İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2024/1356 K.2024/2660

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 06/09/2019-31/03/2020 döneminde ... Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi (... Girişim) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerle VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 6. maddesinin 1.…

Esas2024/1356Karar2024/2660Tarih10 Haziran 2024Okuma7 dk · 1.333 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1356 E., 2024/2660 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
10 Haziran 2024
Esas No
2024/1356
Karar No
2024/2660
Temyiz eden (davacı)
... Makine İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Kurulu
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.333 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 06/09/2019-31/03/2020 döneminde ... Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi (... Girişim) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerle VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 6. maddesinin 1. fıkrasında tanımlanan eylemleri gerçekleştirdiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 104. maddesi uyarınca 46.958,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin Ö.T.'nin eşi Ş.Ş.B.T. tarafından yönetildiği, ortak IP kullanımı, pay virmanı, vekalet ilişkisi ve akrabalık ilişkisi içerisinde Ö.T. ile birlikte hareket ederek ... Girişim piyasasında işlemler gerçekleştirdiği, Ö.T.'nin ...

Girişim paylarının satışına ilişkin olarak satışların alıcı tarafı hakkındaki 12/11/2019 tarihli paylaşımı öncesinde 08/11/2019 tarihinde, davacı şirketin 1.007 adet ... Girişim pay alımı gerçekleştirdiği, davacı şirketin, internet hesapları üzerinden ... Girişim ile ilgili olumlu yorum ve paylaşımlar yapmadan önce pay alım işlemi gerçekleştirerek stok yapan, sonrasında ise olumlu, yönlendirici ve yanıltıcı paylaşımlar yaparak yatırım tavsiyesinde bulunduktan sonra ...

Girişim paylarını satan, paylaşımlarında tavsiye ettiği hususların tam tersi yönünde işlemler gerçekleştiren, internet hesapları üzerinden ...

Girişim ile ilgili doğru olmayan ve olumlu algı yaratmaya yönelik paylaşımlara pay piyasasında işlem yaptığı süreçte devam eden Ö.T. ile birlikte hareket ederek menfaat temin ettiği anlaşıldığından, davacıya alt sınırdan 46.958,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, yeterli inceleme yapılmaksızın karar verildiği, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlâl edildiği, işlemlerinin Ö.T.’nin paylaşımlarıyla ilgili olmadığı, kendi kararlarıyla gerçekleştirdiği, sosyal medya hesaplarının bulunmadığı, işlemlerini herhangi bir yönlendirme olmaksızın gerçekleştirdiği, satışı yapılan payların toplam miktarının piyasa bozucu nitelikte olmadığı, idarî işlemin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bir an için piyasa bozucu eylemde bulunduğu kabul edilse bile alt sınırdan idarî para cezası uygulanması gerektiği, cezanın fahiş olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Âdil Yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinde, herkesin, gerek medenî hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizâlar, gerek cezaî alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının mâkûl bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiş olup, âdil yargılanma hakkının düzenlendiği bu maddede, kanun ile kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davanın görülmesi, davanın mâkûl bir süre içinde sonuçlandırılması,

hakkaniyete uygun yargılama ve alenî yargılama ilkelerine açıkça yer verildiği görülmektedir. Hakkaniyete uygun yargılama ilkesi, silahların eşitliği, çekişmeli dava, gerekçeli karar hakkı unsurlarının bir arada mevcut olmasını gerektirmektedir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde, gerekçeli karar hakkı denetiminin, gerekçenin hukukî olup olmadığı, yeterli ve mâkûl olup olmadığı, gerekçenin öğrenilip öğrenilmediği, tarafların iddialarının karşılanıp karşılanmadığı, gerekçenin mâkûl sürede yazılıp yazılmadığı ilkeleri açısından yapıldığı görülmektedir. Bu bağlamda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre, bir uyuşmazlık ayrıntılı ve yeterli gerekçeye yer verilmeden karara bağlanıyorsa âdil ve hakkaniyete uygun yargılama açısından ihlâl gerçekleşebilmektedir. (Dr. Zühal Aysun Sunay, "Gerekçeli Karar Hakkı ve Temel İlkeleri", Danıştay Dergisi, 2016, sayı 143, s.24-26)

Anayasa Mahkemesi'nin 13/06/2013 tarih ve Başvuru No: 2013/1235 sayılı kararında ilke olarak mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının, âdil yargılanma hakkının bir gereği olduğu; mahkemelerin dava konusu maddî olay ve olguların kanıtlanmasını, delillerin değerlendirilmesini, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanmasını, uyuşmazlıkla ilgili vardığı sonucu, bu sonuca varılmasında kullandığı takdir yetkisinin sebeplerini mâkûl bir şekilde gerekçelendirmek zorunda olduğu;

bu gerekçelerin oluşturulmasında açıkça bir keyfilik görüntüsünün olmaması ve mâkûl bir biçimde gerekçe gösterilmesi hâlinde âdil yargılanma hakkının ihlâlinden söz edilemeyeceği; mâkûl gerekçenin, davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukukî düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerektiği;

zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri için ortada usûlüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunmasının zorunlu olduğu; bununla birlikte, derece mahkemelerinin, taraflarca ileri sürülen tüm iddialara cevap verme zorunluluğunun bulunmadığı, hükme esas teşkil eden gerekçelerin nelerden ibaret olduğunu ortaya koymasının yeterli olduğu belirtilmiştir.

Davacı tarafından ileri sürülen, "şirketin yanlış veya yanıltıcı beyanın olmadığı, Şirketin sosyal medya hesaplarının bulunmadığı, Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlâl edilebilmesi için pay piyasasında işlem yapılmasının yanı sıra yanlış veya yanıltıcı söylemde bulunulması gerektiği" yönündeki iddiasının İdare Mahkemesi ve temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında yeterince karşılanmadığı anlaşılmaktadır.

Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bir fiilin piyasa bozucu eylem olabilmesi için, kişinin sermaye piyasası araçlarının değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek şekilde yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi ya da söylenti çıkarılması ve söz konusu eylemler gerçekleştirilmesinden önce veya sonra ilgili sermaye piyasası aracında işlem yapılması işlem yapılması gerekmektedir. Bu nedenle, kural olarak faile piyasa bozucu eylemde bulunduğundan bahisle idari para cezası verilebilmesi için "yanlış ve yanıltıcı bilgi verilmesi" ile "sermaye piyasası aracında işlem yapılması" unsurlarının bir arada bulunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Kabahatler, tek faillik sistemi uyarınca mevzuatta bir kişinin fiili işlemesi esasına dayanılarak düzenlenmektedir. Tek fail tarafından gerçekleştirilmek üzere düzenlenen bir kabahatin birden çok kişinin katılımıyla gerçekleştirilmesi mevzuattaki tipikliğe ilişkin düzenleme dikkate alınarak ceza verilememektedir. İşte bu noktada, yaptırımın uygulanabilirliğini genişletmek için kanun koyucu tarafından iştirak düzenlemesine yer verilmiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun aksi 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 14. maddesinde, teklik prensibi kabul edilerek, kabahatin işlenmesine katkı sağlayan kişi katkısının niteliğine (fail-şerik) bakılmaksızın fiilden sorumlu olması düzenlenmiştir. Bununla birlikte, katkının niteliğinin idari para cezasının belirlenmesi konusunda göz önüne alınması gerekmektedir.

Kanun koyucunun, teklik sistemini kabul etmesindeki amacın, şerik ile faillik arasındaki ayrımın uygulamada yapılmasının zor olması ve idare tarafından bu hususun karara bağlama yükümlülüğünün ortadan kaldırılması olarak gösterilmektedir. (Berrin Akbulut, Kabahatler Hukuku, 1. Baskı, Ankara, Adalet Yayınevi, 2022, s. 432 vd.)

Bu itibarla, davacı şirketin yönetici ve hâkim ortağının eşi olan dava dışı Ö.T. tarafından sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımlarda ... Girişim pay piyasasında çok güçlü bir alıcının bulunduğu yönünde yanıltıcı izlenim uyandırıldığı ve Ö.T. ile davacı şirketin yöneticisinin aynı IP adresi kullanılarak pay piyasasında işlemler gerçekleştirdiği, davacı şirketin 5326 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca sorumlu olduğu anlaşıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeler eklenerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi hâlinde kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 10/06/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2024/1356, K. 2024/2660, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/1356
Karar No
2024/2660
Tarih
10 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2024/1357 K.2024/2668
  • Danıştay 12. Daire E.2024/1360 K.2024/2941
  • Danıştay 12. Daire E.2024/1361 K.2024/3130
  • Danıştay 6. Daire E.2024/1363 K.2024/4275
  • Danıştay 12. Daire E.2024/1373 K.2024/3125
  • Danıştay 3. Daire E.2024/1377 K.2024/3977

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.