü taşınmazın satışına ilişkin ihalenin itâ âmiri tarafından iptaline yönelik işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda.
2886 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile itâ âmirlerine 15 gün içinde ihaleyi onaylama ya da onaylamayarak iptal etme konusunda tanınan yetkinin, ihale işlemlerinin sadece mevzuata uygunluğunu denetlemeye yönelik olmayıp aynı zamanda ihale konusu işin özelliklerini, benzer işlere ilişkin diğer ihalelerin sonuçlarını ve ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olup olmadığını en iyi bilebilecek durumda bulunması nedeniyle itâ âmirinin yerindelik denetimi yaparak Hazine menfaatini koruması amacıyla düzenlendiği,
bu itibarla, 2886 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile itâ âmirine ihale komisyonu kararlarını onaylama zorunluluğu getirilmemesi nedeniyle anılan madde ile itâ âmirine tanınan yetkinin ihaleyi onaylamama yönünde kullanılması hâlinde, bu yetkinin kamu yararına kullanıldığının ispatı bakımından, itâ âmirince hukuken kesin delil niteliği taşıyan belgelere dayanılması gibi bir zorunluluk bulunmadığı,
bir kamu malının satışından mümkün olduğunca yüksek gelir elde edilmesi kamunun yararına olacağından, muhammen bedelin aşılmış olduğu durumlarda dahi, söz konusu taşınmazın daha yüksek bir fiyata satılabileceğinin itâ âmirince anlaşılması ve kamu yararı dışında subjektif nedenlerle hareket edildiğinin davacı tarafından ortaya konulamaması hâlinde, takdir yetkisinin ihalenin iptal edilmesi yolunda kullanılmasının hukuka aykırı sayılamayacağı;
Her ne kadar ihaleye iki isteklinin katıldığı görülse de taşınmazın, muhammen bedelinin çok az üstünde bir fiyatla davacının üzerinde bırakıldığı, aynı ihale ilanıyla birçok taşınmazın ihaleye çıkartıldığı ve ita amirince onaylanan ihalelerin tümünde birden fazla katılımla ve birden fazla pey sürülerek muhammen bedelin çok üzerinde ihalelerin gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davaya konu taşınmaz yönünden rekabet ortamının ve sağlıklı fiyat yarışmasının sağlanamadığı;
öte yandan, itâ amiri tarafından takdir yetkisinin keyfi şekilde ve hukuka aykırı olarak kullanıldığına ve kamu yararı dışında subjektif nedenlerle hareket edildiğine ilişkin de dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacı tarafından da somut bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, bu itibarla, itâ âmiri tarafından ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması ilkesi ile kamu yararı gözetilerek 2886 sayılı Kanun'nun kendisine tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde ihalenin iptal edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, itâ âmirinin ihaleyi iptal etme gerekçesi ile tarafına bildirilen iptal gerekçesinin farklı olduğu, ihaleye iki istekli katıldığı, 4 tur artırım yapıldığı, teklifinin muhammen bedelin üzerinde olduğu, dolayısıyla rekabet ortamının oluşmadığından bahsedilemeyeceği, ihaleye konu her parselin konumu, geometrik düzeni ve özellikleri birbirinden farklı olduğundan işbu ihalenin m² fiyatının 3.000,00-TL'nin altında olduğundan bahisle iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğu, söz konusu miktarın neye göre belirlendiğinin belli olmadığı, soyut ve gerekçesiz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2024/1047, K. 2024/2137, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama