KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/400 E., 2024/2908 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
- Esas No
- 2024/400
- Karar No
- 2024/2908
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... İnşaat Taşımacılık Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
834 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde belirtilen kaçakçılık suçunun işlendiğinin tespit edildiğinden bahisle davacıya ait akaryakıt istasyonunun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca mühürlenerek piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (Kurum) Denetim Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ...... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; bayilik lisansı sahibi davacı şirketin ilgili hesap dönemi işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen Vergi Suçu Raporu'nda; davacı şirketin sahte belge kullandığının tespit edildiği ve şirket yetkilisi hakkında 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesinde yazılı suçları işlediğinden bahisle ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu anlaşıldığından, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi...
İdari Dava Dairesi'nce; dava konusu işlemin dayanağı olan 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde yer alan “... ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur...” bölümünün Anayasa’nın 2., 13., 35., 48. ve 49. maddelerine aykırılığı gerekçesiyle itiraz yolu ile iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmesi üzerine.
Anayasa Mahkemesi'nin 14/11/2023 tarih ve 32369 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği, Kanun koyucu tarafından söz konusu iptal gerekçeleri dikkate alınarak 27/12/2023 tarihinde kabul edilen ve 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7491 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 48. maddesiyle anılan maddenin yeniden düzenlendiği,
5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 2. fıkrasının (g) bendinde yapılan yeni düzenlemede, Kanun’da tedbir işleminin değişen şartlara göre soruşturma ve kovuşturma aşamasında gözden geçirilmesine imkan tanınmasına yönelik olarak davalı Kuruma, geçici durdurma (mühürleme) işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağının bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilmesine yönelik yükümlülük getirildiği,
Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen yasal düzenlemeden farklı olarak mahkûmiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşme beklenilmeksizin geçici durdurma işleminin Kurum tarafından kaldırılacağına dair değişiklik yapıldığı;
Somut uyuşmazlıkta, davacı şirket hakkında hazırlanan Vergi Suçu Raporu üzerine başlatılan adli süreç sonrasında, davacı şirket yetkilisi S.B. hakkında Vergi Usul Kanunu'na Muhalefet suçlamasıyla açılan ceza yargılamasında ... Asliye Ceza Mahkemesi'nce... tarih ve E:....
K:... sayılı beraat kararı verildiği, anılan kararın henüz kesinleşmediği, ancak davacının durumunun Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrası getirilen yeni düzenleme doğrultusunda iptal gerekçesi kapsamında kaldığı ve mühürleme işleminin (Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere) davacıya yüklediği aşırı külfet ve yol açtığı mağduriyet gözetilerek Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının bakılan davada derhal uygulanmasının hakkaniyet ilkesi gereği olduğu, 5015 sayılı Kanunun 20/2-g maddesinin davacının hukuki durumu yönünden dayanaksız kaldığı anlaşıldığından,
dava konusu mühürleme işleminde hukuka uygunluk, İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Suçu Raporu'nda davacının muhteviyatı itibarıyla sahte fatura kullandığının tespit edildiği, Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasının ardından durumun taraflarına bildirildiği, dava konusu işlemin mevzuattan doğan yükümlülüğü yerine getirmek üzere bağlı yetki çerçevesinde tesis edildiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararının dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2024/400, K. 2024/2908, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama