KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/32 E., 2024/816 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Esas No
- 2024/32
- Karar No
- 2024/816
- Temyiz eden (davacı)
- ...Şehiriçi Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
.... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi UKOME kararları doğrultusunda, şehir merkezindeki 4 hatta çalışan 300 adet Ticari "M" plakanın 100 adet artırılarak 400 adete çıkarılmasına, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında ihaleyi yapmak ve sonuçlandırmak üzere Belediye Encümeni'ne yetki verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Belediye Meclis kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; artan nüfus karşısında vatandaşların ulaşım ihtiyacının karşılanması amacıyla, Diyarbakır merkez ilçelerinde 4 hatta çalışan 300 adet minibüs sayısının 100 adet arttırılması yönünde karar alınması üzerine, bu hatta çalışan kooperatiflere 100 adet Ticari "M" plaka artırımı yapılarak 400 adete çıkarılmasına, diğer yandan 5393 sayılı Kanun hükümleri dikkate alındığında, belediye meclisinin esasen belediyenin karar alma organı olduğu, belediye encümeninin de alınan bu kararları yerine getiren icra organı olduğu,
Belediye Meclisince ihale işlemlerinin encümen tarafından yürütülmesine karar verilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı, kaldı ki, söz konusu ihalede encümenin aynı zamanda ihale komisyonu olarak görev yapacağının 2886 sayılı Kanun'da açıkça düzenlendiği hususları dikkate alındığında, dava konusu Belediye Meclisi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ... tarih ve ... sayılı Meclis kararının .... İdare Mahkemesi'nin K.... sayılı kararı ile iptal edildiği, davalı idare tarafından Mahkeme kararı yerine getirilmeden aynı kararın yeniden alındığı, 100 adet plaka hâlihazırda mevcut bulunan 4 kooperatife verilecekse diğer kooperatiflerin ihaleye katılmasının bir öneminin bulunmadığı, 2886 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan rekabet ilkesine aykırı hareket edildiği, meclis kararında kira süresinin belirtilmediği fakat ihale şartnamesinde 29 yıl olarak belirlendiği, kira süresinin 10 yıldan fazla olamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
USUL YÖNÜNDEN
Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri de Anayasa’nın 141. maddesinde düzenlenen "yargılamanın açık ve duruşmalı" yapılması ilkesidir. Yargılamanın açıklığı ilkesinin amacı, yargısal mekanizmanın işleyişini kamu denetimine açarak yargılama faaliyetinin saydamlığını güvence altına almak ve yargılamada keyfiliği önlemektir. Bu yönüyle, hukuk devletini gerçekleştirmenin en önemli araçlarından biridir.
Adil yargılanma hakkının düzenlendiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. maddesindeki "aleni yargılamanın" varlığı, zorunlu olarak "sözlü yargılama" hakkını da içerir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davalarında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılacağı; üçüncü fıkrasında, duruşma talebinin, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabileceği kurala bağlanmıştır. Anılan maddeye göre, taraflardan birinin isteği üzerine, duruşma yapıldıktan sonra uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı vekili tarafından verilen ve 04/09/2023 tarihinde Mahkeme kaydına giren dava dilekçesinde duruşma yapılması isteminde bulunulduğu hâlde, Mahkemece duruşma yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Mahkemece davacının duruşma istemi göz önünde bulundurulmadan karar verilmesi, hem Anayasa'nın 36. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkına, hem de 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin açık ve emredici kuralına aykırı olduğundan, duruşma talebine rağmen duruşma yapılmaksızın verilen temyize konu Mahkeme kararında usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Danıştay 13. Daire, E. 2024/32, K. 2024/816, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama