KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/347 E., 2024/891 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire 2- (Davacı) ...
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- Esas No
- 2024/347
- Karar No
- 2024/891
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) ... Fonu
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının %28 oranında hissedarı olduğu ve Fon'un kayyım olarak atandığı ... Hizmetleri A.Ş.'ye ait mal, hak ve varlıklardan oluşturulan ... Hizmetleri Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün 14/12/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihale ile satışına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının hissedarı olduğu ... Hizmetleri A.Ş.'ye kayyım atandığı, görevlendirilen kayyımların yetkilerinin ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... tarih ve ...
D.İş sayılı kararıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiği, sonrasında ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararıyla 6758 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında şirket hisselerinin tamamının satışı konusunda şirket yönetim kuruluna izin verildiği, akabinde Resmî Gazete'de yayınlanan satış ilanına istinaden 14/12/2022 tarihinde yapılacak olan ihale ile satışına ilişkin işlemin tesis edildiği, bu işlemin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı; ...
Hizmetleri Anonim Şirketi'nin OHAL KHK'sı kapsamında kapatılan şirketlerden olmadığı ve şirketin özel hukuk tüzel kişisi olarak hukuki varlığını devam ettirdiği, satış kararının Fon tarafından kayyım sıfatıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında şirket faaliyetinin mevcut koşullar altında sürdürülebilir nitelikte olmadığı gerekçesiyle şirket adına alındığı ve işlemin tesisinde kamu gücü kullanımından ziyade özel hukuk usul ve esaslarının tesirli olduğu dikkate alındığında, işbu davanın görüm ve çözümünün adli yargı mercilerinin görevine girdiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, işbu davada İstanbul İdare Mahkemelerinin görevli olduğu, Kurum'un kayyım olarak atandığı şirketlerle ilgili tesis edilen işlemlere karşı Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davalarda görev ret kararları verildiği, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararında herhangi bir gerekçeye yer verilmediği ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, hukuka aykırı olarak verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Davalı idare tarafından, Kurum'un kayyım olarak atandığı şirketler hakkında satış kararı alma yetkisinin bulunduğu, satış kararında Cumhurbaşkanlığı kararının aranmadığı, ihale sürecinin şeffaf yürütüldüğü, satış bedelinin mevzuata uygun olarak belirlendiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2024/347, K. 2024/891, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama